Ebelik Eğitimi Nasıl Verilir?

Dünyada ebelik eğitimi incelendiğinde, iki standart eğitim karşımıza çıkmaktadır. İlk model olarak 4 yıllık lise mezunları ile teorik ve pratik uygulamalı eğitimler verilmektedir.

141Ebelik hizmetinin tam olarak verildiği ve normal doğumun çok yüksek olduğu ülkelerde bu model kullanılmaktadır. Bu modelde sağlıklı bireylere yönelik koruyucu ve eğitim verme-danışmanlık sunma hizmeti vermektedir.

Ülkemizde ise 1992 yılına kadar sağlık meslek lisesi mezunları yetişmiş daha sonra yüksek öğretim düzeyine çıkarılmıştır.

Diğer standart eğitim de ise en az 2 yıl süreli veya 3600 saatlik tam gün eğitim veya 18 ay veya 3000 saatlik eğitim ile sertifika verilmektedir. Bu sertifikayı alan ebelerden daha çok risk bakımdan yüksek gebelere yönelik sağlık bakım hizmeti sunacak eğitimler verilmektedir.

Ayrıca; bu eğitimlerin yeterli düzeyde olup olmadığı tartışma konusu olarak sunulmuştur. Öğrencinin staj ortamında çalışma etkinliğini ölçmeye yönelik bu zamana kadar, ebe stajyer öğrencilere uygulamalı bir anket çalışması yapılmamıştır.

Ebelik mesleğinin, hemşirelik mesleği gibi iş sahasının yüksek olması, eğitim alacak gençlerin bu yönde bir tercih yapmasına sebep olmuştur. Bu nedenle, ebelik bölümüne olan talep ile, üniversitelerde ebelik yüksek okulunun açılması ile öğrencilere tercih alanı doğmuştur.

Ülkemizde Sağlık Bilimleri Fakültesine bağlı 7 tane, Sağlık Yüksekokuluna bağlı 25 adet ebelik bölümü bulunmaktadır. Yıllara göre Yüksek Öğretim düzeyinde ebelik eğitimi alan öğrenci sayılarındaki artış giderek artmaktadır. Okula kayıt yaptıran öğrenci sayısının, mezun olan ebe sayısından 6 kat fazladır.

Ebelerin aldığı eğitimler sonrasında, verilen hizmet ve ölüm hızları oranları da ilişkilendirilerek, UNICEF’in 2000 verilerine göre; bebek ölüm hızının, Yemen’de %8.7, Bangladeş’de % 7.9, Mısır’da % 5.1, Fransa’da % 0.5, ülkemizde ise % 3.7 olarak görülmesi, ebenin mezun olduktan sonra kendi alanında çalıştırılmaması, bilgileri güncellenmeden tekrar doğum salonlarında çalışması gibi nedenler göz önüne alınarak; bebek ölüm hızının yüksek olduğu görülmektedir.Yine dünyada anne ölüm hızında gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında büyük farklılıklar bulunmaktadır.

Doğum öncesi dönemde eğitimin önemli olması, anne adayının sakin bir ortamda bilgi eksikliklerinin giderilmesini sağlama açısından oldukça önemli bir süreçtir. Gebelik ve lohusalık sürecinin getirdiği depresyonlarla baş etmenin öğrenilmesi oldukça önemlidir. Gebeliğin haz veren bir süreç olduğunun ve gebenin eşinin veya ailesinin desteğini alması konularında bilgilendirilmedir. Bütün bu süreç içinde, ebenin görev ve sorumluluğunun çok önemli olduğunu da görmekteyiz

Yazar: Saniye BÖrekcİ