Okyanusu Kaplayan Plastikler Nasıl Temizlenir?

İnsanlar binlerce yıldır yaşadıkları Dünya’yı, özellikle son yüzyılda, deyim yerindeyse plastikle kapladılar. Herkes her gün kullandığı sentetik polimerlerin sağladığı rahatlığa kapılmışken çöpler yığılıp duruyor. Her yıl milyonlarca ton plastik okyanus sularına karışıyor ve kimse nereye gittiklerini, ne gibi zararlara yol açtıklarını bilmiyor. Plastik torbalar ucuz, hafif, dayanıklı ve biyolojik olarak kolayca bozulmayan plastikten üretiliyor. Şimdiye kadar yapılmış olan plastiklerin çoğu hala çevremizi kuşatmış durumdalar. Birleşmiş Milletler Çevre Koruma Ajansı’nın verilerine göre, her yıl ortalama bir trilyon plastik poşet kullanılmakta ve plastik malzemenin yüzde 5’inden daha azı geri dönüştürülmektedir. Dünya’daki plastik üretimi, her 11 yılda bir iki katına çıkmakta ve önümüzdeki 11 yıl içinde de ilk plastik üretimine başladığımızdan beri yaptığımızdan daha fazla plastik üretmiş olacağız.

Plastik çöplerle ilgili karşılaştığımız en büyük sorun, onları imha edemememizdir. Plastik atıklarla parklarda, yol kenarlarında, caddelerde, sokaklarda, sahillerde karşılaşıyoruz. Ayrıca, bu plastik çöplerde biriken yağmur suları, sivrisinekler ve diğer zararlılar için bir üreme alanı haline de geliyor. 2015 yılında yapılan bir araştırma, her yıl 4,8 milyon ton ila 12,7 milyon ton plastiğin okyanus sularına katıldığı tahminini yaptı. Araştırmacılar, bu rakamlara, bütün kıyı ülkelerinin ne kadar plastik atık ürettiğini hesaplayarak ulaştılar. Toplam 192 kıyı ülkesinde, yıllık 275 milyon ton plastik atık üretildiği görüldü. Nüfuslarının büyüklüğü ve atık yönetim sistemlerinin niteliği, hangi ülkelerin bu dev atık miktarına en büyük katkıyı yaptığını belirlemekte. Ancak, bunca çöpün nerelere gittiği de tam olarak izlenemiyor.

Okyanus sularındaki plastiğin izlenmesini en çok zorlaştıran ise, plastiğin atıldığı biçimiyle, şişeler, çakmaklar ve torbalar olarak kalmadığı gerçeğidir. Parçalanarak mikroplastik olarak bilinen küçük parçalara ayrılmaktadırlar. Utrecht Üniversitesi’nden okyanus bilimcisi Erik van Sebille ve ekibinin yapmış oldukları, okyanus yüzeyinde ne kadar mikroplastik bulunduğunu hesaplamayı amaçlayan bir araştırmanın sonuçlarına göre, yüzer mikroplastikler okyanustaki tüm plastik atıkların yaklaşık yüzde birini oluşturuyor. Geriye kalan yüzde 99’unun nerede olduğu bilinmiyor. Ne kadarının okyanus tabanında olduğu, ne kadarının sahil şeritlerinde veya plajlarda, mangrov ormanlarında ya da deniz canlılarının bağırsaklarında bulunduğu bilinmiyor. Denizlerin tüm bu plastiklerle nasıl bir ilişki kurduğunu, bizlerin de suları bu çöplerden nasıl arındıracağımızın en iyi yönteminin ne olduğunu bilmiyoruz.

Okyanustaki plastik atıklar konusunda pek çok bilinmeyen var. Araştırmacı Boyan Slat tarafından başlatılan “Okyanus Temizleme Projesi”nde çalışanlar, plastik atıkların denizlere ve okyanusa nasıl ulaştıklarını araştıran bir çalışma yürüttü ve nehir sistemleri gibi suyollarının her yıl milyonlarca ton plastiği nasıl taşıdığını inceledi. Bugüne kadar birikmiş olan çöplari toplamanın ötesinde, gerçek uzun vadeli çözümlerin, plastiklerin okyanusa ulaşmadan toplanmasıyla mümkün olduğunu düşünen araştırmacılar, önce nüfus yoğunluğu, ekonomi, atık yönetimi, topoğrafya, hidrografi ve baraj konumlarına ilişkin verileri topladılar. Daha sonra bu veriler, farklı nehirlerden gelen plastik akışının saha ölçümlerine göre kalibre edildi ve nehirlerden okyanusa yıllık plastik girdi modeli oluşturmak için kullanıldı. Modele göre, sadece nehirlerle her yıl okyanuslara 1,15 ila 2,41 milyon ton arasında plastik taşınıyor. Analizlerde, toplam 40.760 okyanusa dökülen akarsu ele alındı. Araştırmacılara göre, toplam girdinin üçte ikisi, çoğunlukla Asya kıtasında bulunan 20 nehirden kaynaklanmakta. Modelleme ayrıca, girdilerin mevsimler arasında çok fazla değiştiğini de göstermekte. Toplam yıllık girdinin dörtte üçü ise mayıs ve ekim ayları arasında okyanusa iniyor.

Okyanustaki plastik kirlilik milyonlarca ton ağırlığında, yüz binlerce su canlısını öldürüyor, alg ve diğer istilacı türlerin yayılmasına neden oluyor ve PCB (poliklorlu bifenil) ve DDT (dikloro difenil trikloroethan) gibi çok tehlikeli diğer kirleticiler için taşıyıcı görevi görüyor. Bilim insanları, çözümün bu sorunu kaynağında durdurmak olduğunu söylüyorlar. Üretim ve tüketim kalıpları değiştirilmeli, gereksiz (örneğin tek kullanımlık torbalar) her türlü plastik kullanımına son verilmeli, geri dönüştürmeye önem verilmeli ve bu plastik akışının muslukları kapatılmalı. Bugün okyanusta yüzmekte olan 5 trilyon plastik atık ve bu plastiklerden zarar gören 1.200’den fazla deniz canlısı türü olduğu belgelenmiş durumda. Ne kadar zor olursa olsun, daha fazla plastiğin yaşadığımız doğayı kaplamasını önlemek için yaratıcı olmak ve yapabileceğiniz her şeyi yapmaya kararlı olmak zorundayız.

Kaynakça:
– Jenna R. Jambeck, Roland Geyer, Chris Wilcox, et al.,”Plastic waste inputs from land into the ocean”, Science, Vol. 347, I. 6223, (2015).
– Laurent Lebreton, Boyan Slat, F. Ferrari, et al., “Evidence that the Great Pacific Garbage Patch is rapidly accumulating plastic”, Scientific Reports, Vol. 8, 4666 (2018).

Yazar: Oben Güney Saraçoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :