Kutsal Bir Mekan; “Kudüs”

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Kudüs ya da İbranicede denildiği gibi Jerusalem; yeryüzünün en kutsal mekanlarından biridir. Hatta öyle ki, bu şehrin en kutsal yer olduğunu söylemek de abartı olmaz. Her dönem için, birçok topluluk bakımından son derece önemli bir lokasyon olarak kabul edilen Kudüs, günümüz dünya haritasında İsrail sınırlarından kabul edilmektedir. Aslında her ne kadar İsrail sınırları denilse de bu, dünya üzerindeki köklü ve güçlü ülkelerin İsrail safında yer alması ile alakalı bir durumdur. Dünyanın çok büyük bir kesimi, Kudüs’ün İsrail’in bir parçası olduğunu kabul etmektedir. Ancak İsrail ile Filistin arasında süre gelen savaşı da nazara alacak olursak, Kudüs’ün hakimiyeti üzerinde her iki devlet de hak iddia etmekte; ancak dünyanın önde gelen birçok zengin ülkesi, Filistin’i hukuken resmi olarak tanımadığından, hukuki statüsü açık olan İsrail’den yana tavır almaktadırlar. Konum olarak Ortadoğu coğrafyasında yer alan Kudüs, bölgede yer alan Ölüdeniz ile Akdeniz arasında yer almaktadır. Terminolojik olarak ”Eskişehir” anlamına gelen Kudüs, dünya coğrafyası üzerinde yer alan en eski yerleşim noktalarından biridir.

Dünyanın sahip olduğu en eski kayıtlar göstermektedir ki, Kudüs dünya üzerinde yer alan en eski ve en tarihi lokasyonlardan biridir. Resmi kayıtlara göre M.Ö. 4500 yılına dek bölgede modern insan yerleşimine rastlanılmıştır. Bu kayıtlar bölgeyi, Antik Mısır sonrasında en eski bölgelerden birine dönüştürmektedir. Üç semavi din içinde kutsal olan Kudüs toprakları, son yıllarda hiç görmediği kadar vahşet görmüştür. Özellikle İsrail devletinin Filistin devleti ile olan sürtüşmesi sonucu bu durumdan en çok zarar gören şehirlerin başında Kudüs gelmektedir. Kudüs, dünyaca ünlü ibadethane ya da bizim de ifade ettiğimiz gibi cami olan Mescidi Aksaya da ev sahipliği yapmaktadır. ”Davut’un şehri” olarak da anılan Kudüs, Musevilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık dinine mensup kişiler için son derece kutsal bir mekandır. Bu mekanın bu denli kutsal olması, kendisine gösterilen ilgiyi artırsa da bu durum şehri çok olumsuz bir atmosferin içine çekmektedir.

Kudüs, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. İlk çatlak 18 Temmuz 1948 yılında yaşanmıştır. Bu dönemde şehir Batı ve Doğu Kudüs olarak ikiye ayrılmıştır. Ancak bu ayrılık çok sürmemiştir. 7 Haziran 1967 tarihinde tekrardan birleşen Batı ve Doğu Kudüs, sonrasında ciddi bir Yahudi egemenliği altına girmiştir. Nüfus olarak 1,2 milyon insana ev sahipliği yapan Kudüs, deniz seviyesinden yaklaşık 750m yüksekliktedir. Şehrin hukuki sınırları dahilinde yaşayan insanların yüzde 64’ü Yahudi, 35’i Arap ve geriye kalan 1’lik kısım ise diğer milletlere mensup kişilerden oluşur. Dünyanın en kutsal şehirleri arasında yer alan ve 3 semavi din için de son derece kutsal bir lokasyon olan Kudüs, UNESCO’nun da dikkatini çekmeyi başarmıştır. Şehrin son derece korumaya muhtaç olduğunu fark eden UNESCO, şehri 1982 yılında resmi olarak UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne eklemiştir.

Yazar: Emir Karasu