Asetilkolin Düzeylerini Azaltabilecek Faktörler Nelerdir?

Beynin anılar oluşturmak için asetilkolin ihtiyacı bulunmaktadır. Çünkü sistemdeki sinir demetleri dinlenilenleri yorumlayarak, savaş ya da kaç aktivitesini dengelemesini gerektirmektedir. Fakat bunun yanında çok fazla asetilkolin düzeylerine sahip olabilmek tehlikeli kötü olabilmektedir. Bu makale de nörotransmitter fazlalığının ne zaman istenmeyen seviyelerde olabileceği, seviyeleri veya aktivitesini düşürmenin faydalı olup olmadığı hakkında bilgiler yer almaktadır.

Asetilkolin Düzeyleri

Asetilkolin düzeyleri vücut ve beyinde oynadığı önemli rol nedeniyle önemlidir. Örneğin, depresyonun belirli beyin bölgelerinde daha yüksek asetilkolin aktivitesi ile bağlantılı olması, depresyonun çok fazla asetilkolinden kaynaklandığı anlamına gelmemektedir. Bu tür iddialarda bulunmak için veriler bulunmamaktadır. Ayrıca, bir çalışma çok fazla asetilkolinin depresyona katkıda bulunduğunu bulsa bile, asetilkolin seviyelerinin tek neden olması pek olası değildir. Depresyon gibi karmaşık bozukluklar her zaman kişiden kişiye değişebilen beyin kimyası, çevre, sağlık durumu ve genetik gibi birçok olası faktörü içermektedir.

Asetilkolin Seviyelerinin Ölçülmesi

Beyindeki asetilkolin düzeylerini değerlendirmek son derece zordur. Bunun nedeni asetilkolin düzeylerinin doğrudan ölçülememesidir. Doğrudan ölçüm, beyin dokusu, beynin dolaşımından kan veya beyin omurilik sıvısı gerektirmektedir. En gelişmiş beyin görüntüleme tekniklerini kullanarak dolaylı ölçümlerde bile, asetilkolin seviyeleri beyin bölgelerinde ve birçok faktöre bağlı olarak hızla değişebilmektedir. Bu nedenle, bir kişinin çok fazla asetilkolin olup olmayacağı oldukça belirsizdir. Bununla birlikte, bilim, belirli sağlık koşulları ile daha yüksek asetilkolin seviyeleri veya belirli beyin bölgelerindeki aktivite arasında bir bağlantı önermiştir. Günümüzde, hiçbir doğrudan tüketiciye test asetilkolin seviyelerini değerlendirememektedir. Klinik çalışmalar beyin görüntüleme kullanarak asetilkolin düzeylerini tahmin edebilmektedirler, ancak aşırı asetilkolin tanımı yaygın olarak kabul edilmemiştir.

Yüksek Asetilkolin Seviyeleri Tehlikeli midir?

Yüksek asetilkolin seviyeleri ile ilişkili hiçbir belirti bulunmamaktadır. Bunun yerine, insanlar sadece zihinsel sağlık, nöro bilişsel veya bağışıklık bozuklukları belirtileri gösterebilmektedirler. Bu yüzden kişide ki rahatsızlığı belirlemek için doktorlar belirtilere bakarak ve altta yatan nedeni belirlemek için testler yapmaktadırlar. Yüksek asetilkon seviyeleri ile ilgili ilişkili koşullar bulunmaktadır ve bunlar aşağıdaki gibidir:

Depresyon

Serotonin depresyon ve diğer duygu durum bozuklukları ile en sık ilişkili nörotransmitter olsa da, asetilkolin dâhil olmak üzere diğer büyük nörotransmitterler de bu psikiyatrik durumlarda önemli roller oynayabilmektedirler. Depresyon asetilkolinin kesin rolü henüz tam olarak anlaşılamamıştır, ancak tıkanmış nikotinik asetilkolin reseptörleri (nAChR’ler) gibi hayvan öncesi çalışmalarda, mekanik kemirgenler üzerinde etkili olduğu görülmektedir. Buna dayanarak, mecamilaminin tedaviye dirençli depresyon (TRD) olan insanlarda yapılan iki erken faz-II klinik araştırmaya göre, daha geleneksel seçici serotonin geri alım inhibitörleri veya SSRI’lar gibi antidepresanlar ile birlikte kullanıldığında bazı depresyon semptomlarını hafiflettiği bildirilmiştir.
Bununla birlikte, asetilkolin depresyonda bir rol oynayabilirken, çok daha büyük ve daha karmaşık bir bulmacanın sadece bir parçası olması muhtemeldir. Bu arada, depresyonun gelişimi ve tedavisi üzerine yapılan çoğu bilimsel araştırma, öncelikle depresyon ve duygu durum bozukluklarındaki rollerinin arkasında nispeten daha fazla araştırmaya sahip olan serotonin gibi diğer nörotransmitterlerin rolüne odaklanmaya devam etmektedir. Kısacası serotonin dışında, asetilkolin de ruh halini etkileyebilmektedir. Asetilkolinin bloke edilmesinin anti depresan etkileri var gibi görünmektedir, ancak çok fazla asetilkolinin depresyona neden olup olmadığı tam olarak bilinmemektedir.

Sigara ve Depresyon

İlginç bir şekilde, yukarıda açıklanan ön bulguların bazıları sigara içme ve depresyon arasında birçok çalışmanın bildirdiği yaygın ilişkilerin bir kısmını açıklamaktadır. Özellikle, bazı araştırmacılar kısa süreli (akut) nikotin maruziyetinin asetilkolin reseptörlerinde bir azalmaya (aşağı düzenleme) neden olabileceğini öne sürmüşlerdir. Bu başlangıçta nispeten yeni sigara içenlerde antidepresan veya anti-anksiyete etkisi oluşturmaktadır ve bu da nikotin bağımlılığının gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Bununla birlikte, nikotine kronik maruz kalma nihayetinde nikotinik asetilkolin reseptörlerinin sayının artmasına neden olmaktadır ve bu da bu başlangıç etkilerini tersine çevirmektedir. Bu nedenle, sigara aslında uzun vadede artmış olumsuz ruh ve anksiyete yol açmaktadır. Bu olumsuz uzun vadeli etkiler o zaman potansiyel olarak sigara içenlerde depresyon ve diğer duygu durum bozukluklarının neden daha yüksek olma eğiliminde olduğunu açıklamaktadır. Bununla birlikte uyarıcı asetilkolinin nikotinik reseptörleri kısa vadede bağımlılık yaratabilen anti-anksiyete etkilerine sahip olmaktadır. Ancak uzun vadede, bu tür uyarım hem endişe hem de ruh halini kötüleştirdiği görülmektedir.

Kurdeşen

Uzmanlar, yüksek asetilkolin seviyelerinin kurdeşenin alevlenmesine katkıda bulunabileceğini düşünmektedir, çünkü bağışıklık hücreleri buna tepki olarak histamin üretmektedir. Doğrulanmamış bir hipoteze göre, kovanları olan kişilerde ciltte daha yüksek asetilkolin var gibi görünmektedir, ancak hücreleri buna daha az duyarlı olmaktadır. Bu terleme ve histamin salınımı ile ilgili sorunlara neden olmaktadır. Asetilkolini bloke eden ilaçlar salgınları önlemek için araştırılmaktadır, ancak bunların etkinliği hala belirsizdir.

Uyku Döngüsü Değişiklikleri

Uykuda REM fazı rüyasında asetilkolin artmaktadır. Sınırlı sayıda yapılan araştırma sonuçlarına göre, kolin takviyeleri beyindeki asetilkolin düzeylerini artırarak net rüya görmeyi indükleyebileceği düşündürmektedir. Belleğin konsolide edildiği restoratif, yavaş dalga uykusu sırasında asetilkolin seviyeleri düşüktür.

Asetilkolin Düzeylerini Azaltabilecek Faktörler

Düşük asetilkolinin bazı hastalıkların gelişiminde rol oynadığına inanıldığından, asetilkolin sistemini bloke edebilen maddeler için önerilen birçok potansiyel kullanım bulunmaktadır.

Takviyeler ve Besin Öğeleri Listesi

Birçok bileşik ve ilaç, asetilkolin seviyelerini veya aktivitesini azaltmaktadır. Genel olarak, asetilkolin seviyelerini azaltan veya aktivitesini başka şekilde inhibe eden ilaçlar veya diğer bileşikler yaygın olarak antikolinerjikler olarak bilinmektedir. Bir kez daha, bu ilaçlar asetilkolinin üretilmesi veya salınması ile ilgili birden fazla farklı potansiyel mekanizma ve yoldan birini veya daha fazlasını hedefleyerek bu etkiyi göstermektedir. Bazı potansiyel antikolinerjik etkilere ve mekanizmalara sahip olduğu önerilen takviyeleri ve diyet bileşikleri bulunmaktadır. Bu takviye veya diyet değişikleri aşağıdaki gibidir:
• Forskolin
• Kava kökü
• Lipoik Asit
Öte yandan, aynı yol üzerinde hareket ederek istenmeyen etkilere veya zehirlenmelere yol açabilecek sentetik bileşikler, bitki toksinleri ve ağır metaller bulunmaktadır. Bu sentetik bileşikler, bitki toksinleri ve ağır metaller aşağıdaki gibidir:
• Pirasetam
• Kürar
• Merkür
• Botulin (botoks)
• Klonidin (tansiyon ilacı)
Forskolin ve lipoik asit gibi bazı doğal bileşikler asetilkolin aktivitesini veya seviyelerini azaltmaktadır. Bununla birlikte toplu olarak antikolinerjikler olarak bilinmektedirler.

Doktora Ne Zaman Gidilmelidir?

Eğer asetilkolin düzeylerinin azaltılması kişinin sağlık durumu için gerekli ise, her zaman doktora danışarak diyet değişikliği veya takviye alımı yapılmalıdır. Bu yazıdaki yaklaşımlar, alınan diğer ilaçlarla, önceden var olan diğer sağlık durumlarıyla ve sağlıkla ilgili diğer faktörlerle etkileşime girebilmektedir. Bu makalede ki bilgilerin hiçbiri geleneksel tıbbi tedavinin yerine kullanılmamalıdır. Yukarıda verilen bilgilerin bileşiklerin ve maddelerin çoğunun sadece hayvan veya hücre bazlı çalışmalarda test edildiği akılda tutmak önemlidir. Bu, sağlıklı insan kullanıcılardaki etkilerinin ve genel güvenliğinin bilinmediği anlamına gelmektedir. Bu nedenle, bu bileşiklerin günümüzde herhangi bir spesifik kullanım için yetersiz kanıt olduğu düşünülmelidir, insanlarda hangi etkilerin olabileceği ve ne kadar güvenli olduklarını doğrulamak için çok daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Asetilkolinin Bloke Edilmesi O Kadar Basit Değildir

Vücuttaki ve beyindeki toplam asetilkolin miktarının yanı sıra genel aktivite derecesinin belirlenmesinde birçok biyolojik süreç ve yol yer almaktadır. Bu, asetilkolini etkileyebilecek birçok farklı mekanizma ve yol olduğu anlamına gelmektedir. Buna örnekler aşağıdaki gibidir:
• Metonolik öncüler olan kolin gibi bileşenlerinin düzeylerini azaltmak veya arttırmak
• Kolin asetil-koenzim A veya asetiltransferaz gibi öncüllerinden aktif asetilkolin sentezleyen enzimlerin aktif edilmesi veya inhibe edilmesi
• Sinir sistemi hücreleri tarafından asetilkolin salınımının uyarmak veya bastırılmak
• Doğal (endojen) asetilkolinin taklit edilmesi gibi asetilkolin reseptörlerinin doğrudan aktive etmek
• Asetilkolin reseptörleri bloke edilmesi koşulu ile doğal asetilkolin tarafından aktif edilmelerinin önüne geçmek
• Asetilkolin reseptörlerinin sayısını arttırmak veya azaltmak
Asetilkolin genellikle iyi adam olarak görülmektedir, çünkü dinlendir ve sindir sistemini harekete geçirmektedir ve uyanıklığı teşvik etmektedir. Aynı zamanda berrak rüyayı da tetiklemektedir. Bununla birlikte, deneysel araştırmalar çok fazla asetilkolin ve bazı sağlık sorunları arasında bir ilişki olduğunu düşündürmektedir. Yine de, aşırı asetilkolin tanımlamak zordur, çünkü bu nörotransmitter doğrudan ölçülememektedir ve seviyeleri farklı beyin bölgelerinde değişebilmektedir. Bununla birlikte, bilim adamları asetilkolin hâkimiyetinin depresyon ve kurdeşen ile bağlantılı olabileceğini düşünmektedir. Forskolin ve kava gibi doğal bileşikler asetilkolin aktivitesini baskılamaktadır, ancak sağlık yararları belirsizdir.

Kaynakça:
https://www.pharmacorama.com/en/Sections/Acetylcholine_2_2.php
https://geneticgenie.org/article/acetylcholine-deficiency-in-chronic-illness-the-hunt-for-the-missing-egg

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar