Ağacın Yüzde Kaçı Canlıdır?

Olgun bir ağacın yalnızca yüzde 1’i biyolojik olarak yaşamakta, geri kalanı ise canlı olmayan yapı hücrelerinden oluşmaktadır. Diğer bir deyişle, bir ağacın odunsu hacminin çok azı “yaşayan, metabolize eden” bir dokudan oluşmaktadır. Daha doğrusu, bir ağacın, canlı ve büyüyen kısımları, yaprak, tomurcuklar, kökler ve kambiyum denilen, kabuğunun hemen altındaki ince bir tabaka oluşturan hücrelerdir. Ağaçların farklı kısımlarında, özellikle kök uçlarında, apikal meristemde ve yaprak ve çiçek tomurcuklarında ağacın büyümesi için önemli olan diğer canlı hücreler vardır. Bununla birlikte, bu canlı hücreler, bir ağacın hücrelerinin toplam hacminin çok küçük bir yüzdesini oluşturur. Buna karşılık, canlı olmayan veya “ölü” hücreler, bir ağacın hacminin büyük bölümünü oluşturur ve canlı hücreler için hayati yapısal destek sağlar.

Botanikte, ağaç, çok sayıda dal ve yaprakları taşıyan uzun bir gövdesi olan, çok yıllık bir bitkidir. Ağaçlar taksonomik bir grup oluşturmazlar. Uzun ömürlü olma eğilimindedirler ve bazıları birkaç bin yıl yaşayabilir. Ağaçlar, yaklaşık 370 milyon yıldır varlıklarını sürdürmektedir ve dünyamızda 3 trilyonun üzerinde ağaç olduğu tahmin edilmektedir. Bir ağacın, tipik olarak, gövdesi tarafından desteklenen birçok dalı vardır. Gövde, ağacın bir bölümünden diğerine su ve besin taşımak için damarlar içeren, koruyucu bir kabuk tabakasıyla kaplı odunsu bir dokuya sahiptir.Toprağın altındaki kökleri ağacın tutunmasını sağlarken, topraktan gerekli suyu ve besinleri alırlar. Dallardaki yapraklar ışık enerjisini yakalar ve bunu fotosentezle ağacın büyümesi ve gelişmesi için gerekli şekere dönüştürürler.

İlginçtir ki, ağaçlar yaşama, tamamen canlı hücrelerle, çimlenmekte olan bir tohum olarak başlar, ancak tohum bir fideye, fide bir fidana, fidan olgun bir ağaca dönüşürken, yaşayan hücre sayısı da giderek toplamın daha küçük bir yüzdesi haline gelir. Ağaçlar, metabolizmanın sona erdiği sitoplazmik hücrelerini kaybederek büyürler. Artık hayatta olmasalar da, bu ölü hücreler, artık yaşayan hücreler için koruyucu, aktarıcı ve fiziki destek sağlar.

Ölü Hücrelerin Hayati Rolleri Nelerdir?

Ölü hücreler tarafından sağlanan destek ve yapı olmadan, ağaçlar muhtemelen büyüyemez ve ölürlerdi. Bunun nedeni, yaşamayan hücrelerin bir ağacın büyüme sürecinde hayati bir rol oynamasıdır. Çünkü, gövdenin uzayan dalların ağırlığını taşımasını sağlayarak kabuğun altındaki canlı hücrelerin ince tabakasını korurlar. Ağacın kabuğu, su ve besin maddelerini köklerden yapraklara taşıyan tüpleri oluşturma sürecinin bir ürünüdür. Bir ağacın dayanıklı ölü hücreleri, ağacın korunmasına yardımcı olmak açısından da çok önemlidir ve kabuk, kambiyumun hassas canlı dokusunu etkileyebilecek böceklere ve hastalıklara karşı bir savunma hattı görevi görür.

Bir yandan yeni hücreler oluşurken, öte yandan besleyici damarlara ve koruyucu tabakaya dönüşmek üzere, canlı hücrelerin metabolizmaları durur, böylece ağaç, sağlıklı bir bitki olarak daha da yükselir. Ağaçların sağlıklı yaşam döngüsü, hızla büyüme, durdurulan metabolizma ve ölü hücreleri içerir.

Tahta Ne Zaman Canlı Veya Ölü Olarak Kabul Edilir?

Pek çok amaç için kullanılan ahşap, ağaçların içinde yaşayan canlı hücrelerin ürünüdür. Bunlar, proteinlerin üretilmesi ve ağaçların sürekli büyümesi için çalışmaktadır. Tahta, teknik anlamda, bitkinin yaşamında hayati bir rol oynadığından, ağacın içinde yaşayan hücrelere bağlı olduğu sürece canlı, ağaçtan ayrıldığında ölü olarak kabul edilir.

Diğer bir deyişle, tahta büyük ölçüde canlı olmayan hücrelerden oluşuyor olsa da, ağacın gövdesine bağlıysa “canlı” kabul edilir. Bir dal kırılıp düştüğünde ya da ağaç kesildiğinde ise, tahta “ölü” olarak kabul edilir, çünkü artık içinde canlı maddeyi barındıramaz. Sonuç olarak, tahta bir ağaçtan ayrıldığında kuruyacak ve protoplazma sertleşerek, protein doku şöminede yakılacak odunu ya da bir eşya yapımında kullanılacak plakayı oluşturacaktır.

Kaynakça:
– Hugh Johnson, Katie Hawksworth, Ros Webber, Marie de Montigny, “The World of Trees”, University of California Press, (2010).
– Peter Wohlleben, “The Hidden Life of Trees: What They Feel, How They Communicate -Discoveries from a Secret World”, Greystone Books, (2016).

Yazar: Oben Güney Saraçoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :