Kadınlardaki Migren ve Östrojen Bağlantısı

Dünyada her gün ortalama 300 milyon kişinin yaşadığı migrenden, kadınlar erkeklerden daha fazla etkilenmektedir. Araştırmalara göre her dört kadından birinin migren olduğu sonucundan yola çıkarak, migrendeki bu cinsiyet farkı, kadın cinsiyet hormonu olan östrojeninin doğal dalgalanmasına bağlanıyor.
Albert Einstein Tıp Fakültesi ve Amerikan Baş Ağrısı Derneği yönetim kurulu üyesi Klinik Nöroloji Profesörü Dr Robbins’ın açıklamasına göre, “Östrojen seviyelerindeki bir düşüş migren atağının oluşma şansını arttırıyor. “Migren sıklığı ve şiddeti, kadınlarda östrojenin azaldığı dönemlerde, örneğin bebeğinizin doğumundan sonra (özellikle emzirmiyorsanız) ve seviyelerin oldukça düzensiz olduğu durumlarda menopoz sırasında daha yaygın olabilir” diye ekliyor. Östrojen hormon bağlantısının migrene olan etkilerini ve nasıl kontrol altına alınacağı konusunda bilinmesi gereken beş önemli noktaya bir göz atalım.

Kullandığınız Migren İlaçlarınız Menstrüel Migren de İşe Yaramayabilir.

Adet migreni, menstrüel akışın başlamasından iki gün önce başlayan ve adet döneminin üçüncü günü civarında sona eren migren baş ağrılarıdır. Bu ağrı; perimenstrüel periyot adı verilen sınırlı bir zaman aralığında gerçekleşir. Menstrüel migrenin bu sabit zaman diliminin nedeni, adeti döneminin hemen öncesinde meydana gelen östrojen seviyelerindeki düşüşle tetiklenmesidir.
Adet migreninin en zor yanı, genellikle ayın diğer zamanlarında meydana gelen bir migrenden daha şiddetli ve uzun sürmesidir. Bu, menstrüel migreni tedavi etmeyi biraz daha hassas ve denenmiş bir tedavi haline getirebilir. Ancak emin olun, sizin ve doktorunuzun uygulayabileceğiniz birkaç stratejisi ile, ağrılarda rahatlama elde edebilirsiniz.
İlk stratejiniz, migren atağınızı olabildiğince erken tedavi etmektir. Başka bir deyişle, karanlık bir odada dinlenmek veya soğuk bir kompres uygulamak gibi basit önlemler ağrınızı hafifletmiyorsa, orta ve şiddetli migreni tedavi etmek için kullanılan bir ilaç olan bir triptan ile migren ağrılarını engellemek en iyisidir.
İlave olarak, ibuprofen veya Aleve (naproksen) gibi steroid olmayan bir anti-enflamatuar (NSAID) ile kombinasyon halinde bir triptan almak makuldür. Doktorunuz Treximet (sumatriptan / naproxen sodyum) gibi bir reçeteli ilaç tedavisi önerebilir.
İkinci bir strateji, bir adet migreninin ilk başta meydana gelmeden önlemektir. Bir kadın, adet başlangıcından beş veya altı gün önce NSAID veya uzun etkili triptan, Frova (frovatriptan) gibi koruyucu ilaçlar almayı tercih edebilir . Diğer bir seçenek de magnezyumdur, ancak magnezyum genellikle bir kadının adet başlangıcından yaklaşık iki hafta önce alınmalıdır.
Alternatif olarak, “östrojen düşüşünün” kökünden çözmek için, bazı kadınlar menstrüasyondan önceki hafta boyunca bir östrojen (örneğin bir östrojen cilt yaması veya hapı) almayı tercih ederler. Bununla birlikte, adet döngüleriniz düzenli değilse, sürekli doğum kontrol hapı daha iyi bir strateji olabilir, bu nedenle doğal östrojen düşüşü olmaz.

Doğum Kontrol Hapı Alırsanız Doktorunuzla Konuşmalısınız

Doğum kontrol hapı alan kadınların doğum kontrol hapı almayan kadınlara kıyasla inme geçirme riski daha yüksek olduğu doğrudur. Bu başlangıçta korkutucu gelebilir, ancak doğum kontrol hapı alan kadınların çoğu genç kadınlardır ve inme bu popülasyonda çok nadir görülür.
Bununla birlikte, doğum kontrol hapları üzerinde inme için en yüksek risk altındaki kadınlar, başka risk faktörleri olanlardır. (Örneğin sigara içen veya yüksek tansiyonu olan kadınlar) Ve diğer bir araştırmada auralı migrenin de bir risk faktörü olduğunu gösteriyor. (Her ne kadar bilimsel kanıtlar diğer risk faktörlerinde olduğu kadar auro ile ilgili olanın sağlam dayanakları olmasa da).
Buradaki sonuç, eğer auralı migren varsa, bazı doğum kontrol haplarının kullanımı, özellikle östrojen içeriği yüksekse, güvenli olmayabilir. Güvenli ve proaktif olmak, riskleri ve faydaları daha iyi anlamak için jinekologunuz, nöroloğunuz veya birinci basamak doktorunuzla konuşmalısınız.

Hamilelikte  Migrenden Uzaklaşmış Olabilirsiniz


Hamilelik sırasında bebeğinizin beslenmesinin anne vücuduna verdiği avantajlar vardır. Bu avantajlar içinde özellikle ikinci ve üçüncü trimesterde östrojen seviyelerinizin en üst seviyede seyretmesiyle migren ağrılarında iyileşme yaşayabilirsiniz. Aslında, migren öyküsü olan kadınların yüzde 70’ine varan kısmı hamileliği boyunca iyileşme olduğuna dikkat çekilmektedir. Bununla beraber, yaklaşık yüzde beşi migren ataklarının kötüleştiğini ve geri kalanının hiçbir değişiklik olmadığını bildirdi. İlginç bir şekilde, menstrüel migren ve aurasız migren yaşayan kadınların, hamilelik sırasında migren gelişimine dikkat etmesi muhtemeldir.
Bu “migren hamilelik sırasında iyileşiyor” fenomeninin dezavantajı, hamilelik ve doğum sonrası dönemde migren ataklarınızın şiddetli bir şekilde geri dönebileceğidir. Bununla birlikte, araştırmalar emzirmenin koruyucu olabileceğini göstermektedir. Emzirme vücuttaki östrojen seviyelerini dengelediği için migren ağrılarının kaybolması ya da azalması mantıklıdır.
Dr. Robbins’e göre; “Gebelik döneminde migren yönetiminin sağlıklı yapılabilmesi için, migrenin gebe kalmadan önce gerçekten başladığının bilinmesi gerekir. Bu bilgiler ışığında gebelikte hangi ilaç dışı yaklaşımlara öncelik verilmesi gerektiğini ve hangi tıbbi tedavilerin hem güvenli hem de etkili olabileceğini anlamak mümkündür diye” belirtti.

Perimenopozda Migren Bozukluğu Olabilir

Menopoz, bir kadının adet döngüsünü 12 ay boyunca durduğunda ortaya çıkan bir noktadır. Bu biyolojik olarak ne anlama geliyor? Bir kadının yumurtalıklarının östrojen hormonu üretmeyi bıraktığı anlamına gelir.
Perimenopoz, bir kadının yumurtalıklarının bozulmaya başladığı ve bir kadının üreme yıllarında olduğu kadar östrojen üretmediği, menopozdan hemen önceki zaman dönemidir. Bu dalgalanan (ve genellikle daha düşük) östrojen seviyeleri, sıcak basmalar gibi klasik perimenopoz semptomlarına ve menstrüasyondaki değişikliklere neden olan bir dönemdir.
Bu rahatsız edici semptomlara ek olarak, migrenli kadınlar perimenopoz sırasında daha fazla baş ağrısı geliştirebilirler. Yapılan bir çalışmaya göre; migren baş ağrısı, menopoza girmemiş kadınlara kıyasla (aylık olarak 10 veya daha fazla gün baş ağrısı olarak tanımlanır), yüksek frekanslı baş ağrısı riski, migreni olan perimenopozal kadınlarda yüzde 60 oranında artmıştır.
Perimenopozda migren sıklığının daha yüksek olmasının ardındaki nedeni, tam olarak belli olmamakla beraber uzmanlar östrojen seviyelerinin düzensiz dalgalanmasını birincil etmen olarak görüyorlar. İyi olan şudur ki, menopoz dönemine girerken migren ağrınızı hafifletmenin yolları olduğu biliniz. Birçok kadın östrojen seviyelerini stabilize eden çeşitli hormon tedavileri ile rahatlama bulur.

Migreniniz Menopozda İyileşebilir veya Kötüleştirebilir

Araştırmalar; migren ve menopoz arasındaki bağı çözme konusunda çelişkilidir. Başka bir deyişle, birçok çalışma, kadınlarda migrenin menopozdan sonra daha iyi hale geldiğini ve diğer araştırmalarda, özellikle bir kadının kronik migren olması durumunda daha da kötüleştiğini göstermektedir. Bunun anlamı; menopoz sonrası migren söz konusu olduğunda östrojenden daha çok sayıda etken vardır. Bazı kadınlar için, menopozdan sonra vücutlarındaki kararlı (çok düşük olsa da) östrojen seviyeleri, migren kaybının arkasındaki sebep olabilir.
Bazı kadınlar menopozdan sonra daha fazla migren atağı görebilir ve bu artmış migren sıklığı muhtemelen östrojenle doğrudan bağlantılı değildir. Örneğin, artan stres, uyku bozuklukları ve depresyon gibi ruh hali değişiklikleri perimenopozda ve menopozda yaygındır. Ve bu faktörler daha fazla atak tetikleyebilir. Menopoz da bir başka klasik örnek (ve genel olarak orta yaş), kas ve eklem ağrılarıdır. Bir kadın hem migreni hem de eklem ağrısıyla mücadele etmek için çok fazla ağrı kesici ilaç alıyorsa, aşırı ilaç kullanımı baş ağrısı rahatsızlığını tetikleyebilir. Bu bir migren olmasa da, bu baş ağrısı profilini çıkarmanızı zorlaştırabilir
Son olarak, doktorunuz menopozdan östrojen tükenmesinin migren ataklarınızın arkasındaki tetikleyici olduğundan şüpheleniyorsa, hormon replasman tedavisi size faydalı olabilir. Her ne kadar, menstrüel migrende olduğu gibi, bazı kadınlarda östrojen ilacı almak migreni daha da kötüleştirebilir. Bu da migren östrojen bilmecesinin bir başka örneğidir.
Migren bireylerin yaşam enerjisini zayıflatıcı bir hastalıktır ve tedavisi zor olabilir. Ancak yardım alınabilir. Şayet migren belirtileriniz varsa lütfen baş ağrısı ve migren tedavisinde uzmanlığa sahip bir sağlık uzmanından yardım isteyin. Migren tedavisi son birkaç yılda önemli bir ivme kazandığı için iyimser olun. Bugün mevcut olan daha fazla migren terapisi vardır ve gelecek için daha önce hiç olmadığı kadar hızlı gelişmeler mevcuttur.

Kaynakça:
https://www.nih.gov/

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :