İlk Modern Salgın

1889 grip salgını ilk olarak Rusya’nın Petropavlovsk şehrinde Eylül ayında bildirilmiştir. Bu salgın birkaç hafta içinde Rusya’nın her yerine yayılmış ve Kasım ayı başlarında Avrupa başkentlerinin çoğunda ortaya çıkmıştır.
Bu salgın kasım ayı ortasında ise İngiltere’de ortaya çıkmış, güneyde Brighton kuzeyde Edinburgh gelen, Londra ve diğer büyük kasaba ve şehirlerde hızla yayılmıştır. Salgın endişe verici bir şekilde, ilk önce Victoria toplumunun düzgün işlemesi için merkezi alanlarda görev alan politikacılar, doktorlar, posta işçileri, otobüs ve tramvay sürücülerinin yanı sıra bankalarda ve sigorta dairelerinde çalışanlara bulaştığı görülmüştür.
Başbakan Lord Salisbury, Ocak 1890’da hastalanmış ve birkaç hafta boyunca işini yapamayacak şekilde etkisiz hale gelmiştir. Ve Kraliçe Victoria’nın torunu Clarence Dükü 28 yaşındaki Rus gribi nedeniyle ölmüştür. O dönemde Clarence Dükü tahta geçme sırasında ise ikinci sırada olan bir Düktür ve 28 yaşındaydı. 1847’den beri hiç büyük grip salgınları olmamış ve doktorların çoğu bunu sadece ders kitaplarında okuyarak deneyimlemiştir. Mikrop hastalık teorisi hala nispeten yenidir ve viral bulaşma hakkında bilgi yoktur. Birçok doktor bu süreçte, hala hastalığın hava yoluyla yayılan miasmaların çürüyen organik maddelerden kaynaklandığına inanmaktaydı fakat grip yayılma hızı, hava kaynaklı olduğuna dair kanıt sağlamaktaydı.
Bazıları ise bulaşma yoluyla yayıldığını düşünerek, ulaşım ve iletişim hatlarına en hızlı yayıldığına dair kanıtlar göstermişlerdir. Çünkü genellikle demiryolu çalışanlarına ve posta işçilerine bulaşmıştır. Britanya’daki ilk Rus gribi dalgası 1890’da ortaya çıkmış, sonra bir süre kaybolmuş ve 1891, 1892 ve 1893’te başka dalgalar yaşanmıştır. Genel Kayıt Şirketi sadece grip hastalığına bağlı ölümleri değil, aynı zamanda pnömoni gibi hastalığa bağlı solunum hastalığından kaynaklanan ölümleri de dikkate alarak, İngiltere’de, Galler ve İskoçya’da aşırı ölüm sayısının bugünkü sayının iki katına eşit olduğunu, yani 125.000’in üzerindeki sayısı kayda almıştır. Şayet o dönemin değerlendirilmesi yapılmak isteniyorsa, o dönemin nüfus büyüklüğü de dikkate alınmalıdır.
Bu salgın konusunda bulaşma yolunun neden veya nasıl olduğu hakkında bilgi sahibi olmayan doktorlar, yayılmasını durdurmak için nispeten yetersiz kalmışlardır. Hastalıktan mustarip hastaları izole etmeyi, dinlenmeyi ve iyi beslenmeyi tavsiye etmenin dışında etkili bir yolu bulunamamıştır. Sağlam tıbbi bilginin yokluğunda, taşınabilir Türk hamamlarından karbolik duman toplarına kadar birçok şüpheli tedavi potansiyel tedaviler olarak gösterilmiştir.

Posta İşçileri

Hastalığın nedenleri 1930’lara kadar bilinmemekle birlikte, bazı uzmanlar posta yoluyla bulaşmış olabileceğinden şüphelenmektedirler. Bu şekilde şüphelenmelerinin nedeni salgının zamanlaması, posta teslimatları için en yoğun zaman olan Noel dönemine denk gelmisi gösterilebilir.Ayrıca bazı durumlarda, posta işçileri hastalıktan ilk etkilenenler arasında olmuştur. Ve ülke genelindeki postanelerde gribin erken ortaya çıkmasıda, bir iletim vektörü olarak postaya dikkat çekmiştir. İlk virüs bulaşmış kişiler, In Cheltenham, Newport ve Cardiff, postacıları arasında olan kişiler arasındadır.
Cambridgeshire fens’indeki küçük ve izole bir köy olan Market Deeping’de grip ilk olarak Londra’daki Genel Postaneye giden bir posta memuruna bulaşmıştır. Bu vakalar özellikle endişe verici olmuştur çünkü insanların posta yoluyla mektup aldıktan sonra hastalığa yakalandıkları düşünülen vakalardır. Postaların hastalığın yayılmasının ana yollarından biri olduğu şüphesi, Londra’daki Genel Postanede çalışanlar arasında diğer posta işçilerine kıyasla çok yüksek enfeksiyon oranı ile doğrulanmış gibi görünmektedir.
Yerel Yönetim Kurulu’nun tıbbi danışmanı Dr. Franklin Parsons tarafından salgının ilk dalgası üzerine bir rapor, tüm telgraf operatörlerinin üçte birinden fazlasının hastalığa yakalandığını, ancak bu rakam Londra postaneleri merkezdeki ve diğer yerlerdeki işçiler için daha düşük olduğunun yazılı kanıtıdır. Başka yerlerde ise, doktorlar, postayı gerçekten teslim edenlerin, hastalığı posta ile temas anında değil, daha önce enfekte olmuş olanlardan bulaştığını ileri sürmüşlerdir. Ve bu şekilde diğer posta işçilerine göre daha az hastalığa yakalanma olasılığının düşük olduğuna dikkat çekmişlerdir. Enfeksiyonun posta işçileri arasında yayılması nedeniyle mektup alışverişlinden ziyade, kalabalık ofislerde uzun saatler çalışma bu hastalığın yayılma nedeni olarak gösterilmiştir.
Telgrafistler arasındaki yüksek enfeksiyon oranı, çalıştıkları çok sıkışık koşullar ve yapmak zorunda oldukları görevlerin yoğunluğundan sorumlu tutulmuştur. Bir telgraf makinesinin sürekli tıklanması için saatlerce dikkatlice dinlenmesi gerektiği ve bu durumunda sinirleri tükettiğini hastalığa yatkınlığı artırdığı düşünülmüştür. Grip salgınının uzun vadeli etkilerini değerlendirmek zordur. İlk dalganın yüksekliğinde, 400.000 Londralı’nın etkilendiği tahmin edilmektedir ve bu nüfusun yaklaşık % 10’udur. Sonuç olarak ölüm oranı iki kattan fazla artış göstermiştir. Ayrıca, nüfus üzerinde daha uzun vadeli bir etkisi olmuştur. 1900’lü yılların başlarında İskoçya’daki genç yetişkinlerin hastalığa yakalanma sayılarındaki yüksekliğinin ölçüleri, Rus gribi yıllarında doğanlar için bağışıklıklarında bir düşüş eğilimi olduğunu göstermektedir. Bu da hastalığın etkisinin rahimdeki bebeklere bulaşabileceğini düşündürmektedir.
Hastalığın hızlı küresel yayılması, bulaşma mekanizmaları hakkındaki tartışmalar, tanısal kesinlik eksikliği, tedavi hakkında şüpheler ve potansiyel uzun vadeli etkiler, küresel çizgilere doğru batıya da yayılan bir virüs olan koronavirüs salgını ile çok tanıdık bir durumdur. 1889’da Rus gribi ile başlayan ve birbiriyle bağlantılı bir dünyanın sonucu olarak ortaya çıkan salgınların yaşı, uzun yıllar boyunca devam edecek gibi görünmektedir. Bu yüzden bu salgınlara dünya çapında hazırlıklı olmak bir mecburiyet haline gelmiştir.

Kaynakça:
https://www.history.com/news/1889-russian-flu-pandemic-in-america
https://www.researchgate.net/publication/23661829_The_Russian_influenza_in_Sweden_in_1889-90_an_example_of_Geographic_Information_System_analysis

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar