Modern hayat, dar alan ilişkilerinden kopup büyük kalabalık şehirlerde her gün yüzlerce insanla etkileşim kurduğumuz , hayat kalite ve meslek başarımızın kurduğumuz ilişkilerin başarısına bağlı olduğu karmaşık bir hal almıştır. Bu yeni hayat şekliyle birlikte empati kavramı, insan ilişkileri ve psikolojik sağlığımız için belirleyici bir rol oynamaya başlamıştır. Empati, ortaya çıktığı ilk zamanlarda daha çok karşımızdaki anlama ve bu çerçevede ilişkileri anlamlı kılmakla özdeşleşmişti. Modern hayat, meslek sınıflarını büyük oranda hizmet sınıfına dönüştürünce meslek hayatında başarı daha çok anlama, anlatma ve ikna noktalarında şekillenir hale geldi. Etkili iletişim ve insanlarla kurulan ilişkilerde başarıyı arttırmanın en etkili anahtarı duygusal zekayı kullanmak ve empatik olabilmeyi başarmaktan geçiyor. Harvard Üniversitesi tıp Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Helen Riess tarafından geliştirilen “Empati Efekti” isimli iletişim tekniği, iş ve sosyal yaşamdan, eğitim hayatına ve siyasete kadar geniş bir yelpazede oldukça gerçekçi tavsiyeler içeriyor. Empati efekti tekniği hem başarılı bir girişimci hem de bulunduğumuz ortamda bir lider olmak için ihtiyaç duyduğumuz tavsiyeleri sunuyor.
Helen Riess, geliştirdiği tekniği empati kelimesinin baş harfleriyle kodlayarak ayrıca daha akılda kalıcı ve dikkat çeken bir çalışma ortaya koymuştur.
İşte gerçek bir girişimci, başarılı bir lider ve güçlü bağlar kurabilen biri olmak için anahtar niteliğinde yedi tavsiye ya da beceri:

1.(E) Göz Teması

Empati kelimesindeki ilk harf olan “e” harfininin İngilizce “eye contact” ifadesini tanımlar. Göz teması tüm kültürlerde verilen önemi kurulmak istenen güven bağını belirtir. Japon kültürü istisna olmak üzere hemen hemen her kültürde, gözlerin insanın iç dünyasını yansıtan bir kaynak olduğu ifade edilerek göz teması kurmanın gerekliliği belirtilir. Riess, iletişimin gerek bireysel gerekse de sunum boyutunda kitlesel yönüne dair göz temasının yerine özel olarak değinmektedir. Ries ideal bir göz temasının, karşıdakinin göz rengini görecek kadar sürdürülmesini tavsiye eder. Bu da sık bir şekilde 2-3 saniyelik göz temaslarının verimliliğine işaret eder. Ayrıca Ries, insanlarla ilişkilerimizde en etkili iletişimin yüz yüze ve göz teması kurularak geliştirilen iletişim olduğunu belirtir. Riess, sözlü iletişimlerde aktarılamayacak duygusal nüansların sadece göz temasıyla verilebileceğini belirtir. Kurulan göz teması karşıdaki kişide kendisinin önemsendiği, kendisine değer verildiği hissini doğurur. Görüşmelere ekstra ritim kazandıran bu beceri ikna sanatının en önemli gerekliliğinden sayılır.

2.(M) Mimikleri Etkili Kullanmak

Ries’in empati efektinde “Muscles for facial expression” olarak ifade edilen bu beceri, iletişimde mimiklerin maksimum bir şekilde kullanımını ve geliştirilmesini ifade eder. Mikro ifadeler, kişinin otomatik olarak saniyeler içinde kullandığı mimiklerdir. Her ne kadar mimikleri oluşturan mikro ifadeleri değiştirmek zor olsa da duygu ve düşüncelerimizi ifade ederken bunlara eşlik eden mimikleri muhatabımız üzerinde sözlerimizden daha etkili olacaktır. Riess, vücut dilinin en önemli unsuru olan mimiklerimizin karşımızdaki insanı anlamak ve etkilemek için hayli değerli olduğunu belirtir. Sevince eşlik eden bir gülümsemenin ya da s ıstırabı ifade eden bir yüz ifadesinin başarılı bir empati için önemi tartışılmazdır.

3.(P) Duruş

Literatürde “posture” olarak yer alan duruş, imaj ve halkla ilişkiler alanının üzerinde en çok durduğu konu başlıklarındandır. Kişinin ruh halini yansıtan ve karşı taraf üzerindeki etkiyi ortaya çıkaran oldukça etkili bir noktadır duruş. Son senelerde hormonlar ve canlılar üzerinde yapılan araştırmalar birtakım duruş şekillerinin karşımızdakiler üzerinde inanılmaz etkiler taşıdığı gibi bu etkilere kaynaklık eden hormonların da doğrudan salınmasını hızlandırmaktadır. Omuzların dik, başın hafifçe kalkık olduğu durumlar doğrudan öz güven ve meydan okuma mesajı verir. Aynı şekilde çökük omuzlar ve eğik bir baş, kambur bir sırt ezik, öz güvenden mahrum bir mesaj bırakır ki bu mesaj olumlu, güçlü bir etki bırakmaktan çok acıma duygusu uyandırır.
Riess, bir doktor olarak hastalarıyla yaptığı görüşmelerde onlarla aynı pozisyonda ve hafifçe kendilerine meyilli bir duruşun daima hastalar tarafından olumlu algılandığını ve hastaların kendilerini daha rahat hissetmelerini sağladığını ifade eder.

4. (A) Etki

Burada ifade edilen etki kelimesi İngilizcedeki “Affect” kelimesinin karşılığı olarak bilimsel bir terimdir. Etki, muhatabımız olan kişi ve kişilerin içinde bulunduğu duygusal durumu kapsamlı bir şekilde tahlil edip ona göre tepki geliştirmemizi ifade eder. Birinin duygusal olarak olarak hangi ruh hali içinde bulunduğunu bilmeden ona yaklaşmak hiçbir şey ifade etmeyeceği gibi durumu daha kötü hale de getirebilir. Bu konuda Riess, sezgilerimize güvenebileceğimizi belirtir.

5. (T) Ses Tonu

İngilizce “Tone of voice” yani ses tonu manasında kullanılan bu madde ses tonumuzu ustaca kullanmayı anlatır. Riess, her kelimenin ses değeri olarak kendine özgü bir duygu katmanı taşıdığını belirtir. Ses hızı ve ritminin insanlar üzerinde onların duygu durumlarını ve ruh hallerini etkileyen elektriksel bir gücü vardır. Riess, hasta bakıcılara verdiği eğitimlerde hastayla bir yakınıymış edasıyla kullanılan ses tonun, hastaların iyileşmeleri üzerinde oldukça etkili olduğunu belirtir.

6. (H) Karşımızdakini Bütüncül Olarak Dinlemek

Riess bu maddede empatik dinleme kavramını açıklar. İngilizce “Hearing the whole person” olarak ifade edilen bu madde karşımızdaki kişiyi şefkatle, hiçbir ön yargı olmadan ve hiçbir yargılayıcı değerlendirme yapmadan kabullenerek dinlemektir. İnsanlarla diyalog geliştirirken, onların hassas bölgesine girildiği durumlarda geri adım atmadan ve herhangi bir şekilde diyaloğun tartışma havasına bürünmemesini sağlamak, onları size karşı daha kabullenici kılar.

7. (Y) Verilecek Tepki

Empati etkisinin son maddesi olan ve “Your response” yani verdiğin tepki olarak çevrilen bu madde olumlu mesajların gücünü anlatmaktadır. Ayna nöronları denilen davranışsal tepkilerimiz , karşımızdaki kişileri farkında olmadan nasıl etkileyebildiğimizi gösterir. Riess, bu maddede şunları ifade etmektedir: Kızgınsak veya tam zıddı şekilde son derece neşeliysek otomatik olarak karşımızdaki insanlarda da duyguları uyandırırız. Çoğu insan bu gerçeğin farkında olmadığı için dışarı yansıttığı bu güçlü potansiyelin farkında değildir. Riess, yansıttığımız tepkilerin gücünün farkında olarak şunu der: “Nasıl hissettiğine dikkat et! Çünkü bu etrafındaki insanların da nasıl hissetmesi gerektiğine dair senin verdiğin bir komut, bir mesajdır.”

İletişim bizler için çoğu zaman ölüm kalım meselesi kadar belirleyici bir eylemdir. Helen Riess yaptığı araştırmalarla empati yeteneğinin beynin karar verme ve harekete geçme alanlarını nasıl etkilediğini ortaya koymuştur. Bu çalışmalardan hareketle empati etkisini geliştirmiş ve bunun doğuştan gelen hislerin yanında öz farkındalığı arttırarak nasıl geliştirilebileceğini maddeler halinde göstermiştir. Empati etkisinde ifade edilen hususları kararlılıkla hayatımıza yansıttığımız zaman daha analitik düşünme ve tepkilerimizi her iki taraf içinde maksimum faydada buluşturacak forma kavuşturmayı mümkün kılar.

Kaynakça:

http://cultureofempathy.com/References/Experts/Others/Helen-Riess.htm
https://letspepapp.com/harvardli-bir-psikiyatristten-insanlar-tarafindan-begenilen-biri-olmanin-formulu/

Yazar: Erdal Uğur

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here