Doğum Nasıl Meydana Gelir ?

Doğum Nedir?
Başından sonuna kadar mucizelerle dolu olan bir süreç olan doğum, kadının 9 aylık bir hamilelik süresince karnında taşıdığı yavrusunu zamanı geldiğinde dış âleme bırakmasıdır. Tamamen doğal bir fizyolojik süreç olan normal doğumda bebek gelişimini tamamlayıp, organ ve sistemleri yeterli olgunluğa eriştiğinde, bebek dış dünyaya uyabilir. Bütünüyle ele alındığında doğum, ritmik ağrıların başlamasından, bebek ve eklerinin rahimden çıkışına kadar uzanan bir seri olayları içine almaktadır.
Doğumun Başladığı Nasıl Anlaşılır?
Anne karnındaki bebeğin doğumunu başlatan başlıca faktör, karın kaslarının ve karın kaslarına yardımcı olan kasların kasılmasıdır. Eğer doğum normal bir şekilde cereyan ediyorsa, fizyolojik güçlerle kendiliğinden gerçekleşme eğilimindedir. Fizyolojik gülerin yeterli olmadığı durumlarda doğuma müdahale edilir ve sezaryen ile çocuk alınır. Normalde doğum gebeliğin 38-40 hafta aralığında gerçekleşir. Bebek gebeliğin 28-37 haftaları aralığında doğarsa erken doğum gerçekleşirken, daha önce doğarsa da düşükle sonuçlanma olasılığı yüksektir.

Doğum olayının başladığını haber veren belirtilere detaylı bakacak olursak;
Bebeğin başının aşağı düşüp karnın küçülmesi ve gebede solunum rahatlığı yaşanması birincil belirtilerdendir. Öte yandan bebek aşağı düştükçe mesaneye yaptığı baskı artmaya başlar ve gebe kadın sık sık idrara çıkmaya başlar.
Halk arasında nişan gelmesi diye bilinen ve doğumdan 25-36 saat önce kanla karışık hafif sümüksü bir salgı gelir ki bu nişan, gebe kadının rahminin yumuşadığını ve genişlemeye başladığını işaret eder. Çok bilinen bir diğer doğum belirtisi de su kesesinin yırtılmasıdır. Zar yırtılınca 24-48 saat içinde doğum ağrıları şiddetlenir. Sonrasında ise ağrılar iyice şiddetlenir ve ağrılı kasılmalar baş gösterir. Bu ağrıların giderek sıklaşması ve artışı doğumun yaklaştığının habercisidir.
Bazı gebelerde doğumun yaklaştığının işaretçisi sanılan yalancı sancılar görülür. Bu sacılar doğumdan birkaç gün önce görülür fakat gebe kadın bebeğin o gün doğacağını sanır. Bu ağrıların büyük çoğunluğu bağırsaklardaki gaz birikiminin olası sonucudur. Kısacası sadece sancılanmak, diğer doğum belirtileri olmadan tek başına doğumun başladığını göstermez.

Doğumun Evreleri Nelerdir?
I.Doğum Evresi
I.doğum evresi gerçek doğum ağrılarının başlamasıyla başlayan ve rahmin genişlemesiyle son bulan süreçtir. Gebe bir kadında rahim ağzının 2 cm’lik bir açıklıktan 10 cm’lik bir genişliğe ağrı eşliğinde ulaşması doğumun ilk aşamasında gerçekleşir. Bu genişleme süreci gebe kadının ilk doğumunda 12 saat sürerken, birden sonraki tüm gebeliklerinde 6 saatte tamamlanır. Yumuşayan rahim ağzında genişleme tamamlanınca bebeğin geçeceği çapa ulaşır. Bu sırada amniyon kesesi de artan basıncı etkisiyle en zayıf yerinden yırtılır ve su dışarı akar. Buna halk arasında “suyun gelmesi” denir.
I.doğum evresinde başlangıçta sancılar 15-20 dk da bir gelir ve 15-20 saniye sürer. Birinci evrenin sonunda sancılar sıklaşır ve 2-3 dakika ara ile gelip, 40-60 saniye sürmeye başlar.
II. Doğum Evresi
II. evre rahim ağzının genişlemesinde bebeğin doğmasına kadar geçen zamanı kapsar. İkinci evrede ana amaç bebeğin dışarı atılması olduğu için bu evreye “atılma dönemi” de denilir. Doğumun tüm aşamalarında olduğu gibi bu evre de ilk doğum olacaksa süre 2 saat, birden sonraki doğumlarda ise 20-30 dk sürer.
Çocuğun normal duruşu sol yanına yatmış, başını gövdesine dayamış ve dizlerini karnına birleştirmiş şekildedir. Doğum esnasında önce bebeğin başının tepesi çıkar. Çocuğun dışarı atılması için vücut ve bebek bir takım seri hareketler yapar ve bu olay öyle sistemli programlanmıştır ki, dışarıdan hiçbir müdahaleye gerek duyulmaksızın bebek doğar.
III. Doğum Evresi
III. doğum evresi plasentanın çıkışıdır. Bebeğin doğumunun ardından geçen 3-5 dk içinde rahim dinlenmeye geçer ve sonra rahimde kasılmalar tekrar başlar. Bu sayede plasenta, tutunduğu yerden 10-20 dk içinde ayrılır. Özellikle bebeğin doğumunun ardından kan gelmesi ve kordonun aşağı sarkması plasentanın ayrıldığını gösterir. Doğumun üçüncü evresinde gebe kadında 100-300 santimetreküplük bir kanama meydana gelir ve bu normal kabul edilir.

Kaynakça:
axis 2000 büyük ansiklopedi, vikipedi

Yazar: Meltem Palu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :