Andre Marie Ampere Kimdir?

Matematiğe düşkünlüğü ile gelişen  ve birçok alanda uzman fikirlerle elektrik ve magnetizma arasında matematiksel uzman deneyimlerini sunan, Andre Maria,her yaptığı deneyi önceden çözümlemeye çalışmış ve başarılı sonuçlar elde etmiştir. Ampere, 1825 yılında çalışmalarını Amper kanunu olarak bilinen bir matematiksel denklemde toplamıştır. Ampere’in geliştirdiği bu teori, bilindik elektromagnetik kavramlar üzerinde açıklama yapmakla kalmıyor aynı zamanda bir takım yeni ilişkileri de öngörmektedir. Orta sınıf tüccar bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Ampere, Fransa’da Lyon kenti yakınlarında bulunan Polemieux’da 22 Ocak 1775 tarihinde doğdu. Ampere kimya ve matematiğe karşı çok özel bir yeteneğe sahipti ve 12 yaşında ileri düzey matematik öğrenimi aldı. 18 yaşına geldiğinde Fransa’nın önde gelen matematikçilerinden bir olmuştu. Fransız devrimi esnasında babasını kaybetmiş olan Ampere, Fransa’da en iyi eğitimciler tarafından eğitilmekteydi. Bu olay genç Ampere’in bir buhran dönemi geçirmesine neden oldu. Dikkatini yeniden fizik, kimya ve matematiğe toplayabilmek için yaklaşık bir yıl geçti, ancak formal eğitime hiç bir zaman tekrar geri dönmedi.

1799’da evlenerek Ecole Centraletie’ye ders verme amacı ile Lyon şehrine gitti. Eğitim için çok fazla vakit harcamak istememesine rağmen araştırmalarına zemin hazırlamak amacı ile burada dersler vermeye başladı. Lyon’da birkaç mutlu yılın ardından 1804 yılında karısının ölümü ile Paris’e yerleşti. 34’üne geldiğinde adı bilim mecrasında bir fizik ve matematik adamı olarak anılmaya başlanmıştı.

Polytechnic School of Paris bünyesinde matematik ve mekanik profesörlüğü yaptı. Elektrodinamik olarak isimlendirdiği Elektromagnetizma üstüne araştırmalarını burada geliştirdi. Oersted’ in gözlemlerini öğrenmiş olduğu 11 Eylül 1820 tarihi Ampere için bilimsel yaşamının bir dönüm noktasıydı. Bu olayın önemini kavrayan Ampere iki telin içinden geçen elektrik akımlarının birbirlerini etkileyip, etkilemediklerini araştırmaya başladı. Bu konudaki araştırma sonuçlarını Fransız Bilimler Akademisi’ne sunmuştur.

Ampere içinden akım geçen paralel iki telin birbirlerine akım yönüne dik bir kuvvet uyguladığını belirtti. Akım yönleri aynı olan teller birbirini çekiyor, ters olan teller ise birbirini itiyordu. Aynı zamanda Oersted’in o zamanlar gözlemlediği mıknatısın sapma yönünün sağ el kuralı ile belirlenebileceğini de gösterdi. Bunun yanında akımın artıdan eksiye akması durumunu da kanıtlamıştır. İki ayrı bilim adamının yaptığı deneyde; demir bir çubuk üzerine sarılan yalıtılmış bir iletken telden akım geçirilir ise demir çubuk mıknatıs özelliği kazanmaktaydı. Bu konu üzerinde deneyler yapan Ampere, içinden akım geçirilen bir bobinin mıknatıs özellikleri gösterdiğini gözlemledi.

Elektromagnetik indüksıyon, Michael Faraday ve Joseph Henry tarafından bulunmuştur. Laboratuvarında bulunan kara tahtanın karşısında gözlemlerini açıklamak için bir matematiksel denklem yazmaya çalışan Ampere, bir elinde tebeşir bir elinde silgi günlerce çalıştı. İşlemlerin bir yerinde artı, eksi hataları yaptığını anladığı ana dek bu çabalarında umutsuzdu. Eksi işaretini yerine koyarak temel amper eşitliğini yazdı. Maxwel, Ampere için Elektriğin Newton’u tanımlamasını kullanmış ve onun buluşunu, bilimin en üstün başarılarından biri olarak nitelendirmiştir. Ampere akım birimi olarak isminin kullanılması ile onurlandırılmıştır.

Kaynakça:
“Tarih boyunca elektrik” TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası.

Yazar: Taner Tunç

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :