Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Kolinerjik Sistem (Aktivite) Nedir, İlişkili Olduğu Hastalıklar Nelerdir?

0 24

Kişilerdeki savaş ya da kaç tepkisi, vücudu bir eyleme geçirmek için çoğunlukla norepinefrin kullanırken, bu yanıtı dengeleyen ve azaltan asetilkolin budur kolinerjik aktivitedir. Kolinerjik aktivite, vücudu beslemeye, üremeye, dinlenmeye, sindirmeye hazır hale getirmek için asetilkolin kullanır. Asetilkolin, parasempatik sinir sisteminin bir parçasıdır ve istirahatte olması gereken tüm aktiviteleri arttırır. Dinlenme ile birlikte daha yüksek bir bilinç durumu da gelir, bunlar seçici dikkat, algı ve bellektir.
Bu başlangıçta mantıksız gibi görünebilir, çünkü aynı molekül sindirime, cinsel aktiviteye ve bilişe nasıl yardımcı olabilir şeklinde düşünülebilir. Ama bir aslan tarafından saldırıya uğraran birinin geçmişine dönerek düşünceleri düşünürken bir taraftan da yediği yiyecekleri nasıl dsindirdiği düşünüldüğünde haklılık payı vardır. Bilim adamları sempatik, savaş ya da kaç sinir sisteminin tehdit altındayken vücudun hayatta kalmasına yardımcı olduğunu açıklarken, parasempatik diğerlerini incelemektedirler. Normal durumlarda, dövüş ya da kaç ve sindir ve sindirme sistemleri birlikte çalışır. Araştırmalar, sağlıklı bir norepinefrinin motivasyonu artırdığını, asetilkolinin ise bilişini artırdığını göstermektedir. Daha sonra asetilkolin, beynin ödül sistemini ve motivasyon üzerinde hareket etmeye değip değmeyeceğini kontrol etmek için dopamin nöronlarını senkronize etmektedir.
Motivasyona sahip olmak için, aslında yeni bir şey öğrenmeye başlanır ve hafıza kullanılarak bu bilgiynin korunmasına odaklanılır. Bilim, nörotransmitterlerin dengesine vücudun ihtiyacı olduğunu söylemktedir.

Kolinerjik Aktivite Nerede Oluşur?

Asetilkolin, yakıcı şeker ve yağlardan gelen kolin ve asetil-CoA’dan kolinerjik nöronlarda yapılmaktadır. Kolin vücut tarafından yapılamaz, bu nedenle diyet yoluyla alınmalıdır. Bu etkileri elde sonra asetilkolin olarak adlandırılan bir enzim olan asetilkolinesteraz tarafından bozulmaktadır. Çok fazla asetilkolin parçalanırsa, seviyeleri çok fazla azalmaktadır. Bu enzimi bloke eden ilaçlar bilişi arttırır ve Alzheimer hastalığında (galantamin gibi) kullanılmaktadır. Dinlenme ve sindirim sisteminin kolinerjik aktivitesi şu şekilde görülür:
• Biliş, öğrenme ve hafızayı geliştirirerek beyinde
• Görme, tat alma ve tükürüğü kontrol ettiği gözlere, yüze ve ağza yayılan sinirlerde
Kalp ritmini yavaşlatmak, nefes almayı etkilemek ve sindirime yardımcı olmak için kaslara, kalbe, akciğerlere ve sindirim organlarına düşen vagus sinirinde
• Uyarılmayı etkileyen cinsel organlara giden sinirlerde
Bir deneysel teoriye göre, asetilkolin beyindeki iltihabı doğrudan azaltabilir. Vagus siniri, aynı zamanda vücutta inflamasyonu düşürmek üzere asetilkolin kullanılmaktadır. Bazı çalışmalar yaşlanma ile kolinerjik aktivitenin yavaşça daha az ve daha az verimli hale geldiğini göstermektedir. Beyin hücrelerinden daha az asetilkolin salınır ve hücreler oradaki asetilkoline daha az duyarlı hale gelir. Bu, yaşlı insanlarda hafızanın başarısız olmasının nedenlerinden biri olduğu varsayılmaktadır.
Ancak, yaşlanmanın yanı sıra, bilim adamları bu sistemin Alzheimer hastalığı, Parkinson hastalığı, şizofreni ve epilepsi gibi diğer birçok hastalıkta ters gittiğinden şüphelenmektedirler. Hepsinin ortak yanı düşük asetilkolin, zayıf biliş ve beyin iltihabıdır. Bununla birlikte, Alzheimer veya Parkinson hastalığı gibi karmaşık bozukluklar her zaman bir kişiden diğerine değişebilen beyin kimyası, çevre, sağlık durumu ve genetik dahil olmak üzere birçok olası faktörü içermektedir.

Kolinerjik Reseptör Çeşitleri

Asetilkolin vücuttaki iki farklı reseptör türüne etki edebilir: nikotinik ve muskarinik.
Nikotinik: Bu reseptörler adını nikotinden almıştır çünkü nikotin onları aktive etmektedir. Beyindeki sinyalleri iletmeye ve iskelet kaslarını aktive etmeye yardımcı olurlar. Ünlü zehir küveti onları engeller ve felce neden olurlar.
Muskarinik reseptörler: Vücudun diğer tüm bölgelerinde bulunur: kalp, bağırsak, bezler ve beyinde. Muskarin, onları aşırı aktifleştiren bir mantar zehridir. Bu reseptörlerin anormal olması durumunda Huntington hastalığı, bağımlılık ve şizofreni durumlarına katkıda bulunacağı düşünülmektedir.

İlişkili Hastalıklar

Düşük kolinerjik aktivite ile ilişkili bozukluklar hakkında bakıldığında, bu bozuklukların mutlaka asetilkolin seviyelerine veya üretimine bağlı olmadığını bilmek önemlidir. Asetilkolin yıkımı veya bazı asetilkolin reseptörlerinin mevcudiyeti ile ilgili sorunlardan kaynaklanabilirler. Birçok nikotinik ve muskarinik kolinerjik reseptör türü vardır. Ayrıca, bu yazıda ele alınan çalışmaların çoğu sadece deneklerle ilgilidir, yani bir sebep-sonuç ilişkisi kurulmamıştır. Örneğin, Alzheimer hastalığının bazı beyin bölgelerindeki düşük asetilkolin ile bağlantılı olması gibi. Alzheimer hastalığının düşük kolinerjik aktiviteden kaynaklandığı anlamına gelmez. Bu tür iddialarda bulunmak için veriler bulunmamaktadır.

Düşük Kolinerjik Aktiviteye Bağlı Hastalıklar

Bunama
Bazı çalışmalar, zayıf kolinerjik aktivitenin ve beyindeki düşük asetilkolinin demans hastalarında bilişsel düşüşe ve zayıf hafızaya neden olabileceğini düşündürmektedir. Demansı yavaşlatmak için kullanılan ilaçlar, beyindeki asetilkolini artırarak tam olarak çalışmaktadır.
Alzheimer Hastalığı ve Parkinson Hastalığı
Alzheimer’da asetilkolin yapan nöronlar yavaşça ölmektedir. Bilim adamları, beyindeki asetilkolin kaybının, kademeli bilişsel bozukluğa neden olan ve beyindeki iltihabı kötüleştirdiğine inanmaktadır. Alzheimer hastalığını tedavi etmeye çalışan yeni ilaçlar asetilkolin düzeylerini arttırır, ancak bunların etkinliği henüz belirlenmemiştir. Sınırlı çalışmalara göre, Parkinson hastalığı olan kişilerde beyindeki düşük asetilkolin seviyeleri de olabilir. Diğer taraftan düşük asetilkolin seviyeleri bu nörodejeneratif hastalıkların bir nedeni değil, bir sonucu olabilir. Daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
Miyastenia Gravis
Miyastenia Gravis, kaslara giden asetilkolin sinirlerinin tahrip olduğu ve ciddi kas güçsüzlüğüne neden olan otoimmün bir hastalıktır. Bu hastalığı olan kişilerde düşük beyin asetilkolin ve bilişsel bozukluk vardır, ancak nedensel bir bağlantı kurulmamıştır.
Şizofreni
Kolinerjik disfonksiyon, şizofreni ve diğer psikiyatrik bozukluklardaki bilişsel zorluklarla ilişkilendirilmiştir. Beyindeki çok az asetilkolin, zayıf bilişe ve belki de şizofreni hastalarında psikoza katkıda bulunacağı varsayılır. Öte yandan, bu bozuklukların bir sonucu olabilir. Gelecekteki çalışmalar bu ilişkiyi netleştirmelidir.

Glakom

Asetilkolin sağlıklı görme ve göz tansiyonunun korunmasına yardımcı olmaktadır. Aşırı aktif mesaneyi tedavi etmek için sıklıkla reçete edilen antikolinerjik ilaçlar glokomu tetikleyebilir.

Otizm

Tartışmalı bir teoriye göre, otizmli çocuklar beyin asetilkolinden yoksun olabilirler, bu da zihinsel bozulmaya ve epilepsiye katkıda bulunabilir. Teorik olarak, asetilkolin nöbet olasılığını azaltan “sakinleştirici” nörotransmitter GABA’yı artırabilir. Otizmli farelerde, artan asetilkolin, bilişsel ve sosyal semptomları geliştirdi. Bununla birlikte, bu bağlantı insanlarda kanıtlanmamıştır.

Kaynakıa:
https://www.sciencedirect.com/topics/neuroscience/cholinergic-activity

Yazar: Özlem Güvenç Aðaoðlu

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.