Zaman ve Zaman Yönetimi

Zaman Nedir?

Durum, oluş ya da eylemin içinde geçtiği, geçeceği ya da geçmekte olduğu süreye zaman denir. Daima ileri doğru akan, kullanılmayan kısmı ziyan olan, en kıymetli insan sermayesidir.
Etkili kullanılmadığında, manevi tatminsizliğe sürüklemektedir. Zamanın kullanım oranını fayda ile artırarak, onu doğru bir şekilde yönetebilmek mümkündür.

Zaman Yönetimi Nedir?

Bir günümüzü ele aldığımızda, 24 saat, 1440 dakika ve 86400 saniyemiz var demektir. Kontrol etmenin ve doğru yönetmenin avantajı ile bu birçok saniyeyi birbirine ekleyip, ömür içerisinde kendimize ve hayata büyük faydalar sağlayabiliriz.

Zamanı Nasıl Yönetilir?

Zamanı yönetebilmek için, öncelikli olan şey hedef belirlemektir. Hedef diğer anlamı ile amaçtır. Amaçlar, araçlar yardımı ile ulaşabileceğimiz şeylerdir. Bu araçlara örnek olan en faydalı şey de zamandır. Dolayısı ile zamanı daha iyi yönetebilmek için, öncelikle bir hedefimiz olmalıdır. Büyük, küçük, önemli, önemsiz planı yapılabilinecek her şey bir hedeftir.

Hedeflerin ilk aşamada çok büyük ve ulaşılması güç hedefler olmaması, daha doğru adımlar atabilmek açısından faydalı olacaktır. Elbette büyük hedeflerimiz de olmalıdır. Fakat ulaşabilirliği mümkün hale getirmek ve daha sağlam adımlarla yaklaşabilmek için, büyük hedefe gitmek üzere çıktığımız yola, daha küçük hedefler yerleştirerek süreci bölümler halinde ayırmamız avantaj sağlayacaktır. Örneğin; hedefimiz genel cerrah olmaksa, öncelikli hedefimiz çok iyi ders çalışıp, iyi bir okul kazanmak olmalıdır. Sonraki hedef, kazanılan okulu güzel bir puanla bitirip, güvenilir birikimleri edinmek olmalıdır. Hedefleri ufak parçalara ayırdığımızda, büyük hedefi biraz daha fazla garantilemiş oluruz.

Belirlenmiş olan bu hedefler, öncelik ve imkân sırasına göre uygun şekilde sıralanmalıdır. Öncelik sırası, hedefe gidilen yolda karşılaşacağımız engellerin sayısını minimize etme konusunda önem arz eder. Bu önceliklerin listesini çıkarırsak, planlama konusunda daha objektif bakış açısı kullanabilir ve hedefimize karşı daha büyük bir hâkimiyet kurabiliriz. Hedef öncelik listemizi sık sık karşılaştığımız durumlara göre gözden geçirerek, gerekli aksiyonları alıp, revizeler yapmalıyız. Yola çıkmadan evvel planladığımız şeyler, yolculuk anında bizim hesap edemeyeceğimiz aksilikler neticesinde, varsaydığımız şekilde yolunda gitmeyebilir. Bunların bazılarını ön göremeyebiliriz. O nedenle listeyi sürekli revize uygulayarak güncel tutmak, hedeften sapmayı engellemek anlamında faydalı olacaktır.

Zamanın detaylı bir şekilde planlanması, onu verimli kullanabilmek için olmazsa olmazlardandır. Bir günümüzü düşünerek ihtiyaçlarımıza süreler biçip, hedefimize ya da hedeflerimize ayırdığımız zamanı kategorize edebiliriz. Zamanımız üzerinde, hedefle ilgili planları düzenlemiş olmak bile, o hedefe yaklaşabilmenin çok büyük bir adımıdır. Hazırladığımız plan, bizi bir standarda götürecek ve oradan da istikrarla buluşturacaktır.

Bu aşamalar içerisinde en büyük yanılgı noktası, bilgi kirliliğidir. Esas olanın çok bilgi değil, gerekli bilgi olduğunu bilmek önemlidir. Fazla ve gereksiz bilgiler hem kafamızın karışmasına hem de zamanımızın çöpe hızla ilerlemesine destek olur. Üstelik yeni ve gereksiz bilgilerin, eski ve gerekli bilgileri silmesi konusunda, hafıza anlamında da bunun bir dezavantaj olduğunu unutmamalıyız. Bu nedenle, zaman kaybına sebep olabilecek her durum gibi, bu durumdan da mümkün oldukça kaçınmalıyız.

Bizim dışımızdaki kimselerin sorumluluklarını üstlenmemiz, kendimizinkini bırakarak onların hayatlarını yaşıyor olduğumuz anlamına gelir. Kendi zamanımızı, kendimiz için yapmamız gerekenleri erteleyerek, başkalarının yapabileceği ama yapmadığı şeylere ayırmak, emsalsiz bir zaman cinayetidir. Kendimize karşı işlediğimiz en büyük suçtur. Elimizde kalan tek şeyin dilimizdeki ‘keşke’ olduğunu fark ettiğimizde, bedelinin ne kadar ağır olduğunu ayrımsarız.

‘Keşke’ dememek için kaçınılması gereken bir diğer durum ise rehavettir. ‘Sonra yaparım.’ diyerek vazgeçtiklerimiz, pişmanlıklarımıza dönüştüğünde, içten içe vicdanımızı kemirir. Ve bilimsel bir araştırmaya göre, yarım bırakılmış/ertelenmiş olan işler, arka planda beyni yormaya devam etmesi nedeni ile ileriki yaşlarda hafıza kaybı dediğimiz Alzheimer hastalığına davetiyedir. Atalarımızın da “Bugünün işini yarına bırakma!” diye hatırlattığı bu söz, hem zaman hem de sağlık açısından fayda anlamında altın değerindedir.

Zamanı belirlerken en önemli olan kriterlerden biri kendimizi ne kadar iyi tanıdığımızdır. Enerjik anlarımızı ya da sevdiğimiz anlarımızı bilerek planlama yaparsak, daha verimli olacaktır. Bize iyi gelen uyku saati, bir başkasının uyku saatinden daha farklı olabilir. Eğer kendimize özel vakit ayırma süremizin daha uzun olmasını temenni ediyorsak, kişisel ihtiyaçlarımızdan nasıl ödün verebileceğimizi düşünmemiz ve planlamamız gerekecektir.

Başarı ve Zaman

Başarılı insanların genelde her gün aynı kıyafeti giyiyor olduğunu biliyor muydunuz? Karar vermek, bazı insanlar için o kadar da kolay değildir. Türk, Alman, genç, yaşlı, bilim insanı, bakkal, zengin, fakir fark etmeksizin hepimizin bir günü sadece 24 saattir. Ve en kötü karar, kararsızlıktan daha iyidir. Çünkü karar vermeye çalışırken geçen süre bile zaman kaybıdır. O nedenle, başarılı insanların gardıroplarının tek tip olduğu söylenir. Ve onlar o kadar büyük başarılara imza atmışlardır ki, kimse her gün aynı kıyafeti giyiyor olduklarını fark etmez.

Zamanımızı boşa değil, hoşa çevirelim.
Kaynakça:
ube.ege.edu.tr/content/presentations/zy/zaman_yonetimi_sunu.ppt

Yazar: Filiz Dilek YAVUZER