Çocuklara Uygulanan Sözlü ve Fiziki Şiddet

Çocuklar geleceğimizin en büyük teminatı ve mirasçılarıdır elbette ki. Çocuk öyle bir canlıdır ki, yüreği kuşlar kadar özgür ve hassas, okyanuslar kadar derin ve sonsuzdur. Bu yüzden onların küçük bedenlerinde taşıdıkları koca yüreklerine neler hissettirdiklerimiz onların geleceğini o yönde etkiler.
Bazı çocuklar şanslıdır ve anne babaları tarafından her yönden tam anlamıyla her ihtiyaçları karşılanır. İhtiyaç ise çocuğun bedensel olarak gereksinimlerinin yanında, özellikle duygusal anlamda soyut ihtiyaçtır. Çocuklar çiçekler kadar güzel ve iç dünyaları rengarenktir.

Maalesef bir de madalyonun görünmeyen yanları var. Aileleri tarafından veya her hangi bir yetişkin tarafından şiddet gören çocuklarda var elbette. Bu çocuklar içlerindeki masum çiçekleri soldurur, özgür kuşları öldürür ve içlerindeki derin okyanuslara gömülür giderler maalesef. Çocuğa uygulanan sözlü yada bedensel şiddet maalesef ki onu renkli dünyasından alır ve kapkara dünyalara süreklerHatta bazen o kadar kötü sonuçlar doğurur ki o küçücük bedenler şiddetin normal bir davranış olduğunu algılayarak yakın çevrelerine karşı şiddet uygulamak isterler. Bu maalesef ki geleceğin en büyük mimarı olan çocuklarımıza yapılmış en büyük haksızlık, kötülük ve acımasızlıktır.

Maalesef ki bir çok yetişkin sudan sebepler nedenlerle çocuklara karşı sözlü ve fiziki şiddet uygulamaktan hiç bir şekilde çekinmezken birde bunu olağan karşılar. Oysaki yetişkin bireyler için gayet normal görünen bu olay küçücük olan bedenlerde ve zihinlerde kapanmaz yaralar açmaktadır. O yetişkinler çocuklarında birer birey olduklarını unutarak onlara verdikleri bu zarardan dolayı pişmanlık bile duymayabilirler. Peki ruhu ve bedeni şiddet görmüş çocuklar nasıl anlaşılır ve nasıl davranır:

-İlk olarak saldırgan tavır sergilerler.-
-Sürekli bir birey tarafından kollanmak korunmak isterler.
-Farkında olmadan her hangi bir objeye bağlılık yaşarlar.
– Tırnak yeme, parmak emme yada sebepsiz yere ağlama gibi bedensel hareketler sergilerler.
-Diğer çocuklara göre daha az paylaşımcı ve kıskançlık içinde bulunurlar.
-Her şeyi daha geç algılayıp öğrenirler.
-Takıntılı hareketlerde bulunurlar.
-Aşırı korku içinde olurlar. korkaklık duygusu çok baskındır.
– Hiç bir zaman doğru oyun kuramayıp yeterince eğlenemezler. Çünkü ne yaptığında şiddete uğrayacağını henüz kestirebilecek kabiliyete sahip olmadıkları için, yaptıkları her şeyin sonucunda bir süre beklerler ve sözlü veya fiziki şiddet olup olmayacağına bakarlar. Buda onların oynarken bile nasıl büyük bir tedirginlik halinde olduklarını gösterir.

Çocuğa uygulanan sözlü ve fiziki şiddet maalesef yukarıda sıralandığı gibi oldukça kötü sonuçlar doğurmaktadır. Çocuğa uygulanan fiziki ve sözlü şiddet belkide bir anne babanın evlatlarına yapabilecekleri en büyük kötülüktür. Çocuklara uygulanan şiddetin hiç bir mantıklı sebebi yoktur ve maalesef ki dönüşü de yoktur. Ancak anne baba yada şiddet uygulayan her hangi bir kişiye, çocuğun duyduğu sonsuz öfke, kırgınlık ve kızgınlıktan başka bir şey kazandırmaz. Bu nedenle geleceğimizin en büyük mirasçısı olan çocuklarımıza karşı daha hassas, olumlu ve iyi niyetli olmakta büyük önem taşır. Çocuklar geleceğin ayakta durabilmesi için ihtiyaç duyulan en önemli yapı taşıdır. Bu günün çocukları yarının yetişkinleri olacaktır. Unutulmamalıdır ki bir çocuk nasıl büyür ve büyütülürse öyle bir yetişkin olur.
(Çocuklarımıza sevgiyle bakalım.)

Yazar: Feride AkdoĞan

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :