Zihin okuma bilimkurgu kitaplarının ve sinemanın favori konularından biridir. Teknolojik bir takım gelişmeler ise bu konuyu kurgudan gerçek dünyaya taşıma yönünde günden güne ilerliyor. Geçtiğimiz yıllarda bunun üzerine yapılan araştırmalar sayesinde zihin okumanın gerçekleştiği üç ayrı deney yapıldı. Her ne kadar bir beyinden diğerine iletilen bilgiler basit bir takım motor hareket komutları olsa da, bu bilim açısından heyecan verici bir gelişmedir. 2014 yılının Şubat ayında Duke Üniversitesi araştırmacıları iki farklı laboratuvar faresinin beyinlerini birbirine bu amaçla bağladı. Deneyde kullanılan farelerden biri, iki kaldıraçtan sağda olanına ya da solda olanına bastığında korteksinde bulunan bir elektrot bir elektriksel sinyal yakaladı. Araştırmacılar tespit edilen bu sinyali sinyal atımlarına dönüştürerek, internet üzerinden bir başka farenin korteksine yerleştirilmiş elektrota iletti. Daha öncesinden iki farklı tipte olan atımı ayırt edebilecek bir biçimde eğitilmiş olan ikinci fare gelen sinyale göre kaldıraçlardan bir tanesine bastı. Sinyali alan bu fare denemelerin %64’ü gibi yüksek bir oranda doğru kaldıraca bastı. Bu oran çok yüksek olmasa da rastgele bir seçim yapması durumuna göre çok daha iyi bir oran. Harvard Üniversitesi’nden konuyu irdeleyen araştırmacılar elektro-ensefalografi (EEG) cihazına bağlanmış olan insanların fareler ile zihinsel bir bağlantı kurabildiğini de gösterdi. Bir insanın beyinsel dalgaları ultrason atımlarına dönüştürülerek farenin motor korteksinde bulunan belirli bir bölgeye iletildiği zaman fare kuyruğunu salladı.

2014 yılının Ağustos ayında ise Washington Üniversitesi’nde bir araya gelen araştırmacılar iki insanın beyninin arasında ilk defa bir ara yüz kurduklarını bilim mecrasına açıkladı. Deneyde projeyi yöneten kişi olan Rajesh Rao başına bir EEG başlığı takarak bir video oyunu oynamaya başladı. Araştırma arkadaşı Andrea Stocco ise kampüsün başka bir yerinde online olarak Rao’ya bağlıydı, sol motor korteksinin kafatası kısmına dokunan elektromanyetik bir atım kaynağı vardı. Rao bir atımda sadece düşünce yolu ile “ateş” komutunu arkadaşına verdi. Bir bilgisayar beyinsel dalgaları aldı ve Stocco’ya sinyalin atımları gönderdi. Sinyali az da olsa alınca Stocco’nun eli klavyede bulunan “ateş” tuşuna basarak ateş etti. Bu tür tekniklerin ilerleyen zamanlarda felçli insanların fizik tedavi ile iyileşmesine büyük yardımı olabileceği düşünülüyor. Stocco bir takım sinyallerin iyileşmekte olan insanlara iletilmesi ile rehabilitasyon sürecinin büyük oranda hızlandırılabileceğini düşünüyor. Fakat tabii ki bu ve buna benzer tüm uygulamalar şimdilik sadece kurgudan ibaret ve bu uygulamaların ne kadar mümkün olabileceğini kestirmek oldukça zor.

Kaynakça:
Bilim ve Teknik Dergisi

Yazar: Taner Tunç

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here