Besinler ve Ruh Halimiz

Tükettiğimiz besinler ruh halimizi etkileyebilmektedir. Bu sebeple, uygun besin maddelerini tüketerek örneğin kızgınken sakinleşmek gibi etkileri besin maddeleri aracılığıyla elde edebiliriz. Bu yazıda besinler ile ruh hali arasındaki etkileşimden bahsetmeye çalışacağız.
Ruh halini; içimizde hissettiğimiz mutlu olma, kızgın olma, üzgün olma gibi bulunduğumuz duygusal durum olarak tanımlayabiliriz. Ruh halimizde gün içerisinde yaşadığımız çeşitli olaylar sebebiyle değişiklikler olsa da, en sonunda normale dönme eğilimi mevcuttur. Örneğin iş yerinde yaşadığımız bir problem sebebiyle bir süre kızgın hissedebiliriz, ancak olayın üzerinden biraz zaman geçtikten sonra tekrar sakinleşiriz. Depresyon gibi bazı hastalıklara yakalananlarda ise durum biraz daha farklıdır, bu tip hastalıklarda kişiler sürekli mutsuz hissedebilmektedir ve tedavi olmaları gerekir. Bilim adamları yaptıkları araştırmalar sonucunda başlıca üç nörotransmiterin ruh hali üzerinde etkili olduğunu tespit etmişlerdir. Bu nörotransmiterler şunlardır:

• Dopamin
• Serotonin
• Noradrenalin

Dopamin ve noradrenalin enerjik hissetmemizi sağlarken, serotonin ise mutlu hissetmemizi sağlamaktadır. Besin maddeleri de vücudumuzda nörotransmiterlerin üretilmesi üzerinde etki yaparak ruh halimizi etkilemektedir. Aşağıda besin maddelerinde bulunan bazı kimyasal maddelerden ve bunların ruh halimiz üzerindeki etkilerinden kısaca bahsedeceğiz.

1. Anandamid: Beynimiz normalde az miktarda anandamid maddesi üretmektedir. Çikolata gibi bazı besin maddeleri, beynimizde üretilen az miktardaki anandamid maddesinin daha uzun süre parçalanmadan kalmasını sağlamaktadır. Bu sebeple çikolata tüketmek ruh halimiz üzerinde olumlu etkiye yol açmakta ve bizi mutlu etmektedir.

2. Kafein: Kafein kan basıncımızı ve kalp atış hızımızı yükseltmektedir. Ayrıca daha hızlı kalori yakmamıza da sebep olmaktadır. Kafein beyin hücrelerimizin ışık ve ses gibi uyaranlara karşı daha hassas hale gelmesine yol açmaktadır. Yapılan araştırmalar, spor müsabakaları öncesinde kafein tüketen sporcuların daha yüksek performans gösterdiğini ortaya koymaktadır. İnsanların kafein tüketmeleri sonucunda ortaya çıkan tepkileri farklı derecelerde olabilmektedir. Örneğin kimileri yedi-sekiz fincan kahve içmelerine rağmen sakin kalıp güzel şekilde uyuyabilirken, kimileri ise bir fincan kahve içince bile daha sinirli hale gelebilmektedir. Kafeinin etkileri bir saat ile yedi saat arasında sürebilmektedir.

3. Feniletilamin: Feniletilamin gene vücudumuzun kendimizi iyi hissettiğimiz durumlarda salgıladığı doğal bir kimyasaldır. Çikolatada bolca bulunmaktadır. Çikolata tüketmenin mutluluğa yol açmasının sebeplerinden birisi de feniletilamindir.

4. Triptofan ve glikoz: Triptofan proteinlerin yapı taşı olan bir amino asittir. Glikoz ise, vücudumuzda karbonhidratların yakılması sonucu elde edilen ve kanımızda bulunan şeker türüdür. Üç önemli nörotransmiter olan Dopamin, Serotonin ve Noradrenalin triptofan amino asidinden meydana gelmektedirler. Bu sebeple protein içeren et, balık gibi yiyecekleri tüketmek daha dinç hissetmemizi sağlamaktadır. Şeker içeren pirinç, makarna, ekmek gibi yiyecekleri tüketmemiz ise daha sakin hissetmemizi sağlamaktadır.

Bu yazıda besin maddelerinin ruh halimiz üzerindeki etkilerinden bahsetmeye çalıştık. Besin maddelerini uygun şekilde kullanarak, gün içerisinde yapacağımız işlere göre ruh halimizi uygun hale getirmeye çalışabiliriz. Örneğin bir sınava gireceksek, dikkatimizi arttırmak ve daha enerjik hissetmek için tüketeceğimiz besinleri buna göre seçebiliriz. Burada kritik olan dengeyi gözetecek bir planlama yapmaktır. Örneğin, sabah saatlerinde bir fincan kahve içmek güne daha enerjik başlamamızı sağlayabilir. Ancak kahve tüketimini abartırsak bunun uykumuzu kaçırmak, aşırı sinirlilik gibi yan etkileri olacaktır. Bu sebeple besin maddelerinin ruh halimiz üzerindeki etkilerini göz önüne alarak, aşırıya kaçmadan doğru seçimler yapabilirsek, ruh halimizi gün içerisinde yapacağımız işlerin gerektirdiği şekle sokabiliriz.
Kaynakça:
Carol Ann Rinzler, Nutrition for Dummies, Wiley Publishing, 2006.

Yazar: Mehmet Umut Pişken