Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Bitkilerde Suyun Buharlaşması ve Terleme

0 50

Su oldukça özel bir sıvıdır. Su, Dünya’yı güneş sisteminde yer alan diğer tüm gezegenlerden farklı kılan şeydir çünkü yaşamın var olmasına izin veren şey odur. Ayrıca, üç aşamada (okyanuslarda, göllerde ve akarsularda sıvı su, kutup buzullarında donmuş buz ve atmosferde gaz halindeki su) da bulunduğu için benzersizdir. Dünya yüzeyinin % 70’i sudan oluşmuştur, bu durum, canlıların hayatta kalabilmesi için önemlidir. Su tatsızdır, kokusuzdur, şeffaftır, çözücüdür, oksijen ile hidrojene ayrıştırılabilir. Su olmadan hiçbir canlı yeryüzünde hayatta kalamaz. Algler ve amip gibi bir hücreli bakterilerden bitkilerin en büyük türü olan Dev Sekoya’ya (Mamut ağacına) ve memelilerin en büyüğü olan Mavi Balina’ya kadar bütün canlıların büyüyebilmesi be beslenebilmesi için gereklidir. Su, dünyanın çevresinde devamlı hareket etmektedir, bu arada farklı aşamalardan geçer. Yerkürenin etrafında dolaşırken su döngüsünden geçmektedir. Bu döngü hem çok önemlidir hem de suyun doğal bir döngüsüdür. Atmosferde buhar (gaz) halinde bulunan su yoğunlaşıp yeniden sıvı hale döner. Yerküreye inen su tekrar buharlaşıp bulutların oluşumunu sağlar. Bulutlara girdikten sonra bu sıvı su, yağış olarak adlandırılan yağmur, kar ve karla karışık yağmur şeklinde Dünya’ya geri dönebilir. Bu yağışlar yere çarptığında, zemine, toprağa sızabilir veya toprak yüzeyi boyunca yüzey akıntıları oluşturabilir.
Bitkilerde Suyun Buharlaşması ve TerlemeBuharlaşma ve terleme, atmosferde doğal olarak meydana gelen iki farklı süreçtir. Hidrolojik döngünün (su döngüsünün) temel bileşenleridirler, karasal ve atmosferik hidrolojik süreçleri birbirine bağlamada önemli bir rol oynarlar. Her iki süreçte de su yüzeyden atmosfere gaz halindeki su buharı şeklinde buharlaştırılır. Terleme, sadece bitki hücresinde gerçekleştiği için buharlaşmadan farklıdır. Terleme ve buharlaşma arasında başka farklar da bulunur.

Buharlaşma ya da Evaporasyon Nedir?

Buharlaşma, sıvı suyun gaz şekline dönüştüğü fiziksel bir süreç olarak tanımlanabilir. Bu süreçte bitki parçalarının yüzeyinden su kaybedilir. Bu, suyun olduğu her yerde (toprakta, göllerde, okyanuslarda ve bitkilerde) buharlaşma gerçekleşebilir. Buharlaşma, sıvı yüzey suyunun gaza dönüşmesi olduğu için muhtemelen aşina olunan bir süreçtir. Mesela, makarna yapmak için ocakta bir tencere içinde su kaynatıldığında buharlaşır. Buharlaşma sürecinde su molekülleri su buharına dönüşür ve atmosfere verilir. Buharlaşma olabilmesi için atmosferin nemi buharlaşan yüzeyden daha az olmalıdır, % 100 bağıl nemde buharlaşma olmaz. Buharlaşma süreci büyük miktarda enerji gerektirir. Suya ısı uygulamak veya onu güneşin ısısına maruz bırakmak buharlaşmayı sağlar. Toplamda, 1 gram suyu buharlaştırmak için yaklaşık 600 kalori ısı enerjisi gereklidir. Enerji uygulandıkça su molekülleri farklı hızlarla birbirleriyle çarpışır ve yüzeye yakın olan moleküllerin havaya veya atmosfere salınmasına neden olur. Buharlaşma yalnızca su kütlesinin yüzey alanından değil, güneşe maruz kalma miktarından (tropik bölgelerde görüldüğü gibi), hava sıcaklığından ve rüzgâr hızından da etkilenir. Bitkilerde buharlaşma hem gündüz hem de gece boyunca oluşur. Köklerden alınan minerallerin veya besleyici maddelerin emilimi ile ilişkili değildir. Buharlaşma yaprakların ve gövdelerin yüzeyini nemlendirmez, serbest yüzeye kuruluk sağlar.

Terleme (Transpirasyon) Nedir?

Terleme, su moleküllerinin bitkilerin toprağın üstündeki kısımlarından buhar (gaz) şeklinde kaybolduğu biyolojik bir olaydır. Terleme, buharlaşma sürecinin yalnızca bir alt kümesidir. Terleme sürecinde bitki hücrelerinden su kaybı gerçekleşir. Bu doğal fenomen tüm yeşil bitkilerde gerçekleşir ve özellikle stoma adı verilen küçük bir açıklıkta gerçekleşir. Stoma, vasküler (damar ya da iletim) bitki dokularına bağlı yaprakların alt tarafında bulunan küçük açıklıklardır. Bitkiler aktif olarak stomalarını açıp kapatarak ne kadar su kaybedileceğini sınırlayabilir. Temelde bitkiler fotosentez yaparak beslenirler. Bitkilerin fotosentez yapmak veya güneş ışığını kimyasal enerjiye dönüştürmek için karbondioksit alması gerekir. Karbondioksit alabilmek için stomalar açılmalıdır. Aynı zamanda fotosentezin atık bir ürünü olan oksijenin de atmosfere serbest bırakıldığı yerler stomalardır. Ne yazık ki bitkiler de insanların solunumunda olduğu gibi bu gazları değiştirirken stomalar yoluyla su kaybederler. Bitkilerde terleme stomalardan başka kütikül ve lentiseller yoluyla da gerçekleşir. Terleme sıcaklık, ışık, konsantrasyon, pH, hormonlar ve karbondioksit ile düzenlenir. Buharlaşma üzerinde böyle bir düzenleme veya kontrol yoktur.

Bitkiler Ne Kadar Su Yayar?Bitkilerde Suyun Buharlaşması ve Terleme

Bitki terlemesi neredeyse görünmez bir süreçtir. Suyun buharlaşmasının görülememesi havaya verilmediği anlamına gelmez. Terlemeyi görselleştirmenin bir yolu, bazı bitki yapraklarının etrafına plastik bir torba geçirmektir. Terlemeyle ortaya çıkan su torbanın içinde yoğunlaşacaktır. Bitkiler suyu farklı oranlarda yayarlar. Bir yaprak büyüme mevsiminde atmosfere sahip olduğu ağırlıktan çok daha fazla su verir. Bir dönümlük mısır, her gün yaklaşık 11.400-15.100 litre su verir ve büyük bir meşe ağacı yılda 151.000 litre su verebilir. Kaktüsler ve succulentler (yaprakları sulu, etli olan bitkiler) gibi kurak bölgelerde yetişen bazı bitkiler ortama diğer bitkilerden daha az su yayarak değerli olan suyu muhafaza ederler. Bitkilerin terleme oranları, sıcaklık, nem, güneş ışığının mevcudiyeti ve yoğunluğu, yağış, toprak tipi ve doygunluk, rüzgâr ve arazi eğimi gibi koşullara bağlı olarak büyük ölçüde değişir. Kuru dönemlerde terleme, üst toprak bölgesindeki nem kaybına katkıda bulunabilir, bu da bitki örtüsü ve ekili arazileriler üzerinde bir etkiye sahip olabilir.

Evapotranspirasyon Nedir?

Bitkiler, su ve besin maddelerini gövdelere ve yapraklara çekmek için toprağa kök salmaktadır. Bir bitkinin içinden geçen suyun sadece % 1’i büyüme sürecinde kullanılır. Köklerle alınan suyun bir kısmı terleme yoluyla havaya geri verilir. Terleme (transpirasyon) ayrıca besinleri topraktan köklere ve bitkinin çeşitli hücrelerine taşır, yaprakların ve genç gövdelerin yüzeyini nemli hale getirir, dokuların aşırı ısınmasını önler, güneş yanığından korur. Terleme sadece bitkilerde meydana geldiği için değil, aynı zamanda bitkilerin ne kadar su kaybedecekleri konusunda bir kontrol sahibi olmaları nedeniyle buharlaşmadan farklılık gösterir.
Buharlaşma (evaporasyon) ve terleme (transpirasyon) arasında ayrım yapmak genellikle zordur. Bu yüzden bileşik bir terim olan “evapotranspirasyon” kullanılabilir. Evapotranspirasyon oranı dört faktör tarafından kontrol edilir:
*Enerji mevcudiyeti: Ne kadar fazla enerji mevcutsa, evapotranspirasyon oranı o kadar yüksek olur. 1 gram sıvı suyu gaza dönüştürmek yaklaşık 600 kalori ısı enerjisi gerektir.
*Yüzeyden uzaktaki nem gradyanı: Atmosfere giren su buharının oranı ve miktarı daha kuru havada daha yüksek olur.
*Yüzeyin hemen üzerindeki rüzgâr hızı: Çoğu kişi bahçelerini rüzgârlı günlerde, sıcaklıkların benzer olduğu sakin günlere kıyasla daha fazla sulamaya ihtiyaç duyduğunu gözlemiştir. Bu gerçek rüzgârın evapotranspirasyon potansiyelini arttırması nedeniyle ortaya çıkar. Evapotranspirasyon işlemi, su buharını yerden veya su yüzeylerinden sadece birkaç santimetre kalınlığında bitişik, sığ bir katmana taşır. Bu katman doymuş halde olursa evapotranspirasyon durur ancak rüzgâr bu tabakayı daha kuru bir hava ile değiştirerek, buharlaşma-terleme (evapotranspirasyon) potansiyelini artırabilir.
*Su mevcudiyeti: Su yoksa evapotranspirasyon gerçekleşemez.
Terleme (transpirasyon) bitkilerde doğal bir süreç olarak meydana gelir. Buharlaşma ise ısı şeklindeki enerji suya uygulandığında su buharına dönüştürüldüğünde gerçekleşir. Her ikisinin de su döngüsüne katkısı önemlidir. Buharlaşmayla havaya verilen suyun miktarı kendisine Bitkilerde Suyun Buharlaşması ve Terlemeuygulanan ısıya bağlı iken, terleme olayı bitkinin ekildiği toprağın nem miktarına ve havanın nemine bağlıdır. Bitkilerin dışında küresel ölçekte, Dünya yüzeyindeki suyun evapotranspirasyonunun çoğu subtropikal okyanuslarda meydana gelir. Bu alanlarda, yüksek oranda güneş ışınımı, sıvı suyu gaza dönüştürmek için gereken enerjiyi sağlar. Evapotranspirasyon genellikle yaz mevsiminde orta ve yüksek enlem kara kütleli alanlarda yağışları aşar. Bir kez daha, bu süre boyunca güneş radyasyonunun daha fazla kullanılabilirliği, evapotranspirasyon sürecini geliştirir.

Kaynakça:
http://www.physicalgeography.net/fundamentals/8i.html#:~:text=Water%20is%20removed%20from%20the,transformed%20into%20a%20gaseous%20state.&text=Transpiration%20is%20the%20process%20of%20water%20loss%20from%20plants%20through%20stomata.<
https://www.usgs.gov/special-topic/water-science-school/science/evapotranspiration-and-water-cycle?qt-science_center_objects=0#qt-science_center_objects
http://www.differencebetween.net/science/difference-between-evaporation-and-transpiration/
https://www.ktu.edu.tr/dosyalar/havzaamenajmani_c5fd8.pdf

Yazar: Müşerref Özdaş

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku