Sosyal Medyanın Hayatımızdaki Rolü ve Olumsuz Etkilerinden Kurtulma Yolları

Günümüzde sosyal medya hayatın çok büyük bir parçası haline gelmiştir ve bu platformda gezinirken çok zaman harcanmaktadır. Ve çoğu zaman burada geçirilen zamanın farkında bile olunmaz. Hatta çoğu kişiye uyandıktan sonra baktığı ilk şeyin ve uyumadan önce baktığı son şeyin ne olduğu sorulduğunda alınan cevap sosyal medya hesaplarına bakmak olmuştur. Bunun yanında sosyal medya ile etkileşim kurmanın zihin sağlığına zarar verip vermediği sorusu pek çok kişinin kafasını kurcalayan bir soru olmaktadır.
Son on yılda sosyal medyanın zihin sağlığını nasıl etkilediğini inceleyen 70 çalışma bulguları Ruh Sağlığı Dergisi’nde yayınlanmıştır. Yayınlanan bu bulgulara göre çalışma sonuçları birbirinden farklıdır. Bazı çalışmalar sosyal medyanın insanların yaşamlarını olumlu yönde etkilediğini, bazıları ise sosyal medya ile etkileşimin depresyon veya endişe arasındaki olası bağlantıyı uyardığını bildirmektedirler. Sonuç olarak bakıldığında çalışmalar sosyal medyanın zihin sağlığını etkilediği yönündedir. Olumlu ya da olumsuz etkilediği ise bireyin sosyal medya platformları nasıl kullandığı ile ilgili bir durumdur.
Sosyal medyayı dengeli bir şekilde kullanmak ve sağlıklı alışkanlıklar geliştirmek, kişinin hayatında iyileştirmeler yapabilmesi için etkili olabilmektedir. Sosyal medya kullanımında sağlıklı alışkanlıklar geliştirmek için yapılması gerekenlerden bazılarını şu şekilde sıralanabilir:

Sosyal Medya İçin Ayrılan Zamanın Planlanması ve Bu Plana Uyulması

Hayatın pek çok alanında olduğu gibi sosyal medya kullanırken de dengeli olmak, sağlıklı alışkanlıklar geliştirme de anahtardır. Kişi internette gezindiği zamanı ve çıkması gerektiği zamanı belirleyerek bu dengeyi kurabilir. Ve yaptığı plana sadık kalmak bir müddet sonra bunun alışkanlık haline getirilmesinde etkilidir. Uyku öncesi özellikle arkadaş ve aile ile zaman geçirmek kişinin günü değerlendirme yapmasıyla zihnini rahatlatırken aile ve dostluk bağlarının güçlenmesine yardımcı olmaktadır. Ayrıca bu alışkanlık, ekrandan yansıyan mavi ışığın uyararak uykuyu kaçırmasının da önüne geçerek kişilerin uyku kalitesinin yükseltilmesine yardımcı olmaktadır.
Bu alışkanlığın sabahları uyandıktan sonra ilk olarak ekrana bakılması alışkanlığına da kazandırılması için, sabahları uyanmak için eski moda bir çalar saat kullanmak faydalı olabilir. Böylece yatma zamanı geldiğinde telefon diğer odada bırakılabilir. Bu ayrıca uyurken manyetik alana maruz kalmayı önlerken kişinin genel sağlığında da iyileştirme yapacak bir alışkanlık kazanılmasını sağlamaktadır.

Sosyal Medya Sitesine Giriş Yaparken Amacın Ne Olduğunu Net Bir Şekilde Belirlemek

Sosyal medyaya girerken herkesin hedefi farklı farklıdır. Kimi günlük paylaşımları kontrol etmek için girerken, kimi arkadaşlarıyla iletişim kurmak için sosyal medyayı kullanır. Kimi ise yeni çektiği fotoğraflarını taze taze sosyal medyaya yüklemek ister ve beğeni almanın peşindedir. Sosyal medyaya girme amacı her ne olursa olsun genellikle o ilk amacın dışına çıkılır ve hedeflenen bir dakikalık bir sosyal medya ziyareti saatlerce devam eder. Bu kadar uzun zaman internette kalmanın önüne geçmek için sosyal medyaya girilme amacı belirlenmeli ve o amaca ulaşıldıktan sonra sosyal medya hesabından çıkış yapılmalıdır. Bu alışkanlık, aynı zamanda sosyal medyayı istenilen şekilde kullanmayı sağlayabilir.

Kişinin Kendi Hayatı ile Başkalarının Hayatını Kıyaslama Davranışından Vazgeçmek

Eğer bir kişi kendi hayatını başkalarının hayatı ile sürekli olarak karşılaştırıyorsa bu kıyaslama ruh sağlığında ve zihin sağlığında olumsuz etkiler yaratabilir. Özel hayatların açık ve limitsiz olarak sergilendiği bir alan olan sosyal medyada uzun zaman geçiren kişiler bu platformlardaki arkadaşlarının paylaşımlarını takip ederek ve sürekli olarak kendi hayatları ile kıyaslayarak bu olumsuz etkiye maruz kalabilirler. Bu paylaşımların yaşanılan anlardan sadece güzel olan kısımlarının yansıtıldığı bir bölüm olduğu unutulmaması bu etkiyi azaltabilir. Kişi kendi hayatını paylaşılan bu yayınlar ile karşılaştırmak yerine bu yayınlardan aldığı ilham ile kendi hedeflerine doğru çalışması daha sağlıklı bir yoldur. Tabi ki bu nokta da kişinin kimi takip ettiği konusunda seçici olması gerekir. Şayet kişi takip ettiği gönderilerden dolayı sürekli olarak kendi için üzülüyor veya sinirleniyorsa, o kişiyi takip etmekten vazgeçmesi zihin sağlığının olumsuz yönde etkilenmemesi için bir tedbir sayılabilir.

Paylaşımda Bulunmadan Önce Düşünmek

Sosyal medyada paylaşılanlar kişinin yaşam tarzının bir yansımasıdır ve başkalarıyla etkileşimde olmayı sağlamaktadır. Kişi en azından sayfasında paylaştıklarına dikkat ederek troller veya çevrimiçi tartışmalardan kaçınabilir. Ayrıca yapacağı paylaşımlarla arkadaşları veya takipçileri arasında bir destek ve pozitif bir topluluk oluşturma şansını yakalayabilir. Paylaşımların kişinin kendisine ve çevresindekilere bilgi verecek kültür düzeyi yüksek bir üslupla paylaşılması hem kişiye hem karşısındakine artılar katarken kişinin de olumlu düşünmesine yardımcı olur. Kişinin zamanını sosyal medya da bile iyi şeyler yapmak için geçirmiş olması boşa geçirilen zamanın önlenmesinde etkin bir rol oynayabilir.

Önce Zihinsel Sağlığın Korunmasını Hedeflemek

Kişi sosyal medyaya girmeden önce kendini nasıl hissettiğini bir yoklaması gerekir. Şayet kendini iyi hissetmiyorsa kendisini iyi hissetmesine faydalı olacak olan açık havada yürüyüş yapmak ya da bir arkadaşıyla vakit geçirmek gibi aktiviteleri ön sıraya almalıdır. Şayet gün boyunca bildirim almak kişiyi strese sokuyor veya endişeli hissettiriyorsa, sosyal medya uygulamalarını telefonundan silmek veya push bildirimlerini devre dışı bırakmak iyi bir fikirdir. Bu şekilde yalnızca sosyal medya sitesine girildiğinde uyarılar alınabilir. Sosyal medyada bulunmak kişilerin hayatını iyileştirmesine yardımcı olabilirken aynı zamanda kolayca ek bir strese girmesine neden olabilir. Ve kişinin potansiyel olarak endişe duymasına neden olabilirken depresyon belirtilerini şiddetlendirebilir. Bu ipuçlarından bazılarını kullanmak, kişinin yaşamında denge yaratan sağlıklı sosyal medya alışkanlıkları kazanmasına, dolayısıyla zihinsel sağlığın korunmasına yardımcı olabilir.
Herkesin hayatının içinde kendisine büyük bir yer edinen sosyal medyayı her yaştan katılımcı sürekli ziyaret etmektedir. Sosyal medyanın ruh halini olması gerekenden daha fazla etkilediğini düşünen kişiler mola vererek rahatlama sağlayabilirler. Şayet mola vermek yardımcı olmazsa bir arkadaşı ile görüşmeyi ya da müzik dinlemek, kitap okumak gibi kendi başına yapabilecekleri aktivetelerde bulunmayı tercih edebilirler.

Kaynakça:
colorado.edu
thrillist.com
rappler.com

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :