Ardıllık ya da diğer adıyla süksesyon ekolojide temel bir kavramdır ve toplumdaki düzenli, öngörülebilir değişiklikleri ifade eder. Süksesyon, boş veya mevcut bir topluluğun bozulmasından kaynaklanan yeni habitat oluşumu ile başlatılabilir.

“Ekolojik ardıllığın ortaya çıkış nedenlerini anlamaya çalışalım”.

Ekosistemdeki her tür, bu türlerin büyüdüğü ve çoğaldığı çevre koşullarıyla belirlenir. Bu koşullar sabit kaldığı sürece, bu koşullara uyarlanmış türler çevrede gelişir. Süksesyon ya da ardıllık ekosistemdeki bir değişiklik ve bunun türler ve kendi çevreleri üzerindeki etkisinden kaynaklanır. İlk çevre ilk türler için en uygun olabilir ve değişen koşullar diğer organizma türleri için en uygunu olabilir. Değişen koşullar altında ilk tür gelişmeye başarısız olabilir ve ikinci tür gelişebilir. Ekolojik süksesyon çevre koşulları sert ve ani bir şekilde değiştiğinde de gerçekleşebilir. Orman yangınları, rüzgâr fırtınaları ve antropojenik faaliyetler gibi olaylar çevresel koşullarını büyük ölçüde değiştirebilir. Bunlar türlerin tahrip olmasına ve ayrıca ekolojik topluluğun (komünitelerin) dinamiklerinin değişmesine neden olabilir. Aynı zamanda değiştirilmiş ortamda mevcut türler arasında hâkimiyet mücadelesini tetikleyebilir.

Tanım

Ardıllık ya da süksesyon doğadaki bir türün biyolojik topluluğunda zamanla görülen yapısal bir değişim süreci olarak tanımlanmaktadır. Ekolojik topluluk birkaç bitki ve hayvanla başlar ve bu türlerin gelişimi kararlı hale gelinceye kadar artar. Ardıllık “motoru” ekosistemde bir değişime neden olur ve bu değişim kurulu türlerin kendi çevreleri üzerinde etkili olmasını sağlar.

Ardılllık Türleri

Süksesyonun (ardıllığın) iki farklı türü vardır:
Birincil (Primer) süksesyon
İkincil (Sekonder) süksesyon.

Birincil ekolojik süksesyon lav akıntıları, yeni oluşan kum tepecikleri, buzulların geri çekilmesi gibi nedenlerle ortaya çıkan kayaçlar gibi yaşamın devam edemediği cansız bölgelerde oluşur. Önceden var olan herhangi bir bir komünite olmadan, etkilenmemiş bir alanda yeni bir habitatın ya da yaşamın başlangıcıdır.

İkincil ekolojik süksesyon önceden var olan bir komünitenin kaldırıldığı alanlarda ortaya çıkar. Bu süksesyon çeşidi daha küçük çaplı rahatsızlıklar tarafından tetiklenebilir, tüm yaşam ve besin maddelerini ortadan var olduğu ortamdan kaldırmaz. Bir otlak yangını veya bir ormandaki ağaçları yok eden fırtına gibi olaylar ikincil süksesyonu başlatır. Zararın derecesine göre bazı türler hayatta kalmış olabilir ve diğer türler yeniden güçlenebilir. Bir orman altı toprağında yangın ateşinin ısısıyla çimlenmeye teşvik edilinceye kadar hareketsiz kalıp bekleyen tohumlar bulunmaktadır.

Birincil ve ikincil süksesyon (sıralı değişim) farklı yoğunluklara, boyutlara ve frekanslara bağlı olarak bölgeyi değiştiren topluluklar içinde sürekli değişen türler karışımı yaratır. Ancak süksesyon sırasında türlerin sıralı ilerlemesi rastgele değildir. Her aşamada, belirli türler, toplumun belirli koşullarından yararlanmak için belli bir süre kalır. Başlangıçta, çevredeki habitatlardan yalnızca çok az sayıda tür rahatsız bir habitatta büyüyebilir. Yeni bitki türleri ortamda tutunurken, yerdeki gölge miktarı veya toprağın mineral bileşimi gibi şeyleri değiştirerek habitatı değiştirir. Bu değişiklikler başarılı olabilecek yeni türlerin ortaya çıkmasına izin verir. Bu yeni türler, daha yeni türler tarafından sırayla değiştirilir. Benzer şekilde hayvan türlerinde de değişmeler meydana gelir, bitkiler, hayvanlar ve çevre arasındaki etkileşimler süksesyonun düzenini ve hızını etkiler.

Ardıllığın Aşamaları

Ekolojik süksesyonda yer alan üç temel aşama vardır. Bunlar aşağıdaki gibidir:

*Birincil (Primer) süksesyon
*İkincil (Sekonder) süksesyon
*Klimaksa ulaşma

Ekolojik ardıllık sırası, bölgenin konumuna ve iklim koşullarına bağlı olarak değişebilir olsa da ardıllık genellikle belli bir sıraya göre gelişir.
Bu sıralama aşağıdaki gibidir:
1-Öncü türler,
2-Otlar,
3-Çalılar,
4-Ağaçlar,
5-Sonunda, süksesyon ya da ardıllık sürecinin arazi bir kez daha kıraç bir alana dönmeye zorlanıncaya kadar dengede kaldığı bir doruk noktasına ya da klimaksa ulaşılır.

Birincil ardıllık, öncü türlerin büyümesiyle eş zamanlı olarak gerçekleşir. Bu sırada çorak bir arazi yaşamı destekleyen bir ortama dönüşür. Öncüller ve otsu bitkiler birkaç yıl ortamın baskın türü durumundadır. Daha sonraları sıra çalılara ve ağaç fidanlarına gelir. . Cevizler, meşeler ve yaprağını döken ağaçların fideleri gölgeye karşı toleransları iyi olduğundan yaşlı çam ağaçlarının altında yetişir ve gelişir. Gölgesiz kalan alanlarda ilk yetişen bitkiler çam fideleridir. Bölge en sonunda bir çam ormanı haline gelir
Primer ( birincil) ardıllıkta İlk oluşan dominant öncül türlerin (likenler, algler ve siyanobakteriler) döküntü tabakaları toprağın oluşumuna yardımcıdır.

İkincil ardıllık, bir komünitenin diğerine dönüştürüldüğü süreçtir. Yaşamın zaten var olduğu yerde ortaya çıkar. Nadasa bırakılan ya da terk edilen tarlalarda, kullanıma kapatılmış demiryolu arazilerinde, sürülmüş tarlalarda ya da kesilen ormanlarda sekonder ardıllık gözlenir. Arazide ilk ortaya çıkanlar tek yıllık otlardır. Bundan sonraki yılda çok yıllık bitkiler görülmeye başlanır ve bunlar ertesi yıl yaygınlaşır.
Daha önce var olan komünitelerin izleri ve etkileri ve izleri tam olarak yok olmadığından bu tür ardıllığın ilk evreleri hızlı ilerler. Otlar yerini kısa bir sürede baskın tür haline gelecek olan odunsu yapıya sahip çalılara, çalılar da ilerleyen zamanlarda yerlerini ağaçlara bırakacaktır.

Klimaksa ulaşma, ardıllığın doruk noktası olarak bilinen, kararlı bir aşamadır. Klimaks aşaması az sayıda önde gelen türün baskın olduğu istikrarlı bir topluluk üreten aşamadır. Klimaks komünitesi olarak adlandırılan denge durumuna, biyotik etkileşimler ağının o kadar karmaşık hale geldiği ve başka hiçbir türün kabul edilemeyeceği sonucunda varıldığı düşünülmektedir. Diğer ortamlarda, sürekli küçük çaplı değişmeler, çeşitli türlerin karışımı olan toplulukları oluşturur ve herhangi bir tür baskın hale gelebilir.

Klimaksa Ulaşma

Klimaks, ekoloji ile ilgili klasik bir kavramdır; süksesyonun, biyotik ve fiziksel çevrenin bir denge aşamasına veya sabit bir duruma geldiği bir aşamada durduğunu belirtmektedir. Süksesyon süresiz olarak devam eder, büyük rahatsızlıklarla karşı karşıya kalır ve son noktaya ulaşır. İşte bu son nokta klimaks olarak bilinir.

Klimaksın bazı özelliklerinden ya da karakteristiklerinden bazıları şunlardır:
*Bölgenin bitki örtüsü çevre koşullarına toleranslıdır.
*Tür çeşitliliği fazladır ve bu türlerin besin zincirleri karmaşıktır.
*Dengeli bir ekosistemdir.
*Klimaks ekosisteminde birincil üretim, toplam solunum ve güneş ışığından alınan enerji ile ayrışma süreci tarafından salınan enerji arasında bir denge vardır.
*Topraktan alınan besinler ile besin maddelerinin toprağa geri dönüşü arasında bir denge de vardır.
*Klimaks ekosistemindeki bireysel organizmalar, aynı türden diğer organizmalarla değiştirilir. Böylece tür dengesinin korunur.
*Buradaki yaşam ve büyüme, bir alanın iklim tiplerini gösterir.

Arrdıllık (Süksesyon) Örnekleri

Ekolojik süksesyonun (ardıllığın) gözlemlenebilir örneklerinden bazıları şunlardır:

Örnek 1- Bir yangından önce, meşe ve ormanlık bir ormanın bitki örtüsüne uzun boylu ağaçlar egemen olacaktır. Yükseklikleri, güneş enerjisini elde etmelerine yardımcı olurken, aynı zamanda toprağı ve diğer alçakta olan türleri gölgelendirir. Ancak yangından sonra durum değişir. Oluşan ilk bitkiler genellikle tek bir yıl yaşayan bitkilerdir ve ardından birkaç yıl içinde hızlıca büyüyen ve yayılan diğer bitkiler gelir. Yıllar geçtikçe, en azından kısmen otların ve diğer türlerin büyümesinin neden olduğu çevredeki değişikliklerden dolayı çalılar, ardından küçük çam, meşe ve ceviz ağaçları ortaya çıkar. Sonunda meşe ve ceviz ağaçları baskın hale gelir ve ortam yangın öncesi durumuna geri dönerek yoğun bir gölgelik oluşur. Bu süksesyon süreci yaklaşık 150 yıl sürer.

Örnek 2- Diğer basit ekolojik ardıllık okyanusta volkanik faaliyetler sonucunda adaların oluşmasıdır. Adada ortaya çıkan ilk organizmalar bakteri, mantar ve yosun gibi öncü türler olur ve ardından sırayla otlar, çalılar ve ağaçlar ortaya çıkar.

Ardıllığın Nedenleri

Ardıllık ya da süksesyon sürecinin üç ana nedeni bulunur.

Başlatan nedenler- Başlatan nedenler, bölgenin mevcut populasyonlarını yok eden biyotik ve iklim faktörlerini içerir. İklim faktörler atasında rüzgâr, yangın, doğal afetler, erozyon vb. bulunur. Diğer organizmaların faaliyetleri biyotik faktörleri oluşturur.

Devam eden nedenler- Süksesyonu devam ettiren nedenler aynı zamanda biyolojik istila (ecesis) olarak bilinir. Bu süreçler toplanma, rekabet ve göç gibi süreklidir. Bu sürekli nedenler, alanın toprak yapısında bir dizi değişikliğe neden olur. Buradaki ortak değişiklikler, toprağın besinlerinde, organik madde birikiminde ve toprak pH’ındaki değişikliklerdir.

Dengeleyici nedenler- Süksesyonu dengeleyici nedenler, bir komünitenin dengelenmesine neden olan iklimsel faktörleri içerir.

Birbirini takip etme sürecinde gerçekleşen komünite değişikliklerine binlerce farklı tür dâhil olabilir. Örneğin, tatlı sulardan ormanlık alanlara ve klimaksa ( olgunlaşmıi dengeli komüniteye) doğru arka arkaya türler değişir. Belirli bir alanda gerçekleşen süksesyonda (sıralı değişimde) yer alan türler, bölgenin jeolojisi, tarihçesi, iklim, mikro iklim, hava durumu, toprak tipi ve diğer çevresel faktörler gibi faktörlerle kontrol edilir. Süksesyon birkaç gün ile yüzlerce yıl arasında değişen farklı zaman çizelgelerinde gerçekleşir.

Kaynakça:
https://biology.tutorvista.com
https://www.khanacademy.org
https://www.britannica.com

Yazar: Müşerref Özdaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here