Fitokimyasallar Nelerdir?

Fitokimyasallar kanser riskini azaltmak, bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra yaşa bağlı sorunların ilerlemesini geciktirmek konusunda harikalar yaratabilir. Bu makalede çeşitli sebze ve meyvelerde yüksek miktarda mevcut olup, doğal olarak meydana gelen bu kimyasallar hakkında bilgi vereceğiz.

Biliyor Muydunuz?

Diğer besinlerin aksine, fitokimyasallar bizim yaşamımız için gerekli değildir ancak fitokimyasalların alımı kesinlikle sağlığımızı korumada katkıda bulunabilir.

Fitokimyasallar ağırlıklı olarak bitkilerde bulunan bir dizi kimyasaldır. Bitkiler uzun zamandır hayatta kalmak için ve kendilerini patojenlere karşı korumak için fitokimyasalları kullanmıştır. Fitonütrientler de denilen bu doğal kimyasallar sağlığımız için yararlı olabilir. Flavonoidler, karotenoidler, izoflavon, ellajik asit, indoller ve lignanlar fitokimyasalların en iyi örnekleridir.

6453_fitoooooooooo

Fitokimyasallar Bakımından Zengin Besinler:

Pek çok sebze ve meyve çeşidi iyi miktarda fitokimyasal içerir. Meyve veya sebzelerin rengi ağırlıklı olarak içerdikleri fitokimyasallardan gelir. Meyvenin rengi ister kırmızı, mor, turuncu ister mavi renk olsun, bu renk fitokimyasalların varlığından kaynaklanmaktadır. Meyvenin rengi ne kadar koyu ise içerdiği fitokimyasal miktarı o kadar fazladır. Farklı renkleri ile bilinen portakal, nar, yaban mersini, çilek gibi meyveler ve domates, pancar, brokoli gibi sebzeler iyi miktarda fitokimyasallar içerir. Tam tahıl ürünleri ve baklagiller de bir dizi fitokimyasal içerir.

Fitokimyasallar Ne İşe Yarar?

Bu soru tıpkı vitaminler ve mineraller ne işe yarar demek gibidir. Sağlığınızla ilgileniyorsanız bu doğal kimyasallar göz ardı edilemez. Aşağıda fitokimyasalların yararlarından bazıları verilmiştir.

-Anti-aging Etkileri:

Antioksidan aktiviteleri vücuttaki serbest radikalleri ortadan kaldırmak için yardımcı olmaktadır. Serbest radikaller vücudumuzun içinde çalışan çeşitli biyolojik süreçler sonucu oluşan toksik maddelerdir. Bu zararlı maddeler makula dejenerasyonu, deride kırışıklıklar ve bilişsel gerileme gibi yaşa bağlı geniş bir yelpazedeki sorunlar ile bağlantılı bulunmuştur. Ancak bu sorunlar antioksidandan zengin bir beslenme uygulanarak önlenebilir.

6453_fito

-Antikanser Etkileri:

Flavonoidler ve karotenoidler sınıfına ait kateşin ve likopen gibi antioksidanların, çeşitli insan ve hayvan deneylerinde kanserden koruyucu etkileri gösterilmiştir. Klinik çalışmalar, hayvan çalışmaları ve aynı zamanda tüp çalışmalarında bu antioksidanların kanser gelişimini bastırmada etkili olduğu gösterilmektedir. Antikanser etkileri ayrıca normal hücreleri kanser hücrelerine dönüşümden koruyabilmektedir. Yani bu besinleri beslenmenize dahil ederek çeşitli kanser tiplerinden korunabilirsiniz.

-Bağışıklık Sistemi Güçlendirici Etkileri:

Genel olarak, bir çeşni olarak kullanılan sarımsak fitokimyasalların flavonoidler sınıfına ait olan ally sülfitler içerir. Ally sülfitler çeşitli çalışmalarda antibakteriyel aktivite göstermiştir. Bu fitokimyasal maddelerin streptokok, salmonella, clostridium, escherichia ve stafilokok gibi pek çok bakteriye karşı etkili olduğu bulunmuştur. Yani antimikrobiyal etkileri olan bu fitokimyasallar bağışıklık sistemini güçlendirmektedir.

-Faydalı Enzimleri Uyarıcı Etkileri:

Genellikle turpgillerde bulunan indoller denilen bir grup fitokimyasal laboratuvar çalışmalarında kanseri etkisiz hale getiren enzimler içermektedir. Hepimizin bildiği gibi, kanser hücreleri kolayca yayılabilir ancak kanserin bu özelliği enzim uyarıcı fitokimyasallar ile durdurulabilir.

6453_phytochemical-2

-Östrojen Benzeri Etkileri:

Fitokimyasalların başka bir çeşidi olan fitoöstrojenler (izoflavonlar) östrojen hormonu benzeri aktivite gösterirler. Yani fitoöstrojenden zengin besinleri beslenmenize dahil ederek östrojen hormonunun etkilerinden yararlanabilirsiniz. Soya sütü ve fındık fitoöstrojenden zengin besinlerdir. Ağırlıklı olarak kadınlarda bulunan östrojen hormonu, kemik yoğunluğunu kontrol etmeye yardımcı olur. Yani kemik yoğunluğunu korumak için, fitoöstrojenlerden zengin bu gıdaları yiyebilirsiniz. Klinik çalışmalar ayrıca bu besinlerin kötü kolesterolü (LDL) düşürebileceğini göstermektedir.

Menopoz sonrası kadınlarda östrojen düzeylerinin önemli ölçüde azaldığı gözlemlenmiştir. Düşük östrojen düzeyleri bir dizi semptomlara yol açabilmektedir. Çalışmalar östrojen benzeri etkileri olan bu fitokimyasalların vajinal kuruluk ve sıcak basması gibi menopoz belirtilerini hafifletmeye yardımcı olduğunu göstermiştir.

Sonuç olarak fitokimyasallar bizi sağlıklı tutmak için önemli bir rol oynamaktadır. Yani bu besinleri beslenmemize dahil etmek sağlığımız için çok önemlidir.

Kaynakça:
http://www.buzzle.com/articles/things-you-need-to-know-about-phytochemicals.html

Yazar: Tülay Arsoy