Süs Bitkisi; Çilli Begonya Yetiştiriciliği

Çili begonya, ev süslemek için ideal güzellikte, zahmetsiz ve bazı iç mekan süs bitkilerinin aksine yetiştirilmesi kolay bir çiçektir. Adeta özel tasarım gibi, geniş bir kalp şeklinde, üzeri mumsu, parlak bir tabakayla kaplı ve üzerinde beyaz noktalar olan yaprakları bulunmaktadır. Yaprakları üzerindeki beyaz noktalar, bitkiye güzel bir görünüm vermektedir. Yaprakları koyu yeşil renktedir. Dallı yapıya sahip sap üzerinde pembe, kırmızı renkte çiçekler açmaktadır. Küçük boyda olduğunda dahi çiçek açabilmektedir. Çiçeklerinin ve yapraklarının güzelliği insanları, bu bitkileri yetiştirmeye yönlendiriyor.

images (1)

-15 C’’ye kadar soğuğa dayanıklı bir bitkidir. Ancak aşırı soğuk olan yerlerde, kış aylarında -15 C’nin altındaki sıcaklıklara karşı korunmalıdır. Dondurucu soğukluk uzun sürerse veya daha soğuk olursa bitkide köklere kadar kuruma olabilir. Diğer aylarda sıcaklığına çok dikkat edilmesi gerekmez.

Aydınlık ortamları seven bir bitki olmasıyla beraber, direk güneş ışığına uzun süre maruz kalması, yapraklarının solmasına ve kurumasına neden olabilir. Güneş ışığını dolaylı alan yerlerin tercih edilmesi gerekir. Yarı gölge yerlerde de rahatlıkla yetiştirilebilir. Bununla beraber kış aylarında sabah ve öğleden sonra olmak üzere birkaç saat güneş ışığı alması gerekiyor. İlkbahar başlangıcından kışa kadar geçen dönem (sıcak dönemlerde) toprağı hafif nemli bırakılmalıdır. İlkbahardan itibaren (sıcak günlerde bitkinin su ihtiyacı da artacağından özellikle yazın) sulamaya dikkat edilmelidir. Bu dönemlerde saksı toprağı sıkılıp, toprak taneleri birbirine yapışmıyorsa sulama yapılmalıdır. Bununla beraber, kışın verilen su miktarı azaltılmalıdır. Sulama yapmak için, toprak neminin iyice azalması beklenmelidir. Aksi takdirde, bitkinin kökleri çürümesi nedeniyle bitki kurur. Nemi seven bitkidir ancak bu özelliğinden dolayı yaprakları nemlendirmek amacıyla ıslatmak bitkiye zarar vermektedir. Havadar olmayan, nemli odalarda yetiştirilen bitkilerde mantari hastalıklar görülebilir.

Güvenilir sağlıklı toprağı olan bir bahçenin humuslu toprağı veya süs bitkisi toprağı, çilli begonya yetiştiriciliğinde kullanılmaktadır. Köklerinin çürümesini önlemek amacıyla, yetiştirildiği saksı toprağına 1/4 oranında ponza taşının karıştırılması yararlı olmaktadır. Bitki, besin maddesi olarak sadece genel amaçlı besin maddesi, ilkbahar – sonbahar arasında birkaç defada sulama ile birlikte verilmelidir. Azotlu besin maddesi, çilli begonya gelişimi için uygun olmamakla birlikte, bitkide kök çürümesine de neden olmaktadır. Azotlu gübreleme, dallarda dirençsiz yapılanmalara, yapraklarda düzensiz, sağlıksız gelişmelere ve hücrelerde deformasyonlara neden olabilir.

images

Her sene ilkbaharda bitki toprağının değiştirilmesi, bitkinin kendini yenilemesi ve daha iyi gelişimi için yararlıdır. Eğer bitki yaprakları rengini kaybetmeye başladıysa, bu durum saksının büyütülme ve toprağının değiştirilme zamanının geldiğinin belirtisidir.

Bitkinin çoğaltımı için, bitkiden dalıyla birlikte kırılan yapraklar suya koyulur. 1 – 2 ay içinde, yeterli miktarda köklenme sağlandıktan sonra saksı toprağına bitkinin dikimi yapılarak bitkinin çoğaltımı yapılabilir. Buna çelikle üretim denir. Çok soğuk veya çok sıcak zamanlarda köklenme sağlanamamaktadır. Bunun için en uygun zaman, ilkbahardan yaz başına kadardır. Yaz sonunda da çelikle üretim sağlanabilir. Ancak elde edilen bitkiler ilkbahara kadar cılız olacağında hayatta kalma ihtimali düşüktür. Diğer taraftan daha sağlıklı sürgünler direk toprağa dikilerek köklenmesi burada sağlanabilir. Bununla birlikte tohumla üretimi de mevcuttur. Ancak üretimi çok zaman aldığından pek kullanılmayan bir yöntemdir. Çelikle üretim yöntemi bitki çoğaltımı için daha çok kullanılmaktadır. Çelikle üretimde dikkat edilecek konu, bitki son bir yılda besleyici toprakta, sağlıklı gelişim göstermiş olmalıdır. Aksi durumda, bitkide köklenme olmamakla birlikte çürüme görülebilir. Çelik yapılan bitki kökleri yeni geliştiğinden ve bitki kendini toparlamaya çalıştığından altı aya kadar yavaş gelişim görülür.

Yazar: Çiğdem Aydın