COVID-19’un Solunum Yolu Hastalıklarıyla Bağlantısı Nedir?

Koronavirüs bir solunum yolu virüsüdür ve bu nedenle solunum yolundan girer, öncelikle burun yoluyla girdiği düşünülmektedir ama gözler ve ağızdan da içeri girebilir çünkü diğer solunum yolu virüsleri böyle davranır. Virüs vücuda girdiğinde saldırmaya başlar. Virüse maruz kalındıktan sonra semptom geliştirmesi 2 ila 14 gün sürebilir, ortalama yaklaşık beş gündür. Virüs vücudun içine girdikten sonra akciğerin astarındaki epitel hücrelerini enfekte etmeye başlar. Virüsün reseptörleri üzerindeki bir protein, bir konakçı hücrenin reseptörlerine yapışabilir ve hücreye nüfuz edebilir. Virüs, konakçı hücrenin içinde hücreyi öldürünceye kadar çoğalmaya başlar. Bu ilk önce burun, ağız, gırtlak ve bronşları içeren üst solunum yollarında gerçekleşir. Hasta semptomların hafif versiyonunu yaşamaya başlar: kuru öksürük, nefes darlığı, ateş ve baş ağrısı ve kas ağrısı ve yorgunluk, griple karşılaştırılabilir. Bulaşıcı hastalık uzmanları bazı hastaların bulantı ve ishal gibi gastrointestinal semptomlar bildirdiklerini ancak nispeten nadir olduğunu söylemektedir. Enfeksiyon alt solunum yoluna girmeye başladığında semptomlar daha şiddetli hale gelir.

Bronşit, Pnömoni (Zatürrre) ve Otoimmün Sorunlar

Dünya Sağlık Örgütü, geçtiğimiz ay hastaların yaklaşık % 80’inin enfeksiyondan kaynaklanan hafif ila orta şiddette bir hastalığı olduğunu bildirmiştir. Yeni koronavirüsün semptomları arasında olan ateş, yorgunluk ve kuru öksürüğe bronşit ve pnömoni dahil diğer durumlarla da rastlanabilir. Hafif bir COVID-19 vakası, mevsimsel gripten daha şiddetli bir ateş ve öksürük içerir ancak hastaneye yatmayı gerektirmez. Vakaların hafif olması vücudun bağışıklık tepkisinin virüsü üst solunum yolunda tutabilmesinden kaynaklanır. Genç hastalarda yaşlı hastalara göre daha kuvvetli bir bağışıklık yanıtı vardır. Şiddetli vakaların % 13,8’i ve kritik vakaların % 6,1’i virüsün nefes borusundan aşağı inip çoğalmayı tercih ettiği alt solunum yoluna girmesinden kaynaklanmaktadır. Akciğerler ana hedeftir. Virüs çoğalmaya devam edip nefes borusundan aşağıya ve akciğere doğru ilerlerken, bronşit ve zatürre gibi daha fazla solunum problemlerine neden olabilir.

Bronşit

Bronşit, akciğerlere hava taşıyan boruların (bronşiyal tüpler) içini kaplayan hücrelerin iltihaplanmasını ve tahriş olmasını açıklamak için kullanılan genel bir terimdir. Bu olduğunda, bronşiyal tüpler şişer ve mukus üretir ve öksürük başlar. Ana semptom hızla ortaya çıkan yoğun bir öksürüktür. Kuru bir öksürük olarak başlayabilir fakat genellikle mukus fark edilmeye başlanır. Diğer belirtiler arasında şunlar olabilir:
*Yorgunluk
*Nefes darlığı
*Hafif ateş ve titreme
*Göğüs rahatsızlığı
*Hafif baş ağrısı veya vücut ağrıları gibi soğuk algınlığı semptomları
Diğer semptomlar giderildikten sonra birkaç hafta veya ay boyunca öksürük devam edebilir. Güvenli tarafta olmak için belirtiler göğüs hastalıkları ya da dahiliye doktoruyla görüşülmelidir.
İki tip bronşit vardır, bunlardan biri akut diğeri kronik bronşittir.

Akut Bronşit

Akut bronşit genellikle hızlı bir şekilde ortaya çıkar ve 2-3 hafta sonra iyileşir. Hem çocuklar hem de yetişkinlerde görülebilir. Bazı insanlar buna göğüs tıkanıklığı ya da göğüs soğukluğu demektedir. Genellikle soğuk algınlığına ve gribe neden olan aynı virüslerden kaynaklanır ancak COVID-19’un bir belirtisi de olabilir. Koronavirüsler ve solunum sistemini etkileyen diğer virüsler bronşite neden olabilir. Bu bazen akciğerlerdeki küçük hava keselerinin enfeksiyonu olan pnömoniye yol açabilir. Pnömoni (zatürre )genellikle ıslak öksürüğe, ateşe ve nefes darlığına neden olur. Bu belirtiler tedavi olunmazsa ciddi ve tehlikeli olabilir. COVID-19 için soğuk algınlığı, grip veya bronşit semptomlarını kolayca birbirine karıştırılabilir çünkü COVID-19 semptomları hafif olabilir. Virüs için laboratuvar testi olmadan belirtilere COVID-19’un sebep olup olmadığı söylenemez. Teste ihtiyaç olup olmadığına bir doktor karar verecektir. Akut bronşit olan çoğu sağlıklı insan sorunsuz bir şekilde iyileşir. Ancak yaşlı yetişkinlerde ve çocuklarda, özellikle astım veya KOAH gibi akciğer hastalıkları gibi diğer sağlık sorunları olan kişilerde daha ciddi olabilir. Komplikasyonlar pnömoni ve tekrarlayan şiddetli bronşit ataklarını içerebilir.

Akut Bronşitin Nedenleri

Akut bronşite genellikle bir virüs neden olur. Genellikle bir kişi soğuk algınlığı veya grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonu geçirdikten birkaç gün sonra akut bronşit olabilir. Bazen akut bronşite bakteriler neden olur. Akut bronşit, duman gibi bronş tüplerini tahriş eden şeylerin solunmasından da kaynaklanabilir, akciğerlere yiyecek veya kusmuk kaçtığında da görülebilir. Akut bronşitin en yaygın semptomu genellikle kuru ve ilk başta sert olan bir öksürüktür. Birkaç gün sonra öksürük mukus getirebilir. Ateş düşük olabilir ve hasta kendini yorgun hissedebilir. Çoğu insan 2-3 hafta içinde iyileşir fakat bazı insanlar 4 haftadan fazla bir süre öksürmeye devam eder. Yüksek ateş, üşüme, titreme, göğüs veya omuz ağrısı veya nefes darlığı gibi belirtiler kötüleşirse, zatürree olunabilir. Zatürree ciddi olabilir, bu yüzden hastalandığını düşünenler bir doktora görünmelidir.

Kronik Bronşit

Kişilerde bazı durumlarda kronik bronşit gelişebilir. Kronik bronşit, yılın 3 ayı boyunca ve üst üste en az 2 yıl boyunca ayın çoğunda mukuslu öksürük olduğu anlamına gelir. Kronik bronşit sonradan geri dönebilir ve özellikle sigara içen insanlarda uzun süre devam edebilir. Kronik bronşite sigara içmekten başka, hava kirliliği, akciğer hastalığı veya zayıflamış bir bağışıklık sistemi de neden olabilir

Bronşitten Kaçınmak İçin Ne Yapılabilir?

Bronşit, COVID-19’a neden olmaz veya koronavirüse yakalanma olasılığını artırmaz fakat kronik bronşit veya diğer sağlık sorunları varsa, COVID-19’u yakalanılırsa daha çok hastalanmak olasıdır. Sağlıkla ilgili birçok sorun COVID-19 bakımından insanları daha fazla risk altına sokmaktadır. Bronşiti önlemek için yapılabilecek birkaç şey vardır.
*Sigara dumanından kaçınılmalı, eğer sigara içiliyorsa bırakılmalıdır. Sigara içen veya yanında sigara içilen kişilerde daha sık akut bronşit görülür.
*Soğuk algınlığı ve grip mevsiminde eller çok sık yıkanmalıdır.
*Özellikle başka sağlık sorunları varsa, soğuk algınlığı veya grip hastaları ile temastan kaçınılmalıdır.
*Her yıl grip aşısı yaptırılmalı ve pnömokok aşısı olup olmama konusunda doktorla konuşulmalıdır.
Araştırmalar, COVID-19 olan kişilerin neredeyse yarısının hafif semptomlara sahip olduğunu ancak virüsü yaymaya devam edebileceğini göstermektedir. Bu nedenle kronik bronşit, astım veya akciğer hastalığı gibi diğer akciğer problemleri varsa, hastalanmamaya çok özen gösterilmelidir. Bu, aşağıdakilerin yapıldığından emin olunması anlamına gelir:
*Ellerin sık sık yıkanması veya el dezenfektanı kullanılması.
*Yüze dokunmamaya çalışılması.
*Hafif soğuk algınlığı olsa bile, hasta olan insanlardan uzak durulması.
*Son 2 hafta içinde seyahat eden herhangi biriyle temastan kaçınılması.
*Sosyal mesafeler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde yerel talimatlara uyulması.
*Hayvanlara dokunduktan sonra ellerin yıkanması.
*Yüzeylerin sık sık temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi.
Virüsle temas etmiş olabileceğini düşünenler her gün vücut sıcaklığını ölçmeli ve semptomlara dikkat etmelidir. Hasta olanların yaklaşık % 97’si virüse maruz kaldıktan sonraki 2 hafta içinde semptom gösterir. Hasta hissediliyorsa sonraki adımlar hakkında konuşmak için doktor ya da yetkililerin belirttiği danışma hatları aranmalıdır. Göğüs ağrısı, göğüste sıkışma veya nefes darlığı başlarsa mümkün olan en kısa sürede tıbbi yardım alınmalıdır.

Diğer Bir Sorun: Zatürre

Solunum yollarını kullanarak vücuda giren koronavirüslerin alt solunum yollarına, akciğerlere inmesiyle ortaya çıkabilen bir başka solunum problemi zatürre ya da pnömonidir. Zatürree, öksürük ile birlikte nefes darlığı ile karakterizedir ve akciğerlerde alveol adı verilen küçük hava keselerini etkiler. Alveoller oksijen ve karbondioksitin değiştiği yerlerdir. Zatürree meydana geldiğinde, ince alveolar hücre tabakası virüs tarafından zarar görür. Vücut, savaşmak için akciğere bağışıklık hücreleri göndererek tepki verir ve bu, iç zarların normalden daha kalın hale gelmesiyle sonuçlanır. Bunun sonucunda yeterince oksijen alınamaz ve kan dolaşımına geçemez. Yani temel olarak ev sahibi yanıtı ve virüs arasındaki bir savaş yaşanmaktadır. Bu savaşı kimin kazandığına bağlı olarak hastalar iyileşebilir ya da kötü sonuçlar ortaya çıkabilir. Kan dolaşımındaki oksijenin yetersiz olması nedeniyle karaciğer, böbrek ve beyin de dahil olmak üzere diğer organlar oksijenden mahrum kalır. Akut solunum sıkıntısı sendromuna dönüşebilen az sayıda ciddi vakada hastanın oksijen sağlanması için ventilatöre yerleştirilmesini gerektirir. Akciğerler çok fazlası hasar görürse ve vücudun geri kalanına yeterli oksijen gitmezse, solunum yetmezliği organ yetmezliğine ve ölüme neden olabilir. Bu sonuçlar koronavirüs ile enfekte hastaların çoğunda nadirdir. Ciddi gelişmeler için en fazla risk altında olanlar 70 yaşın üzerindedir ve bu yaş grubundakilerin çoğunda bağışıklık tepkileri zayıftır. Kemoterapi tedavisi gören kanser hastaları, akciğer anormallikleri, kronik hastalıkları veya zayıf bağışıklık sistemleri olan kişiler risk altında olan diğer kişilerdir.

Kaynakça:
https://www.webmd.com
https://www.usatoday.com
https://healthy.kaiserpermanente.org

Yazar: Müşerref Özdaş

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar