Israr ve ısrar olmak kulağa hoş gelmeyen kavramlardır. yetişkinlerin bile kulağına hoş gelmeyen bu kavramların henüz gelişim aşamasında kişiliğini oturtmak için yeni bilgi ve davranış arayan çocukların maruz kalması üzerinde durulması gereken önemli konudur. Bu önemli konu maalesef ki hemen hemen bütün çocukların karşılaştığı kötü bir eylemdir. Üstelik bu eylem iyi niyet duyguları ile yola çıkılarak çocuklara kendi aileleri tarafından uygulanmaktadır.

Israr beş harfli küçük bir kelimeden oluşan fakat içinde bir çok konu ve olumsuz duyguyu barındıran bir eylemdir. Israr her zaman iyi niyetle beraber gelen bir zorunluluk halini almıştır ve hayatın her dönem ve ve her köşesinde karşımıza çıkar. Çocuklukta ise ısrar iki kat daha fazla karşılaşılan bir sorundur. Çünkü çocuklara anne babaları sözde onların iyiliği için bir çok konuda ısrarcı oldukları gözlemlenmektedir. Örneğin, uyumak istemeyen çocuğu zorla uyutmaya çalışmak, henüz acıkmamış bir çocuğa zorla yemek yedirmek, istemediği halde çocuğu ısrarla bir yere götürme gibi bir çok iyi niyetli örneği bulunmaktadır. Elbette ki aileler bunu isteyerek yapmamaktadır. Hatta öyle ki aileler ısrarın çocuklarda bıraktığı kalıcı iz ve hasarları bilselerdi, çocuklarına ağladıklarında bile susmaları için ısrarcı davranmazlardı. Bunu önlemenin tek yolu, çocuğunda bir birey olduğunu bilip ve özellikle çocuklukta kişiliğini geliştirerek oturttuğunu kavrayıp ona göre davranmaktır. Bu en kolay açıklamasıdır. çocuklar kişiliklerinin yüzde yetmişini ilk on yılda tamamlar ve bu on yıl içinde maruz kaldığı durumlar, yaşam tarzı ve ona sunulan maddi manevi her şey kişiliğine yansır. Yani ısrarla yaptırılan her şey çocuğun kişilik ve geleceğine atılmış bir eksi çizgi gibidir. Gelelim en belirgin yapılan ısrarcı davranış ve sonuçlarına. aşağı da sıralanan davranışlar hemen hemen bütün ailelerin yaptığı hatalar arasında yer alır ve çocukta ciddi sorunlar doğurur.

Israrcı olunan konu ve sonuçları

– Yemek yeme ısrarı: çocuklarda ciddi sindirim ve mide sorunlarına neden olur ve kalıcı iştahsızlık yapar.
– Sesiz olma ısrarı: Çocuklarda korkaklık ve içe kapanıklığa neden olur.
– Yerinde durma hareketsizlik ısrarı: Çocuklarda üretkenliğin önünü kapatır.
– Susturulma ısrarı: Çocuklarda özgüven duygusunu baskılar ve pısırıklık ortaya çıkar
– Olumsuz davranışı unutturma ısrarı: Çocukta o davranışta kalıcı olma eğilimi yapar ve ters teper
– İnatlaşmama ısrarı: Aslında anne ve babanın ne kadar inat olduğunu gösterir ve çocuk daha çok inat olma konusunda güçlenir.
– Birisi ile tanışma-tanıştırılma ısrarı: Çocuğu özgüvensiz ve art niyetli kişileri seçme duygusunu yok ederek çocuğu pasif korumasız hale getirir.
– Tercih sunulmadan ısrar ve emir kipi ile yaptırılan her şey ise çocuğu ileride kullanılabilir ve her şeye evet diyen mutsuz bir birey yapar.

Yukarıda sıralanan eylem ve sonuçları insanların çocuklarına karşı farkında bile olmadan en çok zarar verdiği ve iyileştirmek adına tam tersi bir yola girdiklerinin en büyük kanıtıdır. Çocuklar geleceğin büyükleri olarak şimdiden kendilerini hayata hazırlarken bu tarz eylemler onların kişiliklerine atılmış kötü bir imza gibidir. Bu yüzden çocuklarla iletişim ve onlarla her hangi bir iş yapma konusunda ısrar etmemek çok önemlidir. Çocuklara teklifler sunulmalı sonuçları anlayacakları dille anlatılmalı ve gerekirse neden sonuç ilişkisi örneklerle anlatılmalıdır. Çocuklar oldukça zeki yapıları itibari ile aslında bir çok olay ve durumu rahatlıkla kavrayabilirler sadece onlara büyüklerin yaklaşımı onların davranışlarının şekillendirir. Sürekli her şeyi ısrar ve zorundalık gibi yapan bir çocuk ileride hiç bir şeyden zevk almayan yada hiç bir şey yapmayan- yapamayan , kendi karalarını bile kendi alamayan pasif bir birey olmaya mahkumdur.

Çocuklara güzel şeyler verebilmek dileğiyle…

Yazar: Feride AkdoĞan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here