Tür içi varyasyonların birçok çeşiti vardır. Şimdiye kadar sadece mutasyon ve özellikle de rekombinasyon sonucunda bir tek demenin bireyleri arasında oluşabilecek mutasyon çeşitleri biliniyordu ve ister neredeyse fark edilemez tedrici farklılıkları ister belirgin polimorfik kesiklikleri kapsasın, varyasyonların biyolojik olarak çok önemli olduklarını biliniyordu. Sıklıkla coğrafi dağılışla ilişkili olan bu varyasyon, bir türün demeleri arasındaki varyasyondur. Genellikle aralarındaki farklılıklar az olan aynı türün komşu demeleri arasında çok fazla gen akışı vardır. Dolayısıyla, bir demede A ve a alellerinin frekansları 0,9 ve 0,1 iken komşu bir demede 0.89 ve 0.11 olabilir. Fakat iki deme coğrafi olarak birbirinden uzak olduklarında aralarındaki doğrudan gen akışı olma şansı daha düşük olacak ve buna bağlı olarak aralarındaki farklılık daha belirgin olacaktır.
Örneğin, Plimot Kontluğu (Massachusetts), Kravfor Konduğu- Pensilvanya ve Ronake Kontluğu-Virjinya’nın her birinden 500 geyik faresi örneği toplasak, üç popülasyonu kolayca ayırt etmemizi sağlayacak çok sayıda farklılık buluruz. Massacuset ya da Pensilvanya’da birbirlerine yakın üç bölgedeki populasyonlar arasındakine göre daha kolaylıkla buluruz. Bu coğrafi varyasyonların bazıları, genetik sürüklenme gibi şans olaylarını ya da bir demede oluşmuş ve tüm demeler için uygun ancak henüz o demelere yayılmamış bir mutasyonu yansıtabilir. Fakat, olasılıkla coğrafik varyasyonların çoğu, her birinin özgül yayılışlarına bağlı çevresel koşullar arasındaki farklılıkların sonucu olarak popülasyon üzerinde işleyen seçilim baskıları arasındaki farklılıkları yansıtır. Bir türün yayılış alanı, türün bireylerinin normal işlevleri sırasında yaşadıkları ya da dolaştıkları coğrafi alandır. Böyle bir alan tüm bir kıtayı kapsayabilir, oysa bir hayvan bireyi genellikle bu alanın sadece sınırlı bir bölgesini işgal eder. Aksine, bir türün habitatı tüm bireylerinin yaşadığı yerdir. Genel olarak göller, çayırlıklar, ormanlar ya da sadece bodur meşe ağaçlarının içi ya da üzeri gibi. Başka bir deyişle, çoğu coğrafi varyasyonlar uyumsaldır. Her bir lokal popülasyon ya da deme, türün yayılış alanının kendilerine has küçük bir bölümünün çevresel koşullarına özgü uyumları geliştirme eğilimindedir. Böylesi coğrafi varyasyonlar, çok sayıda hayvan ve bitki türünde görülür. Çevresel koşullar, coğrafi olarak sıklıkla az ya da çok düzenli bir şekilde değişir. Enlem ya da dağlarda yüksekliğe bağlı olarak sıcaklıkta değişimler ya da Birleşik Devletler’in batısında birçok bölgede, boylama bağlı olarak yağışta değişimler ya da enlem ve boylama bağlı olarak tapoğrafyada değişimler görülür. Bu tür derecelenmelerin görüldüğü alanlarda yaşayan bitki ve hayvan türlerinde, genellikle çevresel derecelenmelere paralel olarak genetik derecelenmeler, alel frekanslarının derecelenmesi görülür.
Çoğu türler, birçok karakter bakımından kuzey-güney derecelenmesi gösterir, yine farklı karakterlerde doğu-batı derecelenmeleri ve yükseklik derecelenmeleri de görülür.
Bir türün bir karakteri coğrafya ile ilişkili göreceli bir varyasyon gösteriyorsa bu varyasyon klip (dine) olarak adlandırılır. Örneğin, çok sayıda memeli ve kuş, ortalama vücut büyüklüğü açısından kuzey güney klinleri gösterir. Kuşların ve memelilerin, kutuplara doğru gidildikçe iklimin soğuk olması nedeniyle vücut büyüklüğü artarken ekvatora doğru iklimin sıcak olmasına paralel olarak azalır. Aynı şekilde birçok memeli türü, kuyruk ve kulak gibi üyelerin büyüklüğünde kuzey-güney klinleri gösterir. Bu organlar kutba yakın demelerde daha küçüktür.
Yayılış alanı geniş olan bir türün klinal olarak değişen birçok karakteri vardır. Fakat birçok klip sıklıkla yön, yerleşim ve belirginlik açısından birbiriyle uyumlu değildir; bir karakter kuzey-güney yönünde klinal varyasyon gösterirken diğer biri doğu-batı, başka biri de kuzeybatıdan-kuzeydoğuya doğru klinal varyasyonlar gösterebilir.
Bazen coğrafi olarak bağlantılı varyasyonlar, yukarıda tartışılan klinlerde olduğu gibi derecelenme göstermez. Türün yayılış alanının belirli bir kısmında bazı karakterlerde ani değişimler olabilir. Bazı biyologlar, coğrafi olarak varyasyon gösteren bir türde genetik olarak belirlenen bir karakterde böyle ani bir kesiklik ortaya çıktığında bu tür popülasyonlar alt tür olarak tanımlarlar. Bu terim bazen daha izole popülasyonlar için de kullanılır. Farklı adalarda ya da farklı dağlardaki popülasyonlar, farklı nehirlerdeki balıklardaki gibi… Bu tip popülasyonlar genetik olarak tanınabilecek kadar farklıdır, ancak çiftleşip döl verme potansiyelindekiler bir alt tür, bir tür içinde genetik yapıları ve yayılış alanları farklı olan ve kısmen birbirinden izole olmuş bir doğal popülasyon grubu olarak tanımlanabilir.
Tanımlamaya göre aynı türe ait iki alttürün uzun süre coğrafi olarak ayrı kaldıklarına dikkat edin. Çünkü, alt türleri genetik olarak ayrı tutan şey, uzaklığın üreme üzerindeki sınırlayıcı etkisidir. Eğer bir arada olsalardı aralarında üreyeceklerdi ve var olan farklılıklar kısa sürede ortadan kalkacaktı. Birçok biyolog, alışageldik bu alttür tanımını kabul etmemektedir. Bunun nedeni, daha az belirgin olan karakterlerin, ihmal edilen tümüyle farklı varyasyon özellikleri oluşturabilmesine karşın, iki alttür arasındaki ayrımın sadece tek bir morfolojik karaktere dayandırılmasıdır. Diğer bir neden, çoğu grupların ayrı popülasyonlar olarak bir geçiş evresinde bulundukları ve bir zamanlar düşünüldüğü gibi kesin olarak tamamen ayrı türler halinde var olmaya devam edemeyecekleridir. Bununla birlikte farklı popülasyonlara ayrı isimlerin verilmesi, çoğunlukla uygun bir yaklaşımdır.
Tür içi coğrafi varyasyonun bir sonucu olarak aynı türe ait, fakat belirgin olarak ayrılmış lokalitelerde bulunan iki popülasyonun birbirleri ile olan benzerlikleri, çoğunlukla diğer bir türe ait bir popülasyonla olan benzerlikten daha fazla değildir. Böylesi tür içi varyasyonlar, daha önce işaret ettiğimiz iki popülasyonun, aynı türe ait olup olmadığını belirleyen şeyin morfolojik benzerlik olmadığı görüşüne katkıda bulunmaktadır; kriter bu popülasyonların üreme bakımından izole olup olmadıklarıdır. Aynı türe ait olduğu kabul edilen yaygın popülasyonlardan alınan ayrı ayrı bireylerinin çaprazlamalarından yaşayabilir döllerin verilmediğini gösteren çok güzel örnekler vardır. Yine de bunlar aynı türün üyeleri olarak düşünülür; çünkü bu popülasyonlar, aralarında gen akışın izin veren birbirinden kopmamış ara popülasyonlar zinciri ile birbirlerine bağlıdırlar.

Kaynakça:
https://www.sciencedirect.com

Yazar: Taner Tunç

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here