Mutluluk Bilimi ( Pozitif Psikoloji) Nedir?

Mutluluk Günü

Her yılın Mart ayının 20’ sinin “Mutluluk Günü” olduğunu biliyor muydunuz? BM tarafından 2013 yılından beri mutluluğun yaşamdaki önemini vurgulamak amacıyla 20 Mart tarihi “Uluslararası Mutluluk Günü” ilan edilmiştir. Birçok kişi buna “Mutluluğun günü mü olur, yılda bir kere mi anımsanır ya da kutlanır?” gibi sözlerle tepki verebilir. Elbette sadece yılın bir gününe sığmayacak derin bir histir mutluluk. Ancak bu tip günler, konuyu irdelemek adına olumlu katkılar sağlamaktadır, tıpkı sevgililer gününde olduğu gibi. Aslında 20 mart, astronomik açıdan kuzey yarım kürede ilkbaharın başladığı güne denk gelmektedir. Mutluluğun böyle anlamlı bir tarihe denk getirilerek kutlanması, oldukça isabetlidir. Bugünde kişiler mutlulukla ilgili sorular sormalı, kendini bu açıdan değerlendirmeli, gerekli olduğunu düşünüyorsa yeni adımlar atabilmelidir. Konuyla ilgilenen psikiyatristler, mutluluğun ev gibi, araba gibi ya da şişkin bir cüzdan gibi şartlara bağlı olmadığını, bunlara sahip olmanın kişileri uzun süreyle mutlu etmeye yetmeyeceğini söylemektedir. Mutluluk yaşanan anlarda saklıdır. Azla yetinebilen, bir bebeği kucağına alıp sevmek, onların kahkahalarını dinlemek, yanında huzur duyduğu, sevdiği bir dostuyla birer bardak çay ya da bir fincan kahve içmek gibi sıradan basit şeylerden bile keyif alabilenler mutlu olabilmektedir.

Mutluluk Tanımları

2018 yılında Dünya Mutluluk Günü kapsamında tutulan raporlara göre Türkiye’de yaşayanların mutluluk sıralamasında 74. sırada olduğu görülmektedir. Mutluluk diğer pek çok konu gibi bilim insanları tarafından araştırılmıştır. Araştırmalarda çocuklardan yola çıkılmış, elde edilen bilgiler şablon gibi kabul edilerek yetişkinlerin dünyasına uyarlanmaya çalışılmıştır. Peki, mutluluk nedir? Konuyu biraz daha açalım ve mutluluğun tanımlanması güç ve göreceli olsa da birkaç farklı tanım vermeden geçmeyelim.

Türk Dil Kurumu’ nun sözlüğünde mutluluk, “Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık, saadetlilik” olarak tanımlanmıştır.


Aristo, mutluluğun kişinin kendisine bağlı ve varlığın nihai hedefi olduğunu düşünmüştür. Sokrates’e göre mutluluk başarılarla gelir. Mutluluk daha fazla istek yerine daha azla yetinmek ve sahip olunanın değerini bilmektir. Konfiçyüs mutluluğun sarhoş edici olduğunu, ” Nietzsche ise kısa ömürlü, yaşanıp sona eren geçici bir ruh hali olduğunu söyler. Mutluluk ona göre sıkıntı ve endişe duymadan yaşamaktır.
Kant’a göre mutlu olmak bir saplantı olmamalı, iyi ve doğru insan olmaya çalışılmalıdır. Baltasar Gracian adlı bir başka filozof da bütün ölümlülerin mutluluk arayışında olmasından dolayı hiçbirinin mutlu kabul edilemeyeceğini söyler.

Mutluluğa Dair Yaklaşımlar

Psikoloji biliminin mutluluk kavramını incelemesi yeni değildir. Psikoloji, araştırmalarında mutluluk kavramına “Kişileri mutsuzluğa iten sebep nedir?” ve “ Mutsuzluğa neden olan sorunlarla nasıl başa çıkılabilir?” gibi sorularla yaklaşmaktadır. Oysaki asıl sorulması gereken şunlar olmalıdır: “Seni ne mutlu eder? Mutluluğu başkalarına aktarılabilir misin?”
Psikoloji bilimi mutluluğa ulaşmakla ilgili ipuçları vermektedir. Psikolojiyle uğraşan bilim insanları herkes için genel geçer bir çözüm olmadığını, birisi için mutlu edici bir durumun bir başkası için fazla bir şey ifade etmediğini, sosyal ilişkileri güçlü ve başarılı olanların mutlu hissettiğini söyler. Sosyal ilişkilerin başarı ve sağlamlığı arkadaşlık edilen kişilerin sayısıyla paralel değildir. Kişiler sahip oldukları arkadaşlarıyla doyurucu ilişkiler içindeyse genellikle mutludur. Mutlu insan manevi yönden güçlü, kendisiyle barışık insandır ve doğayla da iyi ilişkiler içindedir. Yaşamda bir amacı olan, amacı uğruna çaba harcayan, insanlığa yararlı olabilmeyi hedefleyen kişiler mutlu olduğunu ifade eder. Anlaşılmaktadır ki mutluluk durduk yerde gelmez. Mutluluk aranmalı, onun için çabalanmalı, ona yaklaşmak için adım atılmalı ve elde edilenlerin mutluluk parçaları kaybedilmemeye ve paylaşılmaya çalışılmalı. Kişiler güçlerinin yetmeyeceği, kontrol edemeyecekleri şeyleri talep etmemeli, mutluluğun dünyayı değiştirmekle değil, kendilerini değiştirmekle yakalanabileceğini anlamalıdır.

Mutluluk Bilimi

Mutluluk bir bilimdir ve pozitif bir psikolojidir. Pozitif psikolojinin geleneksel psikolojiden farkı yanlış ve eksik olanlara, olumsuzluğa değil olması amaçlananlara ve doğrulara odaklanmasıdır. Mutluluk bilimi ya da pozitif psikoloji kişilerin zayıf olan yanları yerine güçlü olan yanlarına yoğunlaşır ve daha fazla çaba harcamaya yönlendirir. Böylece kişiler kendileri için daha iyi olan durumlara ulaşmak için motive edilir. Günümüzde “pozitif psikoloji” ders olarak üniversitelerde okutulmakta, mutluluk bilimi ve sosyal alanlarda başarılı olmak öğretilmektedir.

Pozitif Psikolojinin Ortaya Çıkışı

Dr. Martin Seligman ve Mihaly Csikszentmihalyi pozitif psikoloji biliminin öncüleridir. Mutluluk bilimi 1990’ lı yıllarda resmileşmiş ve pozitif psikoloji kapsamına alınmıştır. Pozitif psikoloji ve öğrenilmiş iyimserlik kavramlarını ilk defa ortaya atan kişi Pennsylvania Üniversitesinde psikoloji alanında profesör olan Martin Seligman’dır. M.Seligman ve arkadaşları psikolojide yeni bir anlayışın temellerini atmıştır. M. Seligman’a göre kişileri mutlu eden olguların araştırılması iyimserliği yükseltir, esnekliği artırır, edinilen pratikler daha mutlu daha hareketli bir yaşam sürmeyi destekler. Kişiler genlerini değiştiremeseler de zamanla kendilerini değiştirebilir ve mutluluk düzeylerini yükseltebilir. 2000’li yıllarda birçok Türk bilim insanı ve akademisyen pozitif psikoloji akımını benimsemiştir. Bu akım insanların çoğunun mutlu olduğunu, mutsuzluğun yanlış tanım ve beklentilerden kaynaklandığını kabul eder. Mutluluk anlık keyiflerle karıştırılmamalı, geniş zaman dilimlerine yayılmış olduğu bilinmelidir. Bugünkü bilgilere göre mutluluk insan vücudunda üretilen, ruh halini etkileyen serotonin, dopamin, endorfin, oksitosin gibi bazı hormonların miktarına da bağlıdır ama yine de mutluluk doyumlu, iyi bir yaşam sürmekle paraleldir ve bütün bunlar öğrenilebilir.

Kaynakça:
https://uskudar.edu.tr

Düşünbil Portal

Anasayfa

Yazar: Müşerref Özdaş

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :