Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Plazma Tedavisi Nedir? Saç Dökülmesi Tedavisine Nasıl Yardımcı Olur?

0 19

Androgenetik alopesi veya AGA, hem erkekler hem de kadınlar arasında saç dökülmesinin en yaygın nedenidir ve kadınların % 40’ını ve erkeklerin % 70’ini etkiler. Gözle görülür şekilde, azalmış saç yoğunluğu, saç tellerinin incelmesi, yavaş uzaması, kalın terminal kılların ince vellus kıllarına geçişi, hafifçe çekilse de kolay ele gelmesi ya da kolay dökülmesi ile karakterizedir. Bu değişiklikler genellikle karakteristik, cinsiyete özgü bir düzende ortaya çıkar. Erkeklerde saç tellerinin karakterini kaybetmesi sonucu zamanla rengi açılır, kolay uzamayan ince kıllara dönüşür. Nihayetinde kafa derisi saçsız kalır, parlak deri görünür, kellik oluşur. Kadınlarda AGA biraz daha farklıdır. Ya kafanın her yerinde ya da tepe kısmında saçlar incelir ve seyrekleşir ama kellik oluşmaz.
AGA (erkek tipi saç dökülmesi), yaşam kalitesini etkileyen olumsuz sosyal etkiler ve psikolojik durumlarla ilişkilendirilmiştir. Birçok erkek ve kadın ani saç dökülmesi veya seyrekleşmiş saçlarla mücadele etmek için doktorlara başvurur. Geçmişte doktorlar ilaç reçete ederek veya saç ekimi prosedürü uygulayarak saç dökülmesini durdurabilmiş veya tersine çevirebilmişlerdir. Yine de bu seçeneklerin çoğu, cinsel işlev bozukluğu, kaşıntılı bir kafa derisi veya uzun bir iyileşme dönemi gibi olumsuz yan etkilerle birlikte gelir. AGA için sınırlı etkili tedaviler nedeniyle, trombosit açısından zengin plazma veya PRP etkili bir alternatif tedavi haline gelmiştir. PRP, saç dökülmesi olan erkekler ve kadınlar için tamamen doğal, mükemmel bir tedavi seçeneğidir, çünkü saç sayısını, saç kalınlığını ve saç döngüsünün büyüme evresini artıran etkinliğini gösteren araştırmalar yapılmıştır ve son birkaç yıldır tedavi dünya çapında popülerlik kazanmıştır. Bu makalede PRP’nin ne olduğundan, kimler için en uygun olduğundan ve bilinmesi gereken risklerden bahsedilecektir.

PRP Nedir?

PRP tedavi plazmanın kandan alınarak saç büyümesini teşvik etmesi için kafa derisi içine enjekte edilmesini içerir. PRP, yeniden saç çıkmasına katkıda bulunan çok sayıda büyüme faktörü ile trombosit (platelet) içeren plazma içerir. Kısacası PRP, kandan elde edilen, plazma ve trombosit (kan pulcukları) bakımından zengin bir üründür.
Plazmadaki büyüme faktörleri kıl folikülündeki reseptörlerine bağlanır ve kıl folikülünün büyüme fazını aktive etmeye yardımcı olur. Trombosit açısından zengin plazmanın kıl folikülünde birden fazla etkisi vardır, bu da saç döngüsünde değişikliklere ve saç büyümesinde iyileşmeye yol açar. 2000’li yılların başından bu yana, PRP, yara iyileştirici özellikleri nedeniyle nöroşirürji, ortopedi ve maksillofasiyel cerrahi gibi tıbbi uzmanlık alanlarında başarıyla kullanılmaktadır. PRP hala özellikle sporcuların eklemle ilgili yaralanmalarının iyileşmesine yardımcı olmak için sıklıkla kullanılmaktadır ancak dermatologların tedaviyi kullanmaya başlaması nispeten daha yenidir. PRP, son yıllarda saç büyümesini teşvik etmek için yenilikçi bir yol olarak ilgi görmüştür.

PRP Tedavisi Nasıl Yapılır?

Plazma özel koşullarda kandan alınıp izole edilir ve yoğunlaştırılarak plateletler bakımından zenginleştirilen bir bileşen elde edilir. İşte bu bileşen PRP’dir. Büyüme faktörleri, bir anlamda cilt hücrelerinin işlev görmesi için sinyal veren haberci rolünü oynar. Büyüme faktörler saç foliküllerini uyarır ve yeni saç çıkmasını uyarmaya yardımcı olur.
Süreç şöyle işler:
Her tedavi için maksimum plazma miktarının toplanmasını sağlamak için enjeksiyondan 24 saat önce hidrasyon da gereklidir. PRP seansı sırasında, bir teknisyen genellikle hastanın kolundan kan alır. Kanın plazması plateletler (ya da trombositler), büyüme faktörleri ile proteinler bakımından zengindir. Kan tüpü, kırmızı kan hücrelerini plazmadan ayırmak için kan tüpü 10 ila 15 dakika boyunca bir santrifüjde döndürülür, daha sonra PRP ayrılır ve hazırlanır. Elde edilen ve trombositler bakımından zengin plazma saç dökülmesinden etkilenen kafa derisindeki bölgelere enjekte edilir. Genellikle PRP seansı başına yaklaşık 15 ila 20 enjeksiyon yapılır. Acı verici görünse de endişe de iyi tolere edilir. Anesteziye gerek duyulmaz, insanlar sadece biraz gerginlik ve rahatsızlık hissederler ve işlem hemen hemen 30 dakika içinde biter.
PRP hemen sonuç vermez, bu nedenle bir gecede saçla dolu bir baş görmek beklenmemelidir. Muhtemelen üç aylık seansın ardından dört ila altı ay sonra bir randevuya ve sonrasında yıllık bakım seanslarına ihtiyaç olacaktır. Tedavi planının kesin programı saç dökülmesinin miktarına, yaşa, hormonlara ve genetik yapı dahil olmak üzere birkaç faktöre bağlı olacaktır. Muhtemelen üçüncü ve dördüncü randevudan önce yeniden saç büyümesi görülmeye başlanacaktır.
PRP saç dökülmesine neden olabilecek tüm faktörleri ele almak için hem topikal hem de oral diğer tedavilerle birlikte en iyi şekilde çalışır. Ayrıca morarma riskini azaltmak ve trombositlerin etkilenmemesini sağlamak için tedaviden iki hafta önce NSAID’lerden (Non-steroidal anti-inflamatuar ilaçlar), kan sulandırıcılardan ve bitkisel takviyelerden (sarımsak, ginko, E vitamini gibi) kaçınılması önerilir.

PRP Tedavisiyle İlgili Riskler

Kan alımı ve enjeksiyon korkutucu gelebilir ancak çoğunlukla, PRP ile ilişkili gerçek bir risk yoktur. çoğu hastaya uyuşturma yapılmadan ve herhangi bir rahatsızlık vermeden enjeksiyon yapılır. Ancak ağrıyı en aza indirmek için soğuk hava veya buz paketleri kullanılabilir. Herhangi bir rahatsızlık durumunda, işlemden sonra Tylenol (asetaminofen) gibi bir ağrı kesici ve ateş düşürücü de önerilir. Morarma meydana gelebilir ancak genellikle bir veya iki hafta içinde düzelir. Tedaviden 48 saat önce ve sonra saçlar boyanmamalı, fönleme gibi işlemler yapılmamalıdır ama ılık bir duş önerilir çünkü sıcaklık kafa derisi boyunca kan akışını ve dolaşımını artırır.

PRP Tedavisi Kimlere Yardımcı Olabilir?

Saç dökülmesi yaşayan herkes aslında PRP tedavileri için iyi bir adaydır ancak erken saç dökülmesi olanlar en iyi yanıt verme eğilimindedir. En iyi sonuçlar için tutarlılık önemlidir. Tedaviler genellikle ilk üç ila dört ay boyunca ayda bir kez ve daha sonra her bir hastanın yanıtı ve sonuçlarına bağlı olarak her üç ila altı ayda bir yapılır. Bu protokolün ardından, beklenen sonuçlar ilk olarak iki ila üç ay içinde görülebilir. Genel fikir birliği, her üç ila altı ayda bir uzun vadeli olarak tedavi almanın, saç dökülmesini durdurmaya ve yeniden saç çıkması ile ilişkili kök hücreleri uyarmaya devam etmek için en uygunu olduğu yönündedir.
PRP hem erkek hem de kadınlara, özellikle erkekler arasında erkek tipi kellik olarak bilinen ve kadınlar arasında başın her yerinde seyrek saçlara yol açan androjenetik alopesi olanlara yardım etmektedir.
PRP’den yararlanabilecek bazı kişiler aşağıdadır:
*Saçsız (kel) erkekler
*Menopoz sonucu saç dökülmesi veya saç incelmesi yaşayan kadınlar
*Son beş yıl içinde saç kaybetmeye başlayan insanlar (Bundan daha uzun süre geçerse saç folikülleri büyük olasılıkla o kadar küçülecek ve zayıflayacaktır ki, büyümeyi teşvik etmek bir fark yaratmayacaktır.)
PRP saç dökülmesini ve kaybını tedavi etmek için çok yönlü bir programın parçası olmalıdır. Dermatologlar menopoz sonrasında olanlara saçların yeniden büyümesini teşvik etmek için bazı ilaçlar reçete edebilir.
Aşağıdakiler gibi PRP’nin uygun olmayabileceği bazı gruplar da vardır:
*Hipotiroidizm veya hipertiroidi gibi tiroid hastalıkları veya lupus gibi hastalıkları olanlar (tiroid sorunları olan kişiler iyi aday değildir çünkü saç dökülmesi sadece hastalığın değil ilacın da bir sonucu olabilir. Bu durumlarda, saç dökülmesi büyük olasılıkla PRP sonra bile devam edecektir.)
*Kanama bozuklukları, pıhtılaşma bozuklukları, kan sulandırıcı kullananlar veya hepatit öyküsü olanlar (bu koşullar trombositlerin kalitesini etkileyebilir.)
*Cilt kanseri veya kafa derisinde aktif bir enfeksiyon olanlar (PRP büyümeyi teşvik ettiğinden, önceden mevcut bir durum varsa alevlendirebilir.)

PRP Kullanmanın Olası Dezavantajları Nelerdir?

Genel olarak, PRP güvenli ve etkilidir. Hastaların kendi kanı enjekte edilir. Bu nedenle güvenli ve etkindir. Onu özel kılan da budur. Hastalar ilk seçenek olarak PRP’yi düşünmemelidir çünkü ilk etapta saç dökülmesine neden olan sebepleri ele almaz. Saçın büyümesini sağlamak için büyüme faktörleri verilir ancak hormonal veya genetik yatkınlık sorununu çözmez. Uzman bir dermatolog tıbbi tedavilere ek olarak PRP tedavisi yürütebilir. Sonuçları görmek birkaç ay sürer ve pahalı olabilir, örneğin tedavi başına 1,500 dolara mal olabilir. Her tedavinin maliyeti yaşanılan ülkeye, bölgeye bağlı olarak değişebilir. Sonuçları görmek için ilk yıl yaklaşık dört işlem gerekebilir. PRP tedavisi artık doktor ofisleriyle sınırlı değildir ama rasgele merkezlerde yaptırılmamalı, konusunda uzman kişilere ulaşılmalıdır. Tedaviyi uygulayanlar yaptığı iş konusunda özensiz olursa ve FDA onaylı tüpler kullanılmıyorsa veya enjekte edilen sadece kan değilse PRP tehlikeli olabilir.
Genel olarak erkek ve kadın hastalar AGA’da PRP enjeksiyonlarından saçların yeniden çıkması, saç yoğunluğunun artması ve yaşam kalitesinin artması açısından olumlu sonuçlar almaktadır ancak PRP’nin neler yapabileceği konusunda gerçekçi beklentilere sahip olmak önemlidir. Bir hasta altmış yaşlarındaysa ve yirmili yaşlarında olduğu gibi saç istiyorsa, bu gerçekçi değildir. Mükemmellik olması değil gelişme veya ilerleme aranmalıdır. Birçok prospektif ve randomize kontrollü çalışma, üç ila altı aylık tedavide fayda görüldüğünü gösterirken, saç yoğunluğunda zirveye ne zaman ulaşıldığı, tedavinin ne kadar sürdüğü ve kısa vadede tedaviye ne sıklıkta devam edilmesi gerektiği belirsizdir. Bu soruları inceleyen uzun vadeli, kontrollü çalışmalar, klinisyenlerin standart tedavi protokollerinin oluşturulmasında yardımcı olabilir.

Kaynakça:

https://health.usnews.com
https://www.allure.com
https://www.everydayhealth.com

Yazar: Müşerref Özdaş

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.