Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Karbonat, Asit Reflü veya Mide Yanması Tedavisinde İşe Yarar mı?

3 43

Karbonat veya sodyum bikarbonat, sodyum iyonları ve bikarbonat iyonlarından oluşan bir tuzdur, yemek sodası da denir. Bir asitle karıştığında pH seviyesini değiştirir. Bu yüzden mide ekşimesini, asit reflü sorunlarını çabucak yatıştırır, ayrıca buzdolabındaki, lavabodaki, halıdaki kötü bir kokuyu örtebilir. Asit reflü, mide asidinin mideden yemek borusuna (ağzı mideye bağlayan boru), yukarı doğru aktığı bir sindirim sorunudur. Asidik yiyecek ve içecekler tüketildiğinde oluşur. Bu asit geri kaçağı özofagusu tahriş edebilir ve mide ekşimesine neden olabilir. Mide ekşimesi, karnın ortasından boğaza kadar herhangi bir yerde meydana gelebilen yanma hissidir. Ağız kokusu, göğüste veya üst midede ağrı, mide bulantısı, kusma, yutkunma sırasında zorluk ve ağrı, hassas dişler, solunum problemleri, ağızda kötü tat, hırıltılı öksürük asit reflünün diğer semptomları arasındadır. Asit reflü gelip gider ve 2 haftadan az sürerse, karbonat ve su karışımı alınarak midedeki asit nötralize edilip dengelenebilir, böylece mide ekşimesi azaltılmış olur ancak dikkatli kullanılmalıdır. Semptomlar kalıcıysa ve kötüleşirse durum gastroözofageal reflü hastalığına (GÖRH) dönüşmüş olabilir. Haftada iki defadan fazla asit reflü yaşayan herkes, gastroözofageal reflü hastalığının (GÖRH) veya altta yatan başka bir durumun bir işareti olabileceği için tıbbi tedavi almalıdır. Bu hastalık diyet değişikliği veya belirli yiyecek ve içeceklerden kaçınma yoluyla kolayca tedavi edilebilir. GÖRH olduğundan şüphelenenler, uzun süreli komplikasyonları önlemek için doktoruna danışmalıdır. Birçok eczane ve çevrimiçi mağaza, reçetesiz olarak asit reflü ilaçları satmaktadır ve bu ilaçların bazıları sodyum bikarbonat içerir. Sodyum bikarbonat içeren tabletler, granüller, çözeltiler ve kapsüller de mevcuttur. Reçetesiz veya reçeteli ilaçlar kullanılacaksa paketteki talimatlar izlenmelidir.

Karbonat Nasıl Çalışır, Hangi Dozda Kullanılmalıdır?

Bazı kişiler asit reflü veya mide ekşimesi ile mücadele etmek için antasit olarak mutfaklarında bulunan karbonatı kullanır. Karbonat alkali bir pH değerine sahiptir ve mide ekşimesini, asit reflüyü rahatlatmak için kullanılan yaygın bir bileşiktir. Karbonatın mide asidinin geri akışını tedavi etme kabiliyeti, sodyum bikarbonat içeriğinden kaynaklanmaktadır. Aslında, pankreas da bağırsakları korumak için doğal olarak sodyum bikarbonat üretir. Karbonatın vücutta doğal sodyum bikarbonat üretiminin etkilerini taklit ettiği düşünülmektedir. Karbonat temel olarak antasit karışımı gibi davranır, bu karışım yaklaşık pH 8 değerindedir. Emilebilir bir antasit olarak, sodyum bikarbonat mide asidini hızla nötralize eder ve asit reflü semptomlarını geçici olarak hafifletir, uzun süreli bir tedavi sağlayamaz. Reçetesiz ilaçlara kıyasla bu form daha ucuzdur. Genellikle beyaz kristal katı veya ince bir toz şeklindedir. Karbonatı hangi dozda kullanılacağından emin olmayanlar daima doktorunun talimatlarını izlemelidir. Tavsiye edilen miktar yaşa bağlıdır. Sodyum bikarbonat tabletler ve efervesan toz şeklinde bir eczaneden temin edilebilir. Eğer çok gerek duyulursa en az 120 veya 150 mililitre (ml) suya karıştırılmış ve iyice çözünmüş yarım çay kaşığı (yetişkinler ve gençler için) karbonat (yemek sodası) hızlı bir şekilde rahatlama sağlayabilir, 2 saatte bir tekrar edilebilir ancak günde 1-1,5 çay kaşığından fazla karbonat tüketilmemelidir. Çocuk doktoru önermediği sürece 6 yaşın altındaki bir çocuğa karbonat verilmemelidir.

Sürekli Kullanılabilir mi?

Doktorlar karbonatın sadece semptomlar ilk ortaya çıktığında geçici olarak kullanılmasını önerir çünkü vücut çok alkali hale gelirse başka problemler de gelişebilir. Çok fazla karbonat asit geri tepmesine (artan asit üretimi) neden olabilir ve semptomları daha da kötüleştirebilir. Karbonat alımına sürekli devam edilirse tuz alımı çok yüksek olacak ve daha fazla soruna yol açacaktır. Maksimum dozu iki haftadan uzun süre almak ishal ve gazın artmasına neden olabilir, ayrıca karbonat çözeltisi çok hızlı içilmemelidir. Yarım çay kaşığı karbonat en az 120 mililitre suda tamamen çözündükten sonra yavaşça yudumlanarak içilmelidir. İdeal olarak, günde 1 çay kaşığından fazla almamaya çalışılmalıdır. Alkali su, karpuz suyu, kereviz suyu, salatalık gibi içecekler ve yiyecekler de alkali olması nedeniyle mide ekşimesinden kurtulmaya yardımcı olabilir. Her türlü hazımsızlığın nedeni asit değildir, bu nedenle asit reflü semptomları iki haftadan fazla sürerse doktora danışılması gerekir.
Önemli Not: Karbonat yerine hamur kabartma tozu kullanılmamalıdır. Bazı insanlar karbonatın hamur kabartma tozu ile aynı olduğunu düşünmektedir ama bu yanlıştır. Mide ekşimesi için hamur kabartma tozu kullanmak işe yaramaz. Bunun nedeni hamur kabartma tozunun sodyum bikarbonattan başka bazı kurutucu ajanlar (nişasta gibi) ve asidik tuzlar (monokalsiyum fosfat, sodyum asit pirofosfat, sodyum alüminyum sülfat gibi) içermesidir. Hamur kabartma tozu ortamı fazla alkali yapmayacağı için mide ekşimesi tedavisi için değersizdir. Bu nedenle, hamur kabartma tozu değil karbonat kullanıldığından emin olmak gerekir.

Karbonat Kullanımının Olası Riskleri ve Yan Etkileri

Karbonat hızlı bir rahatlama sağlayabilse de bu yöntem herkes için doğru değildir. Karbonatın iyi bir alternatif tedavi olup olmadığı mutlaka bir doktora sorulmalı, doktor tavsiyesi olmadıkça almaktan kaçınmalıdır. Karbonatın ilaçlarla etkileşime girip girmeyeceği veya sodyum seviyesini artırıp artırmayacağı doktordan öğrenilmelidir. Bir doktor önermediği sürece, karbonatın hamilelik sırasında asit reflü için kullanımı uygun değildir. Bir antasit olarak karbonat kullanmayı düşünenler doktorlarıyla görüşürken eğer kullanıyorlarsa reçeteli, reçetesiz ilaçları, takviyeleri, ya da alternatif ilaçları bildirmelidir.
Düşük sodyum diyeti uygulanıyorsa karbonat kullanmaktan kaçınılmalıdır. Yarım çay kaşığı karbonat, alınması önerilen günlük sodyum miktarının yaklaşık üçte birini içerir. Fazla karbonat alınmaması böbrek hastalığı veya yüksek tansiyonu olan kişiler için önemlidir. Kabartma tozunun uzun süreli ve aşırı kullanımı hipokalemi (kanda potasyum eksikliği), hipokloremi( kanda klorür eksikliği), hipernatremi ( sodyum seviyesinde artış), böbrek hastalığının ve kalp yetmezliğinin kötüleşmesi, kas zayıflığı ve krampları, fazla mide asidi üretilmesi riskini artırabilir. Karbonat (sodyum bikarbonat) almanın yan etkileri arasında baş ağrısı, bulantı, aşırı gaz, ishal, şişkinlik, mide ağrısı ve yorgunluk bulunur. Karbonat toksisitesinin en yaygın nedeni aşırı kullanımdır. Burada belirtilmesi gereken en önemli olan, bu yan etkilerin çok nadir olmasıdır. Eğer karbonatlı su uzun süre içilir ve belirtilerden herhangi biri devam ederse, şiddetli ise veya asit reflü günlük yaşama müdahale ederse, haftada iki veya daha fazla kez meydana gelirse, 2 haftadan uzun süre mide ekşimesi yaşanırsa doktora başvurulmalıdır. Doktor semptomlara daha etkili bir şekilde yardımcı olabilecek, mide asidi üretimini azaltacak H2 blokerleri veya PPI’lar gibi diğer ilaçların kullanılmasını önerebilir.
Diğer ilaçları alındıktan sonra 2 saat içinde karbonat alınmamalıdır. Karbonat mide asidini düşürdüğünde, vücudun bazı ilaçları emme hızı yavaşlayabilir ve diğerlerinin çalışma şekli değişebilir. Aşırı miktarda alkol tüketen kişiler de ciddi komplikasyon riski taşır. Karbonatın içindeki sodyum vücuttaki dehidrasyonu artırabilir ve diğer semptomları kötüleştirebilir. Sık idrara çıkma, iştah kaybı ve/veya açıklanamayan kilo kaybı, nefes alma zorlukları, uzuvlarda ve ayaklarda şişme, kanlı veya katran benzeri dışkı, idrarda kan, kahve telvesi gibi görünen kusmuk gibi belirtiler varsa hemen doktora gidilmelidir.

Su ve Süt İçmek Mide Yanmasına Yardımcı Olabilir mi?

Su içmek mide yanmasında yardımcı olabilir fakat suyun ne kadar alkali olduğuna bağlı olabilir. Suyun pH’ı ne kadar yüksek olursa o kadar alkalidir ve mide ekşimesini durdurmaya veya azaltmaya yardımcı olabilir. Süt içmek de alkali olması nedeniyle mide ekşimesine yardımcı olabilir fakat muhtemelen en iyi seçim değildir çünkü mideyi karbonat ve sudan daha fazla çalıştırır. Rahatlamak için bir şeye ihtiyacı olanlara küçük bir bardak süt içmek faydalı olabilir.

Asit Reflünün Diğer Tedavi Yolları ve Yönetimi

Asit reflü için farklı tedavi ve yönetim seçenekleri şunlardır:
-Yaşam tarzı değişiklikleri
-Reçeteli ve reçetesiz ilaçlar
-Cerrahi müdahaleler
Yaşam Tarzı Değişiklikleri
Aşağıda açıklanan değişikliklerin bir kısmı veya tamamı uygulanarak asit reflü ve mide ekşimesi semptomları doğal bir şekilde azaltılabilir.
*Sağlıklı kilonun korunması: Boya göre sağlıklı bir kilo aralığında kalınması mide üzerindeki basıncı biraz azaltabilir. Bu, mide asidinin yemek borusuna doğru ilerlemesini önler.
*Gıda tetikleyicilerini bilmek ve tetikleyicilerden kaçınmak: Bazı içecek ve yiyecekler asit reflüyü tetikleyebilir. Tetikleyiciler bireylerden bireye fark gösterebilir fakat genellikle çikolata, alkol, çiğ soğan, sarımsak, biber, kızarmış besinler, kafein, yağ oranı yüksek besinleri içerir. Basitçe, tetikleyicilerden kaçınarak mide ekşimesi azaltılabilir. Bazı gıdalardan kaçınmak popüler bir tavsiye olsa da diyet değişikliklerinin reflü semptomlarını azaltmadığını ortaya çıkaran çalışmalar da vardır. 2.000’den fazla çalışmanın kapsamlı bir incelemesi bir tedavi olarak gıdaların eliminasyonuna (bazı gıdaların beslenmeye dahil edilmemesine) dair hiçbir kanıt bulamamıştır. Aslında, Amerikan Gastroenteroloji Koleji 2013 yönergelerini gıda eliminasyonunu önermemek için güncellemiştir. Güncellenmiş yönergeler artık alkol, çikolata, şarap, baharatlı yiyecekler, narenciye (turunçgiller), nane ve domates ürünlerinin küresel çapta rutin olarak beslenmeden kaldırılmasını önermemektedir. Buna rağmen çikolata gibi bazı yiyecekler ve gazlı içecekler kontrol valfinin gevşemesini, gıdaların ve mide asidinin geri kaçmasını sağlayabilir.
*Aşırı yemekten veya çok hızlı yemekten kaçınmak: Öğünlerin büyük olması alt özofagus (yemek borusu) sfinkterinin düzgün bir şekilde kapanmasını engeller. Bu sfinkter yemek borusu ile mide arasında, asidin geri kaçmasını önleyen bir çeşit valftır. Düzenli olarak mide ekşimesi yaşayanlar öğünlerini küçültmelidir. Mide ne kadar fazla doldurulursa aşırı yüklenme nedeniyle sfinkter o kadar fazla basınç altında kalır ve asit geri akar, mide ekşimesi yaşanır. Yemekleri hızlı yenmesi de mide ekşimesini artırabilir.Yatmadan iki ila üç saat önce yağ oranı yüksek yemeklerden kaçınılmalıdır.
*Düz oturmak: Mide ekşimesini azaltabilen bir başka alışkanlık yemek yerken düz oturmak olmalıdır. Ayrıca, gece mide ekşimesi çekenler, yatmadan 3 saat önce yemek yemeyi bırakmalıdır.
*Bol giysiler giymek: Dar, vücuda yapışan, sıkan giysilerin mideye basınç uyguladığı bilinir. Bu yüzden daha geniş, sıkmayan giysiler tercih edilmelidir.
*Sigarayı bırakmak: Sigara içilmesi ve GÖRH arasında oldukça açık bir ilişki vardır.
*Yatağın baş kısmını kaldırmak: Geceleri asit reflüsü yaşayanlar yatağının baş kısmını bloklar ya da ahşap takozlarla 15-20 cm yükseltmekten faydalanabilir.
Asit Reflü İçin İlaç Tedavisi
Yaşam tarzında yapılan değişiklikler asit reflüye yardımcı olmamışsa sonraki basamak ilaç tedavisidir. Yaygın bazı reçetesiz ve reçeteli ilaçlar şunlardır:
*Antasitler: Asit reflüyü ve mide ekşimesini gidermek için karbonat dışında çeşitli antasitler mevcuttur. Bir doktor ya da eczacı sorun yaşayanlara farklı ilaç seçenekleri hakkında tavsiyelerde bulunabilir.
*H2 reseptör blokerleri: Bu tip ilaçlar midedeki asit üretimini yaklaşık 12 saat kadar azaltabilir. Eczaneden reçetesiz olarak alınabilirler, reçeteli daha güçlü versiyonları mevcuttur.
*Proton pompa inhibitörleri (PPI’ler): H2 blokerlerine göre daha güçlü olan bu grup ilaçlar asit üretimini daha uzun bir süre bloke eder. Bu, yemek borusunda bulunan hasarlı dokulara iyileşmesi için zaman sağlar. PPI’ler reçetesiz veya reçete ile satın alınabilir.
Asit Reflü ve GÖRH Cerrahisi
İlaç genellikle çoğu kişide GÖRH ve asit reflü tedavisi için yeterlidir. Yeterli olmazsa doktorlar ameliyatı önerebilir. Ameliyat seçenekleri arasında alt özofagus sfinkterini sıkılaştırmak için ameliyat veya midedeki asidin alt özofagus sfinkterine girmesini engelleyen manyetik bir cihazın ameliyatla yerleştirilmesi bulunmaktadır.

Karbonatın Diğer Kullanım Alanları

Karbonat mutfakta örneğin kek, ekmek ve diğer unlu mamullerin yapımında kabartıcı bir ajan olarak kullanılabilir ayrıca diş hijyeni ürünlerinde bir bileşen ve doğal bir temizlik maddesidir. Karbonat ya da sodyum bikarbonat tıbbi amaçlarla da kullanılabilir, örneğin bir kişinin idrar yolu enfeksiyonu varsa, idrarı daha alkali hale getirebilir fakat olumsuz etkileri olabileceği için kullanımı bir doktor tarafından denetlemelidir. Karbonatın kullanılabileceği diğer alanlar şunlardır:
Böcek ısırıklarını ve sokmalarını tedavi etmek: Günlük kullanım cilt için iyi olmasa da, bir böcek ısırığında hafif bir reaksiyon belirtileri olan kızarıklığı, kaşıntıyı ve batmayı hafifletebilir. Reçetesiz satılan birçok krem karbonat içerir. Ayrıca evde bir kısım karbonat üç kısım suyla macun elde edilebilir.
Ağzı sağlıklı tutmak: Dişlerin karbonat içeren bir diş macunu ile fırçalanması diş çürümesini durdurabilir, diş etlerini ve ağzı iyi durumda tutabilir. Bir bardak suya karıştırılmış yarım çay kaşığı karbonatla yapılan gargara nefesi tazeleyebilir.
Kokuların kontrolü: Kötü kokuların çoğu güçlü asitlerden (ekşimiş süt gibi) veya bazlardan (bozulmuş balık gibi) gelir. Karbonat eklendiğinde ve pH dengesi değiştirildiğinde, buzdolabındaki veya halıdaki kokular nötr hale gelir. Kokuları gidermek için buzdolabına açık bir kutu karbonat koyulabilir. Çöp kutusundaki atık tabakalar üzerine veya bulaşık makinesinin dibine serpilebilir.
Kemoterapinin işe yaramasına yardımcı olmak: Hiçbir bilimsel araştırma karbonatın kanseri tedavi ettiğini bulmamış olsa da araştırmalar bazı kanser tedavilerinin görevini daha iyi yapmasına yardımcı olabileceğini göstermektedir. Bazı kemoterapi ilaçları alkali koşullara ihtiyaç duyar, asit ortamda daha toksik hale gelir. Bu nedenle bazı doktorlar en iyi tedavi sonuçları için bir çeşit sodyum bikarbonat kullanılmasını önerir. Onkolog, ilaçların karbonat ile desteklenip desteklenemeyeceğini söyleyebilir. Ağız ve boğaz değişiklikleri kemoterapinin yaygın yan etkileridir. Böyle bir durum gerçekleşirse, ağız günde üç kez 1 bardak ılık suya ilave edilen 1/4 çay kaşığı karbonat ve 1/8 çay kaşığı tuz karışımı ile çalkalanıp ardından sade su ile durulanabilir.
Böbrek hastalığını tedavi etmek: Böbrekleri kandaki asidi yeterince uzaklaştıramayan insanlara günlük bir sodyum bikarbonat dozu yardımcı olabilir.

Karbonat ile Yapılmaması Gerekenler

Cildi rahatlatmak: Vücudun en büyük organı olan cilt hafif asidiktir. Bu, neme dayanmasına yardımcı olur ve zararlı bakterileri vücuttan uzak tutar ancak hassas bir cildi olanlarda alkali maddeler tahriş edici olabilir. Bu tip kişiler karbonat kullanmamalıdır.
Saçı şekillendirmek: Bazı insanlar şampuandan vazgeçip saçları için karbonat ve elma sirkesi karışımı kullanır. Bu zamanla saçları daha da kötüleştirir. Saç derisi gibi saçlar da doğal olarak asidiktir. Karbonat ilk başta saçları parlatabilir ama zamanla kabarmaya, dolaşma ve kırılmalara neden olur.
Atletik performansı artırmak: Bir yarış veya karşılaşmadan önce bazı koşucular çok miktarda karbonatlı su içebilir. Karbonatlı suyun çok ve sık alınması kişiyi hasta edebilir ve “soda yüklemesine” denilen bir duruma neden olabilir.

Kaynakça:

https://www.healthline.com/health/gerd/baking-soda#takeaway
https://www.medicalnewstoday.com/articles/314932#other-treatment

Yazar: Müşerref Özdaş

Bunları da beğenebilirsin
3 Yorumlar
  1. Kişisel bilgi diyor

    Çok güzel bir bilgi olmuş. Ben de mide yanması yaşıyorum. Bunu bir arada denemeye çalışacağım açıkçası.

  2. Pınar Yıldız diyor

    İşim gereği Şehirler arası Nakliyat Yapanlar firmasında sekreterlik yapmaktayım. Bu şekilde güzel paylaşımlarınız için çok teşekkür ediyoruz. Elinize emeğinize sağlık. Uğraş vererek güzel makale yazmışsınız. Bilgileriniz için teşekkür ederiz.

  3. Can diyor

    Merhaba öncelikle yazınız için teşekkür ederim. Karbonatla ilgili bildiğim bi takım şeyler vardı fakat bu yazı sayesinde daha aydınlanmış oldum. Kendim karbonatı diş beyazlatma olarak kullanıyordum. Yanlız karbonatın dozunu ayarlıyamasak biraz da tehlikeli oluşu benım bidaha bu yötemi kulanmıyacagım anlamına geliyor :)

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.