Lefkoşa Nasıl Bir Şehirdir?

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Lefkoşa

Rumların ifade ettiği şekliyle ”Nicosia”, Akdeniz ülkelerinden Kıbrıs’ın gözde şehirlerindendir. Aslında bu kent gözde olmaktan öte, ülkenin başkentidir. Kıbrıs, günümüzde ihtilaflı topraklara sahiptir. Aslında ihtilaf meselesi sadece bizim açımızdan var olan bir sorun olarak da görülebilir. Çünkü, 1974 yılında adaya çıkarma yapan Türk askerleri, Kıbrıs’ın ikiye ayrılmasını sağlayarak, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi zulmü ve de hukuksuzluğu karsında soy ve de kan bağı bulunan Kıbrıs Türklerine adeta bir tampon bölge oluşturmuştur. Güney Kıbrıs yönetimi, Türkiye tarafından bir devlet olarak tanınmadığından hiçbir şekilde muhatap alınma durumu yaşanmaz.

Her ne kadar Türkiye’nin 1974 yılında gerçekleştirdiği ”Barış Harekatı” ile ada ikiye bölünse de, bu sadece fiiliyatta böyle olmuştur. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin fiili olarak işgal ettiği ve de neticesinde kurulan bir Kıbrıs Türk devleti, sadece Türkiye tarafından tanınmıştır. Bu da uluslararası anlamda adanın Kıbrıs Cumhuriyeti olarak kabul edilmesi ve de Rumların egemen devlet statüsü altında muhatap alınması sonucunu doğurmuştur. Kıbrıs, gerek kuzeyde gerekse de güneyde birçok şehre sahiptir. Ancak hem Rumlar hem de Türkler açısından en önemli şehir Lefkoşa ya da başka bir ifadeyle Nicosia’dır. Bu şehir, tıpkı konum aldığı ada gibi ikiye bölünmüştür. Kuzey ve de Güney Lefkoşa olarak da adlandırılabilen bu şehir, gerek Türk gerekse de Rum devletine başkentlik eder.

Her iki yakanın da başkenti olarak bilinen Lefkoşa, bu anlamda ada içinde bulunan en önemli şehir konumundadır. Bu anlamda son derece stratejik olan Lefkoşa, gerek Rumlara gerekse de Türklere siyasi merkezlik yapmasının yanı sıra iktisadi olarak da merkez görevi görür. Ulusal olarak sahip olduğu egemen devlet kimliği sadece Türkiye tarafından tanınan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ise, sadece Türkiye tarafından ithalat gerçekleştirebilmektedir. Aslında bu durum Kıbrıs tarafında sorun teşkil etmez. Çünkü Türkiye adeta adaya bir il gözüyle bakar ve son derece cömert bir şekilde iktisadi yardımda ve de katkıda bulunur. Lefkoşa, Kuzey Kıbrıs tarafında daha az bir nüfusa sahiptir. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafında kalan nüfus Türk tarafında kalan nüfusun yaklaşık olarak 3 katı civarındadır. Aslında bu rakamlar sadece şehir olarak ele alınmaz metro bölgesi olarak değerlendirilir. Bu anlamda 3 katlık bir nüfus farkı doğar. Ancak şehrin yasal hudutları nazara alınırsa, Rum ve de Türk tarafında çok da bir fark bulunmaz.

Kıbrıs’ın hukuki muhteviyatı aslında Türk tarafı için bir sorun teşkil eder. Çünkü bir bölünmüş ada vardır ve de Türk devleti tanınmaz. Bu da Kıbrıs’ın uluslararası anlamda bir tek sahibi vardır anlamına gelir. Bu da şüphesiz ki bizim bir devlet olarak dahi tanımadığımız ve de aynı zamanda tam üyelik müzakereleri yürüttüğümüz Avrupa Birliği’nin 2004 yılından beri resmi olarak üyesi olan Kıbrıs Cumhuriyeti’dir.

Kıbrıs Cumhuriyeti ifadesi Avrupa Birliği’nde çok sık hatta hiç kullanılmaz. Bunun nedeni, bu ifadenin adanın bölünmüşlüğüne dolaylı olarak resmi bir statü kazandırmaya yönelik düşünce doğurmasıdır. Bu anlamda Avrupa Birliği de ve dünya üzerindeki diğer ülkeler de bu devlete Kıbrıs derler. Muhatap olarak da sadece Rum tarafını nazara alırlar.

Yazar: Emir Karasu

 

Editör : Suna Korkmaz