Kahvaltı Atlamanın Zararlı Etkileri

Kahvaltının günün en önemli öğünü olduğunu bilmeyen yok gibidir. Kahvaltı, diğer öğünlere göre daha önemli ve daha sağlıklıdır. Alınan kaloriyi azaltmak ve zayıf olma hayallerini yerine getirmek amacıyla, birçok insan kahvaltıyı atlama eğilimindedir. Peki, kahvaltı yapmadan güne başlamak neden kötüdür? Kahvaltıyı atlamanın etkileri nelerdir? Bu makale kahvaltının detaylı bir incelemesini içermekte ve atlanmasının gerçekten sağlığa zarar verip vermediğine dikkat çekmektedir.

Kahvaltı Atlamanın Etkileri

Kahvaltıyı atlamanın tahmin edilemeyecek birçok etkisi bulunmaktadır. Bu etkiler aşağıdadır:
Kalp için kötüdür: Bazı kişiler kalori alımını azaltmaya çalışmakta, bazıları sabah koşuşturması sırasında çok meşgul olduğunu, bazıları ise acıkmadığını söylemektedir. Ancak yapılan araştırmalar ezici bir şekilde iyi bir kahvaltı yapmanın sağlıklı bir yaşam tarzının önemli bir parçası olduğunu göstermektedir. Araştırmalar kahvaltıyı atlayan erkeklerin, kahvaltı yapanlara kıyasla kalp krizi geçirme olasılıklarının % 27 daha fazla olduğunu ortaya çıkarmıştır. Doğrudan bir nedeni belirlemese de araştırmacılar daha uzun süre aç kalma durumda stresin artmasından ve vücudun daha fazla çalışmasını sağlayarak metabolik değişikliklere neden olduğundan şüphelenmektedir. Araştırmaya liderlik eden doktorlar risk oranının çok endişe verici olmadığını fakat aynı zamanda sağlıklı bir kahvaltının tadını çıkarmanın kalp krizi riskini azaltabileceği söylemektedir. Kahvaltıdan kaçınan kişilerin hipertansiyona karşı duyarlılıklarının arttığı ve arterlerinin tıkanabildiği de bilinmektedir.
Kortizol seviyelerini artırır: Kaliforniya Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından yapılan bir 2014 araştırması, kahvaltıyı atlayan kadınlarda gün boyunca yapılan çeşitli testler kahvaltı yapan kadınlardan daha yüksek kortizol seviyelerine sahip olduğunu ve tansiyon değerlerinin yüksek bulunduğunu göstermiştir. Dahası, her iki gruptaki kadınlar, gerçek kortizol seviyelerine bakılmaksızın, benzer miktarlarda kronik stres bildirmiştir. Araştırmacılar kahvaltıyı atlamanın ve kronik stres yaşama kombinasyonunun kardiyometabolik sendrom riskini artırabileceğine inanmaktadır.
Kronik inflamasyon gelişebilir: Almanya’da 2017 yılında yapılan küçük bir çalışmada araştırmacılar, 17 sağlıklı yetişkinden üç gün boyunca kan örnekleri almıştır. Bir gün kahvaltıyı atlanmış; diğerinde, akşam yemeğini atlanmış ve bir diğerinde üç öğün normal yemek yenilmiştir. Örnekler karşılaştırıldıktan sonra, araştırmacılar kahvaltıyı atlayan kişilerin daha yüksek glikoz konsantrasyonlarına sahip olduğunu ve yağ oksidasyonunun arttığını, yani vücutların daha fazla depolanmış yağları parçaladığını bulmuştur. Çalışma, kahvaltıyı atlayan insanların metabolik esneklik geliştirebileceğini, yani vücutlarının yakıt kaynaklarını glikozdan yağa değiştirmede zorluk yaşayabileceğini ve bunun tersi olabileceğini göstermektedir. Bu değişiklikler uzun vadede kronik inflamasyona neden olabilmekte ve potansiyel olarak tip 2 diyabet ve obezite risklerini artırmaktadır.
Tip 2 diyabet riskini artırır: Sabah öğününün atlanması bozulmuş glikoz toleransı ile bağlantılıdır ve bu da prediyabet ve diyabet gelişimi ile ilişkilidir. Harvard Üniversitesi Halk Sağlığı Okulunda yeme alışkanlıkları ve sağlık arasında bir ilişki bulmayı amaçlayan bir çalışma yapılmış, yaklaşık altı yıl boyunca süren çalışmaya 46,289 kadın katılmıştır. Çalışmanın sonuçları şaşırtıcı olmuştur. Sonuca göre, kahvaltıdan kaçınma alışkanlığı olan kadınlarda Tip 2 diyabet gelişme riski, günlük kahvaltılarını yapan kadınlardan daha fazla olmuştur. Daha da kötüsü, sabah kahvaltılarını atlayan çalışan kadınlarda Tip 2 diyabet gelişme şansı % 54 daha fazla olmuştur.
Daha fazla yeme isteği duyulur: Protein dolu bir başlangıç, gün boyunca iştahını yönetilmesine yardımcı olur. Çalışmalar, önemli miktarda protein (yaklaşık 20 gram) içeren bir kahvaltının günün geri kalanında beslenme seçimleri üzerinde bir etkisinin olduğunu göstermiştir. Diyet proteini iştahı bastırır ve öğünler arasındaki tokluğu sağlar, bu nedenle yüksek proteinli yiyeceklerle kahvaltı yapan insanlar, gün boyunca yüksek karbonhidratlı kahvaltı yapanlara kıyasla genel olarak daha az kalori tüketme eğilimindedir. Ancak, sabahları gerçekten açlık hissetmeyenlerin vücudunu dinlemesi sorun değildir. Böyle kişiler adamakıllı bir kahvaltı yerine fındık yağı veya şekersiz yoğurda eklenmiş bir parça meyve yemeyi tercih edebilir.
Kilo almaya neden olur: Kilo verebilmek için rejime girenler ve kahvaltıyı atlama alışkanlığında olanlar bir kez daha düşünmelidir. Kahvaltı yapmamanın olumsuz etkileri üzerine yapılan çalışmalara göre, sabah kahvaltısını atlayanlar zayıflama hedefinin aksine daha fazla kilo almıştır. Teorik olarak kahvaltı yapan insanların ideal vücut ağırlığı ve sağlıkla ilgili yaşam tarzı davranışlarını uygulama olasılıkları daha fazladır. Başka bir teori, kahvaltıyı atlayan kişilerin sonraki öğünlerde çok yeme eğiliminde olduğunu ve günün en hareketsiz saatlerinde çok kalorileri tükettiklerini belirtmektedir. Bazı hastalar bir oturuşta üç öğünden daha fazla kalori aldıklarını fark etmediklerini ifade etmektedir. Kahvaltıyı atlamak, şekerli ve yağlı yiyecekler için isteği artırmaktadır. Üstelik bu kişilerde açlık sancıları oldukça yoğun olacağından, gün boyunca karşılaşılan her şeyi yiyeceklerdir. Açlık seviyesi ne kadar yüksek olursa, o kadar fazla yiyecek alımı olacaktır. Bu bazen önerilen günlük kalori alımını aşmaktadır. Sürekli kahvaltıyı atlama alışkanlığı nihayet kilo vermeye değil kilo alımına neden olacaktır.
Kanser riskini artırır: Kahvaltının atlanması, gün boyunca yiyeceklere karşı aşırı düşkünlüğe neden olur. Bu da şişmanlığın yaygınlaşmasının artmasının önünü açar. Bir kanser araştırmasına göre fazla kilolu veya obez kişilerde kanser gelişim riskinin arttığı tespit edilmiştir.
Nefesin kokmasına neden olur: Kahvaltı etmek tükürük üretimini uyarır ve dildeki bakterileri temizler, böylece sabah nefesini daha tolere edilebilir hale gelir. Kahvaltının atlanması koku yapan bakterilerin ağızda çoğalmaya devam etmesini sağlar. Taze meyve ve bir bardak su, bakterileri yıkamak için en etkili kahvaltıdır.
Ruh halini ve enerji düzeyini olumsuz etkiler: İngiltere’de 1999’da yapılan bir araştırmaya göre, kahvaltı yapmaktan kaçınmak enerji ve ruh hali üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. İngiliz araştırma ekibi bir gece boyunca aç kalan 144 sağlıklı insan üzerinde bir çalışma yapmıştır. Grup üçe ayrılmış, bir gruba sağlıklı, orta derecede bir kahvaltı, ikinci gruba sadece kahve verilmiş, üçüncü gruba kahvaltı verilmemiştir. Gruplar daha sonra birkaç saat izlenmiş, kahvaltı yapmayan gruptaki kişilerin en zayıf hafıza becerileri ve en yüksek yorgunluk seviyeleri sergilediği, diğer iki grup arasında anlamlı farkın olmadığı görülmüştür. Buradan kahvaltı yapmaktan kaçınmak, enerji seviyesini düşürür ve hafızayı olumsuz yönde etkiler şeklinde bir sonuç çıkarılabilir.
Açlık başa vurabilir: Aç olanlar daha kolay sinirlenmeye de meyillidir ve sabah yemeğinden kaçınmak kişiyi huysuzlaştırabilir. İngiltere’den yapılan bir çalışma, kahvaltıda bir şeyler yiyen erkeklerin test seansının başlangıcında daha olumlu bir ruh haline sahip olduğunu ve daha sonra kahvaltıda hiçbir şey yemeyenlerden daha sakin olduklarını göstermiştir. Öğün atlamanın yol açtığı kan şekeri düşüşü ruh halini daha da kötüleştirir, yorgunluk ve baş ağrısının yanı sıra sinirliliğe neden olur. Nörotransmitterler olarak da bilinen serotonin ve dopamin, beyinde duygu ve ruh halini düzenlemek için üretilen kimyasallardır. Gıda alımı ile beyin tarafından üretilen nörotransmiterlerin dengesi arasında bir bağlantı vardır. Öğün atlamak vücuda stres uygular, dopamin ve serotonin stres düzeylerini etkiler. Düzenli olarak yemek mutluluk duygularını destekler.
Bilişsel işleyişi etkiler: Kahvaltı yapmamak, beyin sağlığı üzerinde etkilidir. Beyin glikozla çalıştığı için, uzun açlık durumunda kan şekerinin düşmesi bilişsel işlevi etkiler. Araştırmalar okul çocuklarının kahvaltı yaptıklarında okulda uygulanan testlerde daha iyi olduklarını göstermiştir. Alınan karbonhidratlar glikoza dönüştürüldüğü için bilişsel odaklanma ve hafızayı optimize etmek için kahvaltıda doğru miktarda karbonhidrat almak önemlidir. Ancak şekerli hamur işlerine yerine kepekli tahıllar gibi karmaşık karbonhidratlar, yumurta gibi proteinler ve avokado gibi sağlıklı yağlar seçilmelidir.
Migrene neden olabilir: Hipoglisemi, düşük kan şekeri seviyelerini belirtmek için kullanılan tıbbi bir terimdir. Öğün atlamak, şeker seviyelerinde büyük bir düşüşü, buna karşılık, düşük glikoz seviyelerini telafi edebilecek hormonların salınmasını tetikler. Bu, diğer taraftan, migren ve baş ağrılarını tetikleyen, kan basıncının düzeylerini artırır. Atlanan kahvaltı yaklaşık 12 saat açlıktan sonra günün ilk yemeği olduğu için migren oluşma olasılığı yüksektir. Baş ağrısından uzak kalmak isteyenler kahvaltı yapmalıdır.
Saç dökülmesini tetikler: Kahvaltıyı atlamanın en önemli yan etkilerinden biri de saç dökülmesidir. Tehlikeli derecede düşük protein içeren bir öğün, keratin seviyelerini etkileyerek saç büyümesini önler ve saç dökülmesini tetikler. Özetle, kahvaltı herhangi bir günün en iyi öğünüdür ve saç köklerinin büyümesini desteklemede büyük rol oynar. Sıfır saç dökülmesi ve gür saçlara özlem duyanlar protein açısından zengin bir kahvaltıyla kendini şımartmalıdır.
Metabolizmayı etkiler: Günün ilk öğünü vücudun metabolik süreçleri üzerinde etkilidir. Kahvaltı yüksek lif ve protein de dahil olmak üzere günlük enerjinin yüzde 25’ini vermelidir. Öğün atlandığında, vücut yakıt tasarrufu için hızlı çalışmayı bırakır. Vücut kalori kısıtlamasını telafi etmek için bazal metabolizma hızını yavaşlatır. Ayrıca, sabahları metabolizma yavaşlamış durumdadır. Uzun süre aç kalmak vücudun kalori yakma isteğini azaltır ve kaybolan yağ dokusu miktarını etkiler. Metabolizmada bir sıçrama olması için kahvaltıya ihtiyaç vardır. Vücut yaklaşık 12 saat dinlendikten sonra günün ilk öğünü kahvaltıdır. Kahvaltının önemi üzerine yapılan çeşitli çalışmalara göre, bu öğünü atlamayanların istirahat metabolizması daha yüksek seviyede olmaktadır.
Adet dönemlerini kötüleştirir: Hanımların her sabah kahvaltı yapmak için zaman ayırması kendi yararınadır. Japon araştırmacılar tarafından yürütülen bir 2009 yılı çalışması, 315 üniversite öğrencisinin yeme alışkanlıklarını analiz etmiştir. Kahvaltı yapmayan öğrencilerin genel sağlığının zayıf olduğu, ağrılı adet kramplarının ve düzensiz adet görme oranlarının arttığı gözlenmiştir.
Akşamdan kalmaların durumu kötüleşir: Bir önceki gece alkol tüketiminin fazla olması sorun değildir. Akşamdan kalmış olma durumunun giderilmesi için besleyici bir kahvaltı yapılmalıdır. Demir, folat ve diğer mineraller ve vitaminler bakımından zengin sağlıklı bir kahvaltı vücudun kaybolan besinleri telafi etmesine yardımcı olur, enerji seviyesini yükseltir. Ancak şunu unutmamak gerekir ki kahvaltıyı atlamak şeker seviyelerini düşürerek akşamdan kalmışlığı kötüleştirir, baş ağrısı ve mide bulantısını davet eder. Akşamdan kalmışlığınızın üstesinden gelmek için sağlıklı bir kahvaltı yapılmalıdır.
Sabahları acıkanlar ve kahvaltıyı sevenler buna devam etmelidir. Protein bakımından zengin bir kahvaltı en iyisidir. Kahvaltı yapmayanlar, aceleyle güne başlayanlar yukarıda belirtilen etkilerden herhangi birini yaşayabilir. Hissedilen olumsuz etkiler, bir kişiyi kahvaltı etmeye başlamak için ikna edecek kadar iyidir.

Kaynakça:
https://www.stylecraze.com
https://www.healthline.com
https://www.medikaynak.com

Yazar: Müşerref Özdaş

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :