Depresyon Diyetle Önlenebilir mi?

Depresyon, duygularımızı, düşüncelerimizi, iş hayatımızı, ilişkilerimizi, uykularımızı, akla gelebilecek bütün günlük aktivitelerimizi etkileyebilecek ciddi semptomlara neden olmaktadır. Hayattan zevk almama ve intihar girişimlerine kadar uzayıp giden bu semptomlar arasında, umutsuzluk, karamsarlık, sinirlilik, suçluluk duygusu, bitkinlik, hareketlerde ve konuşmada yavaşlık, odaklanma güçlüğü, bellek ve karar verme sorunları, geçmek bilmeyen çeşitli ağrılar, sindirim problemleri, iştah ve kilo problemleri sayılabilir. Depresyonun kaynağında ise, genetik, biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonu bulunmaktadır.

Son yıllarda yapılan çalışmalarda ortaya çıkan, yiyecekler ve akıl sağlığı arasında güçlü bağlar olduğunu gösteren kanıtlar, devasa bir veri tabanı oluşturmaya başladı. Rush Üniversitesi Tıp Merkezi’ndeki araştırmacılar tarafından yapılan araştırmalarda da, özellikle hipertansiyon riskini azaltmak için tasarlanmış olan sağlıklı beslenme diyetini uygulayanlarda, ayrıca depresyon oranının da düşük olduğu görüldü. Kan basıncını ilaçsız düşürmek için geliştirilen DASH hipertansiyonu önleme diyeti, sodyum tüketimini sınırlarken, bol taze meyve ve sebzenin yanı sıra, balık ve tavuk eti, tam tahıllar ve az yağlı süt ve süt ürünleri üzerinde yoğunlaşıyor. Bu diyet, dünya çapında yaygın diyet programlarının arasındaki en etkili sağlık diyetlerinden biri olarak biliniyor.

DASH diyetinin, kan basıncını ve kolesterolü düşürdüğü, ayrıca kanser, kalp yetmezliği, inme, böbrek taşı, şeker hastalığı ve osteoporoz üzerindeki yararlı etkileri daha önce kanıtlanmıştı. Rush Üniversitesi’nin çalışmasında, altı yılı aşkın bir süreyle 964 kişi izlendi. Bu kişiler her yıl depresyon semptomları açısından değerlendirildi ve hem DASH, hem Akdeniz diyeti ve konvansiyonel bir Batı diyeti de dahil olmak üzere çeşitli diyetleri ne kadar izledikleri incelendi. Tüm denekler, seçtikleri diyetlere ne ölçüde sadık kaldıklarına göre üç gruba ayrıldı ve DASH hipertansiyonu önleme diyetini en sıkı takip edenlerin, diğer gruplara göre en düşük depresyon oranına sahip oldukları görüldü. Araştırmayı yöneten Laurel Cherian’a göre, diyet ve depresyon arasındaki herhangi bir korelasyon, akla “Kötü bir beslenme aktif olarak bir insanı depresyona mı sürüklüyor, yoksa kötü beslenme tarzı bir depresyon semptomu mudur?” sorusunu getiriyor.

Deakin Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından yapılan yakın tarihli başka bir araştırmada, bu soruya yanıt bulmaya çalışıldı. Majör depresif bozukluk teşhisi konan 67 yetişkin iki gruba ayrıldı. Birinci grup, taze meyve, sebze, zeytinyağı, balık, yağsız et ve fıstıktan oluşan sağlıklı bir Akdeniz tarzı diyeti izledi. Diğer gruba, depresyon vakaları için yararlı olduğu kanıtlanmış bir sosyal destek programı uygulandı. Üç ay sonra elde edilen sonuçlara bakıldığında, diyeti uygulayan gruptaki kişilerin üçte biri iyileşme gösterirken, sosyal destek programı grubundakilerin yalnızca yüzde 8’inde düzelme olduğu bulundu. Araştırmacılardan Felice Jacka’ya göre, beslenme biçimleriyle yakından ilişkili olan bu sonuçlar, diyet programını uygulayanlarda depresyon semptomları açısından önemli iyileşme sağlandığını gösterdi.

Bu çalışmalarda, depresyon ile diyet arasında bağlantılar bulunmasına rağmen, geçen yıl yayınlanmış toplam 24 çalışmanın ayrıntılı bir meta-analizi, depresif belirtilerin sağlıklı bir diyet programıyla azaltılma olasılığını yalnızca düşük seviyedeki korelasyonlarla ortaya koydu.
Öte yandan, bağırsak bakterilerinin nörokimyamızda çok önemli rol oynadığını gösteren kanıtlar giderek artmaktadır. Bağırsak bakterilerinin etkileri, kısa bir süre öncesine kadar yalnızca post travmatik stres bozukluğu ve Alzheimer ile ilişkilendirilirken, son araştırmalar probiyotiklerin depresyon semptomlarını azaltabileceğini de gösteriyor.

Kaynakça:
– Marc Molendijk, Patricio Molero, Felipe Ortuño Sánchez-Pedreño, Willem Van der Does, Miguel Angel Martínez-González, “Diet quality and depression risk: A systematic review and dose-response meta-analysis of prospective studies”, Journal of Affective Disorders Vol.226, (2018).
– Marla Heller, “The DASH Diet Action Plan: Proven to Lower Blood Pressure and Cholesterol without Medication”, Grand Central Life & Style, (2014).

Yazar: Oben Güney Saraçoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :