Anlaşmalı Boşanma Nedir?

Okuma Süresi: 4 Dakika  | Yazdır

Anlaşmalı Boşanma Davası

Boşanma oranlarının ciddi boyutlara ulaştığı günümüzde anlaşmalı boşanmanın rolü her geçen gün önem kazanmaktadır. Uygulamada en çok tercih edilen boşanma türü anlaşmalı boşanmalardır. Öyle ki bugün on boşanmadan dokuzu anlaşmalı boşanma yoluyla gerçekleşmektedir.

Anlaşmalı boşanma konusuyla ilgili kanun hükmü MK.m.166/III”de “Evlilik en az bir yıl sürmüş ise,eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde,evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için,hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur…” şeklinde ifade edilmiştir. Kanun koyucu anlaşmalı boşanmaya kanunda ayrıca yer vermemiş ve “evlilik birliğinin temelden sarsılması” kenar başlığını taşıyan madde altında yer vermeyi uygun görmüştür. Buna göre en az bir yıl devam etmiş olan bir evlilikte eşlerden birinin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi durumunu ve her iki eşin beraberce boşanma yoluna gitmesini, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayandırmıştır.Anlaşmalı boşanma için eşlerin her birinin boşanma taraftarı olması gerekir.Söz konusu evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması şartı aranmaktadır. Belirlenmiş bu 1 yıllık süre,eşlerin birbirlerini tanıyabilmeleri ve evlilik birliğinin sağlığı için öngörülmüş bir süredir. Eşlerin 1 yıldan daha az bir sürede boşanma yoluna gitmelerinin yolu açılmış olsaydı hem evlilik kurumunun kutsallığı zarar görmüş olacak hemde söz konusu evlilik birliğine olan güvenin zedelenmesinin önüne geçilmesi imkansızlaşacaktı. Eşler önceden anlaşmaya vararak bu davayı birlikte açabilecekleri gibi eşlerden herhangi birinin açtığı davayı diğer eşin kabul etmesi yoluyla da gerçekleşebilmektedir. Tarafların mal paylaşımı,nafaka,tazminat,çocukları varsa velayet gibi konularda anlaşma sağlaması önem arz eder. Boşanma kararının daha hızlı alınması anlaşmalı boşanmalar vasıtasıyla sağlanır. Bu bakımdan çekişmeli şekilde boşanma başvurusunda bulunmaktansa anlaşmalı boşanma yoluna gitmek eşlere daha cazip gelmektedir. Anlaşmalı boşanma davalarının çekişmeli olup olmadığı konusunda doktrinde görüş ayrılıklarının mevcut olduğunu da belirtmek gerekir. Avukatların bu konuda belirleyici unsurlardan biri olduğu, altı çizilmesi gereken hususlardandır. Davadan hızlıca sonuç alınabilmesi açısından bakıldığında; kişinin kendi çabasıyla açtığı dava ile bir avukat tarafından açılan dava arasında hem kazanılan zaman hem de muhtemel hak kayıplarının önüne geçilmesi yönünden fark vardır. Taraflar her eşin kendi avukatını belirlemesiyle anlaşma protokolünü oluşturarak bu sürece başlayabilecekleri gibi her iki tarafın ortak kararla belirleyeceği bir avukatla da bu işlemi gerçekleştirebilirler.

Anlaşmalı boşanma protokolünde yukarıda bahsedilen; eşlerin üzerinde anlaşmaya varması gereken konular yer alır. Avukatlar,boşanma davasını açarken bu protokolü dilekçelerle birlikte mahkemeye sunar.

Protokol hazırlanırken üzerinde mutabakata varılamayan hususlar mevcut ise hakimin,bu durumda anlaşmalı boşanma hükümlerini uygulanması mümkün değildir. Bir diğer önemli husus; tarafların ilgili davanın duruşmasında bulunması gerekli olup mahkeme huzurunda taleplerini beyan etmeleri gerekliliğidir. Aksi takdirde dava karara bağlanamayacaktır. Aynı zamanda protokolün kurallara uygun hazırlanmasına,her konuda uzlaşmaya varılmasına rağmen hakim,anlaşmalı boşanma hükümlerine göre karar vermek zorunda değildir. Kanun koyucu bu hallerde”…tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz” ifadelerine yer vererek boşanma davalarında uygulanmakta olan MK.m.184’ün 3.bendinde belirtilen “tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı” kuralına bir istisna getirmiştir. Getirilen bu istisnanın “irade” ve “eşlerin karşılıklı rızası” gibi kavramların ışığında bakıldığında çelişki içerdiği hususunda doktrinde eleştiriler yer almaktadır. Anlaşmalı boşanma davaları;olaylara,avukatlara,mahkemenin iş yüküne göre değişebileceği gibi minimum 1 hafta maksimum 3 aya yayılan bir sürece sahiptir. Temyiz süresine bakacak okursak; mahkeme tarafından karara hükmedildikten sonra taraflara tebliğden itibaren 15 günlük temyiz süreci başlayacaktır. Boşanma davalarına bakmakla görevlendirilmiş olan mahkemeler aile mahkemeleridir,ancak aile mahkemesinin bulunmaması durumunda asliye hukuk mahkemeleri,aile mahkemesi sıfatıyla bu davalara bakacaktır.
Kaynakça:
1.Prof.Dr. Turgut AKINTÜRK ,Yard.Doç.Dr. Derya ATEŞ KARAMAN -Aile Hukuku
2.Türk Medeni Kanunu

Yazar: Erdem Oğuzhan