Para Politikası Araçları

Para Politikası Araçları

Dünya çapında merkez bankalarının para politikalarını kontrol etmek üç temel aracı bulunmaktadır. Bunlar sırasıyla açık piyasa işlemleri, zorunlu karşılıklar ve iskonto oranıdır. Merkez bankaları bunların dışında birçok araç daha bulundurmaktadır fakat bunlar bir merkez bankasının ekonomiyi etkilemek için kullandığı en etkili araçlardır.

Açık Piyasa İşlemleri

Merkez bankaları, açık piyasa işlemlerini tahvil ve bono alım satımı yaparak gerçekleştirir. Bu tahvil ve bono alım satımları, ülkenin ticari bankaları ile yapılır.

Merkez bankası tahvil veya bono alımı yaptığında, ticari bankaların rezervlerine para ekler. Böylelikle ticari bankaların kredi verebilmek için elinde daha fazla kaynağı olur. Merkez bankaları tahvil ve bono ticari bankalara tahvil ve bono satışı gerçekleştirdiğinde, bankaların ellerindeki paranın bir kısmı merkez bankasının kasasına gider. Böylelikle ticari bankaların kredi vermek için kullanabileceği kaynak miktarı azalır.

Merkez bankası genişletici para politikası uygulamak istediğinde tahvil alımı yapar. Merkez bankası daraltıcı para politikası uygulamak isterse, elindeki tahvillerin satışını yapar.

Zorunlu Karşılıklar

Zorunlu karşılık, bir bankanın bir gece boyunca elinde tutması gereken belli bir miktar parayı anlatan bir terimdir. Ticari bankalar bu parayı kendi kasalarında veya merkez bankasında tutabilir. Düşük zorunlu karşılık oranı ticari bankaların daha çok kredi verebilmesini sağlar.

Bu durum genişletici para politikasına örnektir çünkü bankaların daha fazla kredi verebilmesine olanak sağlar.

Bun karşın yüksek zorunlu karşılık oranı ise daraltıcı para politikasına örnektir. Zorunlu karşılık oranı yüksek olunca bankaların kredi verebileceği miktar daha düşük olur. Bu durum, küçük bankalar için çok daha zor bir durumdur çünkü bu bankaların kredi verebilecekleri kaynakları çok sınırlıdır. Bu nedenle birçok merkez bankası küçük bankalar için zorunlu karşılık oranını kullanmaz.

Merkez bankaları zorunlu karşılık oranını nadiren değiştirir çünkü birçok banka için prosedürlerini yeni zorunlu karşılık oranı için düzenlemek pahalı ve zahmetlidir.

Merkez bankaları, zorunlu karşılık oranı yerine hedeflenen borç verme oranını değiştirmeyi tercih eder. Hedeflenen borç verme oranı kullanılarak da aynı sonuçlar elde edilebilir. Eğer bir ticari bankanın elinde zorunlu karşılık oranını sağlamak için yeterli nakit bulamıyorsa, bu durumda borç verme faiz oranı üzerinden merkez bankasından kredi çekebilir.

İskonto Oranı

İskonto oranı merkez bankasının kullandığı üçüncü araçtır. Merkez bankalarının ticari bankalardan iskonto penceresinde borç almaları için talep ettiği orandır. İskonto oranı genellikle yüksek olduğundan dolayı ticari bankalar, diğer bankalardan borç para bulamayınca ancak bu yöntemi kullanarak borçlanır.

Yaygın olan kanının aksine finansal açıdan zor durumda olan bankalar değil diğer bankalardan borç bulamayan bu bankalar iskonto oranı ile borçlanmak ister.

Nasıl Çalışır?

Merkez bankaları toplam likiditeyi artırmak veya azaltmak amacıyla bu araçları kullanır. Likidite, borç verilebilecek toplam sermaye anlamına gelir ve aynı zamanda tüketicilerin harcayabilecekleri para miktarı olduğu da söylenebilir.

Para arzı; dolaşımdaki para, vadesiz mevzuat ve vadeli mevzuattan oluşur. Teknik olarak bakıldığında likidite ise para arzından çok daha fazlasıdır Dolayısıyla merkez bankasının para politikası araçlarını para arzını etkilemek için kullanıldığı söylenirse, para politikası araçlarının etkileri küçümsenmiş olur.

Kaynakça:
https://www.thebalance.com/monetary-policy-tools-how-they-work-3306129

Yazar: Sercan Arman Kandemir

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :