Yetişkinlerin iskeleti 206 kemikten oluşur. Kemiklerin bazıları uzun, bazıları kısa, yassı, bazıları da düzensiz şekillidir. Kemikler kaslarla ve eklemlerle birlikte vücudun hareketini ve ayakta kalmasını sağlar. Doğumdan önceki aşamada kemikler henüz yumuşaktır ancak doğumdan sonra kıkırdak doku zamanla kemikleşir ve sertlik kazanır.

Kemik Kırıkları Sık Karşılaşılan Vakalardır

Kırıklar hem bizim ülkemizde ve hem de dünyanın diğer ülkelerinde çok sık karşılaşılan vakalardır. Kemikler oldukça sağlam, kalın yapıda olmasına rağmen şiddetli darbeler aldığında kırılabilir. Kemik kırıklarında asıl önemli olan nokta ciddiyetidir. Trafikte meydana gelen kazalar, spor yapılırken gerçekleşen kazalar, düşme, vurma, çarpma gibi darbeler, ilerleyen yaşlarda birlikte osteoporoz ( kemik erimesi) gelişmesi ve kemik kalitesinin azalması kırıkların temel sebebidir. Kemik kırıkları çocuklardan sonra en fazla yaşlı bireylerde görülür.

Kırıklar Acil Yardım Gerektirir

Çatlaklar da bir kırık türüdür. Kemiklerdeki kırık ve çatlaklar acil yardım gerektirir. Yardım gelinceye kadar kırık olduğu düşünülen bölge hareketsiz tutulmalıdır. Acil servislerde kırıklarla sık karşılaşılır. Vakaların büyük bir çoğunluğu el bileği, önkol ve dirsek kemiği kırıklarıdır. Kırılan kemikler kişilerin yaşına ve sağlık durumuna göre bir ortopedistten alınan yardımla, uygun tedavilerle zamanla kaynaşır ve eski şeklini alır.

Kırık Kemiklerin Genel Tedavisi

Kırık şüphesiyle acile ya da ortopedi doktoruna müracaat eden kişinin muayenesi yapılır ve röntgeni çekilir. Kırık varlığı doğrulanmışsa kemiklerin yönü düzeltilir, doğru bir şekilde karşı karşıya getirilir ve kırık olan bölge alçıya alınarak hareketsiz hale getirilir. Bunun ardından kişinin vücudunda doğal tamir mekanizmaları devreye girer. Kemik yapımında görevli olan hücreler bazı salgılar oluşturur, bölgeye kan yoluyla ulaşan mineraller birikir, osteoblast denilen kemik doku hücreleri ve kondroblast denilen kıkırdak doku hücreleri aracılığı ile yeni bir kemik doku oluşur. Kırılan bölgedeki kemik doku atıklarını da osteoklast hücreleri temizler. İlk başlarda oluşan kallus dokusu yumuşak olup 6 ile 12 hafta arasında sertleşerek yük taşıyabilecek duruma gelir. Doktorlar tarafından kemiğin iyileştiği söylendiğinde kastedilen kallus dokusunun sertleşmesidir. Kemiğin tam olarak şekillenmesi ve yapılanması (remodelling) aylar hatta yıllar sürer. Kişi farkında olmasa bile vücudunda kemik yapımı devam eder.

Kemik Gelişimi Desteklenmelidir

Kemik kırıklarında tedavi ve iyileştirme yaklaşımları kırığın açık mı yoksa kapalı mı olduğuna bağlıdır. Açık kırık mevcutsa, kemiğin birden fazla yerinde kırık varsa ameliyatla düzeltilmesi, platin takılması ya da vidayla desteklenmesi gerekebilir. Doktorlar her durumda üzerine düşeni yapacak olsa da hastalar da kendi üzerine düşeni eksiksiz yapmalıdır. Kemik iyileşmesinde beslenme önemlidir. Uygun vitaminleri ve mineralleri almak, tuzu, kafeini azaltmak, alkol ve sigara kullanılıyorsa bırakmak iyileşmeyi hızlandırır, kemik gelişimini destekler.

Kalsiyum İhtiyacı Nasıl Karşılanmalı?

Kemik doku yapımını ve kalitesini artıran en önemli mineral kalsiyumdur. Kalsiyum sütte, peynir, kefir, yoğurt gibi süt ürünlerinde, sardalye, somon, hamsi gibi balıklarda, yeşil yapraklı sebzelerde ve kuru incirde boldur. Bu ürünler magnezyum ihtiyacını da karşılar. Ancak fazla tuz kalsiyumun vücuttan atılmasına sebep olur. Bu sebeple iyileşme sürecinde yemeklere koyulan tuz azaltılmalı, beslenme belli bir düzene oturtulmalıdır.

Kırık İyileşmesinde İhtiyaç Duyulan Vitaminler

C vitamini, kemik dokunun kendini yenilemesini sağlayan kollajen denilen özel bir proteinin sentezini kolaylaştırır, en kolay meyvelerle ve sebzelerle alınır. Domateste ve çilekte C vitamini boldur. Kemik kalitesini yükselten bir başka vitamin de K vitaminidir. Bu vitamini almak için bolca lahana, süt, süt ürünleri, brokoli ve ıspanak tüketilmelidir. Ispanak ayrıca iyileşme için ihtiyaç duyulan çinko mineralini de içerir. D vitamini kemik gelişimi için zorunludur. D vitamini süt, yumurta, yoğurt gibi besinlerle alınabilse de mutlaka güneşlenmek de gerekir. E vitamini de iyi bir antioksidan olduğundan kırık sırasında açığa çıkan serbest radikalleri yok eder. Balık yağı, maydanoz, havuç, yabanmersini, kakao, siyah çay tüketimi de kırık iyileşmesi döneminde önemli bir role sahiptir. Bu süreçte kırmızı et tüketimi kemiklerin kalsiyumu emmesini engellediği için çok önerilmemektedir.

Alkol ve Sigara Kemik İyileşmesini Nasıl Etkiler?

Alkol ve sigara kemik kırıklarında iyileşmeyi olumsuz etkiler. Hızlı iyileşebilmek için bu alışkanlıklara ara verilmelidir.

Ya Kelle Paça?

Halk arasında kelle paça çorbasının kemik kırıklarının iyileşmesini hızlandırdığı kanısı yaygındır. Sigara içmeyenlerde, diyabet hastalığı, hormonal bozukluğu, damar ve bağışıklık problemi olmayanlarda doğal olarak vücudun kendini tamir süreci iyi işler. Yeterli beslenme olduğu sürece kırıklar normal zamanında iyileşir. Kırık iyileşmesi süreci yüksek bir enerji gerektirir. Tamamen sağlıklı yetişkinler günde 2500 kaloriye ihtiyaç duyarken bir ya da daha fazla kırığa sahip olan, yataktan çıkmayan bir yetişkinin ihtiyacı 6000 kaloridir. Onarım sürecinde kemik doku kollajen denilen proteine ihtiyaç duyar. Bir günde ihtiyaç duyulan proteini 10 ya da 20 gram artırmak bile kırık iyileşmesini hızlandırır. Her ne kadar üzerinde bilimsel çalışmalar yapılmamış olsa da, doktorların çoğu önermese de kelle paça çorbasının içerdiği kollajen protein ve kalsiyumdan dolayı kırık iyileşme sürecine katkı sağladığı söylenebilir. Ancak yağ ve kolesterol bakımından zengin olduğundan kelle paça çorbası yetişkinler tarafından fazla tüketilmemelidir.

Tüketilmemesi Gereken Diğer Besinler

Beyaz ekmek gibi işlenmiş tahıllı besinler ve şeker alımının kemik kaybı üzerinde olumsuz bir etkisi vardır. Kola gibi asitli ve gazlı içecekler de fosforu kemiklerden uzaklaştırdığı için tüketilmemelidir. Ayrıca kafeinli içeceklerin de kalsiyum emilimini azalttığı unutulmamalıdır.

Fizyoterapi ve Egzersiz İhtiyacı

Kemikler kaynama süresi beklendikten sonra fizik tedavi ve egzersizle desteklenmelidir. Egzersizler ile yapılan yüklemeler kemikleri eski kalitesine kavuşturur. Kollajen doku henüz eskisi gibi dirençli ve sağlıklı olmadığından kemikler kontrollü ve doğru yüklenmelidir. Egzersizler alçıda kalınan süre içinde hareketi kısıtlanan eklem ve kasları da rahatlatacak, eski işlevine kavuşturacaktır.

Not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir sağlık sorununda kulaktan dolma ya da sadece internetten okuma yönergelerle tedaviye ve desteğe kalkışılmamalı, mutlaka bir doktorun önerisi alınmalıdır.

Kaynakça:
https://www.memorial.com.tr
http://fizyosaglik.com
http://medulamedula.com

Yazar: Müşerref Özdaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here