Göğüs Kafesi Ağrısının 6 Olası Nedeni

Göğüs kafesi ağrısı, kırık kaburgadan akciğer kanserine kadar değişen faktörlerin neden olabileceği yaygın bir şikayet türüdür. Göğüs kafesiyle ilişkili ağrı ani, keskin veya donuk olmaktadır. Birçok göğüs kafesi ağrısı vakası, ciddi durumlarla bağlantılı değildir ve kendi başlarına veya minimal tedavi ile çözülebilmektedir. Bazıları ise acil müdahale gerektiren tıbbi durumlardır. Göğüs kafesi ağrısının birçok olası nedeni vardır. Doktor, altta yatan nedeni fiziksel muayene ve görüntüleme taramaları ile teşhis etmektedir. Göğüs kafesi ağrısının yaygın nedenleri aşağıdaki gibidir:

1) Yaralanma

Göğüste düşmelerden, trafik kazalarından ve sporla ilgili temastan kaynaklanan yaralanma oluştuğunda göğüs kafesi ağrısı yaşanabilir ve bu en yaygın göğüs kafesi ağrısı nedenidir. Farklı yaralanma tipleri vardır ve bu yaralanma tipleri aşağıdaki gibidir:
• Kaburga kırığı
• Kaburga çürüğü
• Kaburga çatlağı
• Kas çekilmesi
Yaralanmadan sonra başlayan göğüs kafesi ağrısına tipik olarak kemik kırılmalarını ve çatlamalarını tespit etmek için röntgenle tanı konmaktadır. MR ve diğer taramalar yumuşak doku hasarını tespit etmeye yardımcı olmaktadır.

2) Kostokondrit

Kostokondrit veya Tietze sendromu, göğüs kafesi ağrısının diğer bir yaygın nedenidir. Bu durum, kıkırdakların göğüs kafesinde iltihaplanması ile karakterize edilmektedir. Genellikle kostosternal eklem denilen bir alan olan üst kaburgaları sternuma birleştiren kıkırdakta görülmektedir. Kostokondrit nedeniyle göğüs kafesi ağrısı hafif ila ağır şiddetli olarak değişmektedir. Belirtiler göğüs bölgesine dokunurken hassasiyet ve ağrıyı içermektedir. Ağır vakalarda uzuvlara yayılan veya günlük yaşama müdahale eden ağrılara neden olmaktadır. Bazı kostokondrit vakaları tedavi olmadan düzelirken, bazıları tıbbi müdahale gerektirmektedir.

3) Plörezi

Plörezi, ayrıca plörit olarak da bilinmektedir, akciğerlerin ve göğsün astarlarını etkileyen enflamatuar bir durumdur. Plevra, göğüs duvarı ve akciğerleri kaplayan ince dokulardır. Kişi sağlıklı olduğu durumlarda, birbirlerine yumuşak bir şekilde kayarlar. Bununla birlikte, iltihaplanma onları ovuşturur ve bu da önemli ağrıya neden olmaktadır. Antibiyotiklerin ortaya çıkışından bu yana, plörezi eskisinden daha az görülmektedir. Oluştuğunda bile, genellikle kendi kendine çözülen hafif bir durumdur. Plörezi genellikle birkaç günden 2 haftaya kadar sürmektedir. Bronşit gibi akciğerlerin diğer enflamatuar koşulları da göğüs kafesi çevresinde ağrıya neden olmaktadır.

4) Kanser

Akciğer kanseri, ikinci en yaygın kanser türüdür. Akciğer kanserinin belirtilerinden biri göğüs kafesi ağrısı, derin nefes alma da zorluk, öksürme veya gülme üzerine kötüleşen göğüs ağrısıdır. Dikkat edilmesi gereken diğer belirtiler arasında öksürürken kan gelmesi, balgamlı öksürme, nefes darlığı ve hırıltı yer almaktadır. Akciğer kanseri için görünüm incelendiğinde, diğer kanser türlerinden daha zayıf ve hem erkek hem de kadınlar arasında kanser ölümünün önde gelen nedenidir. Kanserli kişiler erken hastalığın erken evresinde erken müdahale edilerek daha iyi tedavi edilebilirler. Metastatik akciğer kanseri veya bir alanda başlayan ve akciğerlere yayılan kanser, yaşamı tehdit edici bir durumdur. Ayrıca göğüs kafesinde veya göğüste ağrıya neden olmaktadır.

5) Fibromiyalji

Bu, vücutta ağrıya neden olan kronik bir durumdur. Fibromiyalji Amerikan Romatoloji Koleji tarafından yüzde 90’ı kadın olan kişilerin yer aldığı istatistik değerlendirme de yüzde 2 ila 4’ünü etkilediğini tahmin edilmektedir. Fibromiyalji ile ilişkili ağrı yanma, zonklama, bıçaklanma veya ağrıdır. Bu ağrılar genel olarak göğüs kafesinde hissedilir, ancak vücudun herhangi bir kısmını da etkilemektedir. Bazı araştırmalara göre, göğüs kafesi ağrısı da dahil olmak üzere spesifik olmayan göğüs ağrısının, fibromiyaljili kişiler de hastaneye yatırılmasına yol açan en yaygın ortak durum olduğunu göstermektedir.

6) Pulmoner Emboli

Bir pulmoner emboli (PE), akciğerlere giden bir arter tıkandığı zaman oluşan bir durumdur. Tıkanmaya genellikle bacaklardan birinden geçen bir kan pıhtısı neden olur. Göğüs kafesi ağrısının yanı sıra, PE belirtilere neden olmaktadır. Bu belirtiler aşağıdaki gibidir:
• Nefes darlığı
• Hızlı nefes alma
• Öksürme, kan gelme
• Kaygı
• Baş dönmesi
• Terleme
• Düzensiz kalp atışı
PE, kandaki oksijenden dolayı akciğerlere ve diğer organlara zarar verebilecek ciddi bir durumdur. PE semptomları yaşayan herkes uzman bir doktora görünmelidir. Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsü, PE geliştirenlerin yüzde 30’unun tedavi olmadıkları takdirde ölümle sonuçlanacağını tahmin etmektedir. Neyse ki, hızlı bir tanı ve tedavi komplikasyonların önüne geçebilmektedir.

Göğüs Kafesi

Göğüs kafesi, her iki tarafta 12 olmak üzere 24 kaburgadan oluşur, kalp ve akciğerler dahil olmak üzere göğsün organlarını hasardan korumaktadır. Kaburga kemikleri göğüs bölgesinin ortasından geçmekte olan uzun göğüs kemiğine bağlanmaktadır. Bunlar, sağlam ancak esnek bir doku olan kıkırdak ile bağlıdır ve arkada, omurgaya bağlanırlar. Karaciğer sağda göğüs kafesinin alt ucunda bulunur ve dalak soldadır. Her ikisine de, kaburga kemikleri tarafından bir miktar korunaklıdır. Böbrekler ve safra kesesi göğüs kafesinin hemen altında yer almaktadır. Kemikler veya kıkırdak da dahil olmak üzere göğüs kafesinin bileşenlerinden herhangi biri ya da yakındaki organlar yaralanma veya hastalıktan etkilenirse, kişi göğüs kafesinin içinde veya yakınında ağrı hisseder.

Belirtileri

Göğüs kafesinde, kaburgaların altında veya üstünde göğüs kafesi ağrısı oluşabilir. Göğüs kafesi ağrısının birkaç farklı nedeni olduğu için belirtiler değişmektedir. Ağrı belirtileri olabilir ve bu ağrı türleri aşağıdaki gibidir:
• Keskin ağrı
• Belirsiz ağrı
• Acılı ağrı
• Ani ağrı
• Yavaş gelişen ağrı
• Sabit ağrı
• Aralıklı ağrı
• Nefes alırken veya hareket ederken daha kötüleşen ağrı
Göğüs kafesini etkileyen başka semptomlar vardır ve bu semptomlar aşağıdaki gibidir:
• Morarma
• Hassaslık
• Nefes almada zorluk
Göğüs kafesi ağrısı, altta yatan birçok yaralanmaya veya tıbbi koşullara bağlıdır. Açıklanamayan göğüs kafesi ağrıları durumunda kişi her zaman doktora başvurmalıdır. Göğüsteki ağrı veya basınç şiddetli ise ve nefes almak zorlaşırsa, kişi acil bir tıbbi tedavi almalıdır, çünkü bu belirtiler kalp krizine işaret etmektedir.

Kaynakça:
rheumatology.org
womenshealth.gov
ncbi.nlm.nih.gov
cancer.org
heart.org

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :