Saçın İlginç Özellikleri

Boyattığımız, kestirdiğimiz, farklı şekil ve modelde yaptığımız saçlarımızın telleri arasında çok değişik fiziksel etkileşimler ve kuvvetler vardır. Bu etkileşimler saçın şekillenme özelliğini belirliyor. Bu karmaşık etkileşimlerin matematiksel modellemelerini yapan bilim insanları, saç tellerinin davranışlarına göre saçla ilgili bir bütün olarak çeşitli istatistiksel çıkarımlarda bulunabiliyor ve bu modellemeler sonucu istenilen saç modelini oluşturabiliyor.

Karmaşık Bir Sistem Olarak Saçlar
Birbirine bağlı değişkenlerden oluşan, bir bütün olarak bir ya da birden fazla özellik gösteren sistemlere karmaşık sistem denir. Karmaşık sistemler diğer taraftan her bir tekil olguların özellikleri ile anlaşılamayan bir düzendedir. Canlılardaki göz, anten, ağız, mide, ayak gibi karmaşık organlar, aynı zamanda karmaşık sistemlerdir. Bu sistemler, temel bir takım ortak özellikler sergiler. Saçlar da bu karmaşık olan ve çözümlenmesi kolay olmayan sistemlerden biridir. Karmaşık sistemin işlev görmesi için tek bir parçanın işlerlik göstermesi yeterli olmaz. Tüm parçaların uyumu ve karşılıklı etkileşiminin gerektirdiği biçimde, aynı anda ve kusursuz biçimde görevini yapmak zorundadır.

Sistemin olabildiğince soyut olan matematiksel bir modelini kurmak, bilim adamlarının karmaşık sistemi çözümlemedeki ilk adımıdır. Bundan sonra bu basit modeli matematiksel olarak çözümleyerek ya da simülasyonlar yaparak gerçeğe en yakın olan kısıtlı istatistiksel sonuçlar çıkarır. Bu şekilde sistem ile ilgili istatistiksel çıkarımlarda bulunabilir. Güncel matematiksel yöntemler ve bilgisayar işlem desteği karmaşık sistemlerin model haline gelebilmesine olanak sağlar.

Saç Tellerinin Fiziksel Özellikleri

Esneklik: Saç telinin en sık maruz kaldığı ve dayanım gerektiren mekanik zorlanmadır. Bir diğer ifade ile tarama travmasına bağlı gerilmelerdir. Saçın elastik özellikler bulundurması gerekir. Bu özelliği sayesinde saç şekli değişebilir ve zaman geçince hiç zarar görmeden eski özgün halini alabilir. Saçın esnemesi,kıvrılması ve değişmesinde etkili olan etmen korteksin yapısında bulunan uzun ve keratin yapıda olan iplikçiklerdir. Saç kılı ıslatıldığı zaman uzunluğu yaklaşık %50 oranında artabilir ve kıl bu esnada hiç zarar görmez. Ancak daha çok gerilim uygulanırsa saçlar kırılabilir. Saça perma yaptırma, rengini açma ya da boyama gibi kalıcı etkileri olan kimyasal uygulamalar, kıl yapısında bulunan kimyasal maddelerle etkileşen ışık kaynakları yüzünden kortekse hasar verir ve saçlar esnek yapısını kaybeder. Esnekliğini yitiren saçlar ise kolay kolay kıvrılmaz.

Statik elektrik: Kuru ya da sıcak havalarda saç kıllarının statik elektriklenme sonucu birbirini itmesinden dolayı saçın kabarması söz konusu olur. Bu durumun önüne geçmek için nemlendirici ve şampuan yapısına konan katkı maddeleri ile elektriklenmenin azalmasına ve yüzeyinin düzgün olmasına özen gösterilir.

Saç Tellerinin Etkileşimleri

İnsan bedeninde toplamda yaklaşık olarak 5 milyon kıl var. Bu kılların ortalama olarak 100 ila 150 bin kadarı saç kılını oluşturur. Her bir saç telinin diğer teller ile yaklaşık 10.000 farklı etkileşimde bulunması söz konusudur. Sürekli birbirleri ile temasta olan saç telleri sürtünme kuvvetleri ve statik elektriklenmeler oluşturuyor. Saç telleri arasında bulunan bu karmaşık etkileşimlerin en bariz nedenlerinden biri saç teli yüzeyinin özellikleridir. Her birinin yüzeyi zannedildiği gibi pürüzsüz bir yapıda değil, aksine girinti ve çıkıntılar, üst üste dizilmiş halde olan minicik pulcuklar ile kaplıdır. Bu pullu yüzeyler, saç teli yapısında yöne bağlı değişkenlik gösteren sürtünme kuvvetinin meydana gelmesine neden oluyor. Oluşan bu sürtünme kuvvetinin boyutu da pulcukların ve hareketin yönüne bağlı değişkenlik gösterir.

Saçlarımız tribo-elektrik özellik (dokunma ile elektriklenme özelliği) göstermektedir. Saç telleri birbirlerine dokunarak ayrıldıkları zaman elektriksel olarak yüklenmektedir. Tellerden bir tanesi pozitif yükle diğeri de pozitif yüke eşit bir değerde negatif yükle yüklenir. Oluşturulan yüklerin güçleri ve etkileşim hızı, yüzeyin pürüzüne, sıcaklığa, gerilmeye ve kıllarının diğer özelliklerine bağlıdır. Kıl yüzeyinde bulunan pulcuklar sebebi ile bazen saç telleri birbirine geçerek düğümlenir. Bazılarının arasına hava molekülleri sıkışır, bazen de doğal yağ tabakası ile birlikte saç kılları yapışkan bir yüzeysel gerilimin etkisine girer.

Saç kılları arasında meydana gelen etkileşimler saçın ıslak ya da kuru olmasına bağlı olarak da değişiklik göstermektedir. Saç kuru bir hal alınca ya da ortamın nemi azalınca, saçın her bir teli, yapısında yer alan protein zincirlerine bağlı, kıvrılarak belli bir şekle bürünür. Saçın taranması sırasında ıslak ve düz olanlarda, kuru ve düz olanlara oranla daha fazla sürtünme kuvveti oluşur. Bu tespit, kırılma ya da kopma durumları için saçların ıslak haldeyken taranmaması gerektiği sonucunu doğurmuştur.

Saç telleri arasında ki elektrik öncelikle kuru saçı etkiliyor. Bunun nedeni iyonların kuru olan saçlar boyunca ilerlemesinin zor olmasıdır. Bu özellik ıslak olan saçta tersine bir etki gösteriyor. Çünkü ıslak olan saçtaki su iletken görevi görmektedir. Statik elektrik, saç tellerinin hem aralarında itme kuvveti oluşmasına hem de kafa derisinden uzaklaşmasına sebep olduğu için saçın doğru şekillenmesini de zorlaştırıyor. Saçlar arasında meydana gelen sürtünme kuvvetini azaltarak, saçları soğuk olan bir ortamda tarayarak ya da saçın nemini artırarak saç telleri arasında oluşan statik elektrik oluşumu azaltılabilir.

Kaynakça:
http://www.newscientist.com/article/mg21528832.000-big-bangs-theory-unlocking-thesecrets-of-great-hair.html

Yazar: Taner Tunç

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :