Kanda Kalsiyum Seviyesi Düşük Olduğunda Ne Olur?

Kanda bulunan kalsiyum seviyesinin düşük olması hipokalsemi ya da kalsiyum eksikliği hastalığı olarak bilinir. Uzun süre devam etmiş bir eksiklik diş değişikliklerine, katarakta, beyindeki değişikliklere ve kemiklerde kırılganlığın artması sonucunu doğuran osteoporoza neden olabilir. Hipokalseminin komplikasyonları hayatı tehdit edici olabilir ve eğer durum tedavi edilmezse, sonunda ölüme yol açabilir. Kalsiyum eksikliğinin erken belirtileri olmayabilir. Komplikasyonlardan kaçınmak için kişiler aşağıda listelenen semptomlardan herhangi biriyle karşılaşırsa derhal tanı ve tedavi almalıdır. Bu makalede ayrıca, kalsiyum eksikliği hastalığının prevalansı, nasıl önleneceği ve nasıl tedavi edildiği de açıklanmaktadır.

Semptomlar Nelerdir?

Hastalık ilerledikçe aşağıda açıklanan belirtiler daha da kötüleşebilir.
1-Kas problemleri: Kalsiyum eksikliğinden kaynaklanan erken kas problemleri arasında kas ağrıları, kas krampları, spazmlar bulunur. İnsanlar yürürken ve başka türlü hareket ederken uyluk ve kollarda, özellikle koltuk altlarında ağrı hissetme eğilimindedir. Kalsiyum eksikliğinden dolayı eller, kollar, bacaklar, ayaklar ile ağız etrafında uyuşukluk, karıncalanma gibi hisler ortaya çıkabilir.
Bu duyumlar daha ciddi bir eksikliği gösterebilir. Bu belirtiler gelip gidebilir, ancak aktivite ile yok olmaz, kişi bunların geçmesini beklemek zorunda kalabilir.
2-Aşırı yorgunluk: Düşük kalsiyum seviyeleri uykusuzluğa veya uyku eğilimine neden olabilir. Kişiler aşağıdakileri deneyimleme eğilimindedir:
*Aşırı yorgunluk
* Letarji (uyuşukluk, patolojik uyku)
*Genel bir halsizlik, ağırlık hissi
*Enerji eksikliği
Kalsiyum eksikliği ile ilişkili yorgunluk baş dönmesine, sersemlik hissine ve odaklanma zorluğu, unutkanlık ve karışıklık hissiyle kendini belli eden bilinç bulanıklığına neden olabilir.
3- Tırnak ve cilt belirtileri: Kalsiyum eksikliği kronik hale gelmişse tırnak ve cilt etkilenebilir.
Cilt kuru ve kaşıntılı hale gelebilir ve araştırmacılar sedef hastalığı ile egzamanın hipokalsemi ile bağlantılı olduğunu belirtmektedir. Egzama cilt iltihabı ( kızarıklık, cilt kabarcıkları ve kaşıntı içerir) için kullanılan genel bir terimdir. Egzama yüksek oranda tedavi edilebilirken, sedef hastalığı yönetilebilir, ancak tedavisi yoktur. Tırnaklar etkilenirse kırık, kuru ve kırılmaya yatkın hale gelebilir. Ayrıca saçın yuvarlak yamalar şeklinde dökülmesine neden olan alopesiye (saçkırana) katkıda bulunabilir.
4- Osteopeni ve osteoporoz: Kalsiyumun eksik olması (hipokalsemi) osteoporoz ve osteopeniye neden olabilir. Osteopenide kemiklerdeki mineral yoğunluğu azdır, bu durum kişileri osteoporoza götürebilir. Osteoporoz ise kemikleri daha ince ve kırıklara duyarlı hale getirecektir. Ayrıca ağrıya, duruşla ilgili sorunlara ve nihayetinden sakatlıklara neden olacaktır. Osteopeninin şiddeti az olsa da osteoporozda olduğu gibi azalmış kemik yoğunluğuna, kırık ve çatlak riskinin yükselmesine sebep olabilir. Kemikler kalsiyumu iyi depolar, ancak güçlü kalmaları için daha yüksek seviyelerde kalsiyuma ihtiyaç duyulur. Genel seviye düşük olduğunda, vücut kalsiyumu kemiklerden çeker, bu da onları kırılgan ve zarar görmeye yatkın hale getirir. Kemiklerin yoğunluğunu kaybetmesi ve kalsiyum eksikliğinin ciddi sorunlara neden olması uzun sürebilir.
5-Ağrılı premenstrüel sendrom (PMS): Hipokalsemi (düşük kalsiyum seviyesi) şiddetli premenstrüel sendrom ile bağlantılıdır. Bir 2017 çalışmasına katılanlar, iki ay süreyle her gün 500 miligram (mg) kalsiyum almış, daha sonra sonra ruh halinin düzeldiğini ve sıvı tutma (ödem) oranlarının azaldığını bildirmişlerdir. 2009 yılında, sistematik bir incelemenin yazarları, adet döngüsünün ikinci yarısında düşük D vitamini ve kalsiyum düzeylerinin PMS semptomlarına katkıda bulunabileceği sonucuna varmıştır. Ekip, semptomları hafifletmek için takviye kullanılmasını önermiştir.
6- Diş Sorunları: Vücut yoksun kaldığında kalsiyumu dişlerden kalsiyum çeker. Bu durum diş köklerinin zayıflaması, diş etlerinin tahriş olması ve düş çürümeleri gibi problemlere yol açabilir. Bundan başka kalsiyum eksikliği olan bebeklerin diş çıkarması gecikir.
7-Depresyon: Kalsiyum eksikliği, kanıt bulunmamasına rağmen, depresyon da dâhil olmak üzere duygudurum bozuklukları ile ilişkilendirilmiştir. Kalsiyum eksikliğinin depresif semptomlara katkıda bulunduğundan şüphelenenler, doktorlarından seviyelerin kontrol edilmesini istemelidir. Kalsiyum takviyeleri bu semptomların yönetilmesine yardımcı olabilir.

Kalsiyum Eksikliği Hastalığı Ne Kadar Yaygındır?

İnsidans ve prevalans henüz kesin olarak belirlenememiş olsa da, aşağıdaki bilgiler kimlerin risk altında olduğunu hakkında fikir verebilir.
Amerika Birleşik Devletlerinde kalsiyum eksikliği
Amerikan Beslenme Koleji Dergisi’nde yayınlanan bir 2013 raporuna göre, aşağıdaki popülasyonların kalsiyum eksikliğine sahip olma olasılığı yüksektir:
*18 yaş üstü yetişkinler
*Azınlıklar
*Gençler
*Fazla kilolu insanlar
Dünya çapında kalsiyum eksikliği
İngiliz üniversitelerinde görevli bazı yazarlar 2013’te kronik hastalarda kalsiyum eksikliğinin daha fazla görüldüğünü bildirmiştir. 2015 yılına ait, küresel tahminlerin açıklandığı bir yazıda, 3,5 milyon kişinin kalsiyum eksikliği bakımından risk altında olduğu belirtilmiştir. Pakistan üniversiteleri yazarları ise kalsiyum seviyeleri açısından 252 kadını incelemiştir. Bu kadınların yüzde 41’inde kalsiyum ve D vitamini eksikliğinin bulunduğu, yüzde 78’inde sırt, bacaklar ve eklemlerdeki ağrılar da dâhil olmak üzere bu eksikliklerle tutarlı semptomların varlığı bildirmiştir. Alınan sonuçlar çok sayıda kadının kalsiyum bakımından düşük bir seviyeye sahip olduğunu bilmediğini göstermektedir.
Kalsiyum eksikliği belirtileri yaşayan herkes doktoruyla konuşmalıdır. Testler yaptırılarak kandaki kalsiyum seviyeleri kontrol edilebilir. Yetişkinler için normal aralık desilitrede 8,8–10,4 miligramdır (mg/dL). Çocuklar yetişkinlerden daha fazla kalsiyuma ihtiyaç duyar ve 8,8 mg/dl’nin altındaki herhangi bir seviye eksikliğini gösterir.

Komplikasyonlar
Kalsiyum eksikliği şunlarla ilişkilendirilmiştir:
*Nöbet geçirme
*Diş sorunları
*Depresyon
*Çeşitli cilt hastalıkları
*Kronik eklem ve kas ağrısı
*Kırıklar
*Sakatlıklar
Royal Liverpool Üniversitesi Hastanesi’nin yoğun bakımına başvurmuş olan 1038 kişi ile bir çalışma yapılmış, % 55,2’sinin kalsiyum eksikliği (hipokalsemi) yaşadığı, bunların % 6,2’sinin de ciddi derecede eksikliğe sahip olduğu bulunmuştur.

Tedavi ve Önlemler

Bir kalsiyum eksikliği beslenmeye daha çok kalsiyumun eklenmesiyle güvenli ve kolay şekilde önlenebilir. Kalsiyum açısından zengin bazı yiyecekler şunlardır:
*Süt, peynir ve yoğurt gibi süt ürünleri
*Fasulye
*İncir
*Brokoli
*Tofu
*Soya sütü
*Ispanak
*Güçlendirilmiş tahıllar
*Badem ve susam dâhil sert kabuklu yemişler ve tohumlar
Diyette bulunması önerilen günlük kalsiyum miktarı 19–50 yaş arası kişiler için 1000 miligram olarak belirlenmiş olsa da, çocuk, genç ve yetişkinler için ihtiyaç daha fazladır.
Önce bir doktora danışmadan kalsiyum takviyesi almaya başlamak iyi bir fikir değildir. Kalsiyumun fazla alınması kardiyovasküler hastalıklara, böbrek taşına ve ciddi olabilen daha başka sağlık sorunlarına neden olabilir. Bir eksiklik şiddetli olduğunda veya takviyeler ve diyet ayarlamaları yeterli sonuçlar vermediğinde doktor reçeteye kalsiyum enjeksiyonları yazabilir. Kalsiyum eksikliği çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir ve diyet değişiklikleri ile en kolayca önlenir. Kalsiyum eksikliği olan ve takviyeler alan veya enjeksiyon alan çoğu insan, birkaç hafta içinde semptomların iyileştiğini fark eder. Komplikasyonları önlemek için ciddi eksiklikleri olan kişiler izlenmelidir.

Kaynakça:

https://www.medicalnewstoday.com
https://getappvice.com/tr

Yazar: Müşerref Özdaş

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :