Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Aronya Yetiştiriciliği ve Faydaları

0 53

Tıbbi aromatik bitkilerin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerinin bilinirliliğinin artmasıyla kullanımı da artmıştır. Dünya nüfusunun yaklaşık %80’inin sağlık ve hastalıkların tedavisi için tıbbi aromatik bitkilerden faydalandığı söylenmektedir. Tıbbi aromatik bitkilerden olan aronya, odunsu yapıda, çok yıllık, çalı formunda bir bitkidir. Gülgiller (Rosaceae) familyasından alt sınıf bitkisidir. Anavatanı Kuzey Amerika’dır. 90-180 cm arasında boylanma göstermektedir. Yaprakları geniş oval, sivri uçlu ve kenarları çentikli, ilkbahar ve yaz aylarında parlak yeşil renkte oluyor. Karadeniz, Trakya ve Balkanlar bu bitkinin yetiştirilebilmesi için uygun iklim koşulları sağlamaktadır. Ülkemizde Ege ve Akdeniz sahil şeridi dışında hemen hemen her yerde yetiştirilebilmektedir.
Zengin içeriği sayesinde insan sağlığına yüksek katkısı, geniş bir iklim kuşağı ve toprak şartlarına adapte olabilmesi nedeniyle Süper Meyve olarak anılmaktadır. Doğu Avrupa ülkelerinde ve Almanya‘da yoğun olarak yetiştirilmektedir. Bu ülke dışında ABD, Kanada, Polonya, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Slovakya ve Ukrayna‘da yetiştirilmektedir. Antioksidan ve antosiyanin içeriği yüksek olup bu sayede kanserli hücreleri yok etme kapasitesine sahiptir. Yapılan bir çalışmada 100’den fazla ürün içerisinde antioksidan içeriği en yüksek değerde olduğu tespit edilmiştir. Bunların haricinde fenoller, vitaminler, mineraller bakımından da zengin bir meyvedir. Mevcut araştırmalar günlük sağlıklı yaşamın gerekliliği olarak günlük öğünlere bu meyvenin eklenmesinin faydalı olacağını ortaya koyuyor. Ukrayna’da yapılan bir çalışmada aronya meyvesi içeriğinde bol miktarda uçucu yağ bulunduğu ve bunun %63’ünü Benzaldehit oluşturduğu belirlenmiştir.
Ülkemizde ilk olarak, 2012 yılında, Yalova’da bulunan Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitü’sü tarafından aronya yetiştiriciliği üzerinde çalışmalara başlanmıştır. Dört yıllık çalışma sonucunda bu bitkinin ülkemiz koşullarına uyum sağladığı ve kolaylıkla yetiştirilebileceği kanaatine varılmıştır. Bunun sonucunda bu konuda ilgili kişilere fidan satma amacıyla fidanı yetiştirilmeye başlanmıştır.
Bahçe kurulumu fındıkta olduğu gibi ocak şeklinde olabilmektedir. Bir dekarlık alanda 230 adet fidana ihtiyaç vardır. Toprak yapısına ve hasat şekline göre değişmekle birlikte 3×2 metre veya 4×1,5 metre sıra arası ve sıra üzeri mesafelerde dikilebilmektedir. Küçük arazilerde 3×2 metre, büyük arazilerde 4×1,5 metre aralık tavsiye edilmektedir. Yetiştiricilik için en uygun pH 6-6,5 arasıdır. İkinci yıldan itibaren verim alınmakla birlikte beşinci yılda ekonomik verimliliğe ulaşır. Aronya bitkisi yıllık 600-800 mm suya ihtiyaç duymaktadır. Sulama, bitki gelişimi ve meyve kalitesi üzerinde önemli etkiye sahiptir.
Mayıs ayında çiçek açar, Ağustos ayı sonu-Eylül ayı ortalarında meyveleri olgunlaşır. Çiçek tomurcukları yaşlı sürgünlerin üzerinde gelişir. Tomurcuklar birkaç salkımın bir araya gelmesiyle oluşmuş salkım şeklinde çiçek açar ve her salkımda 30 civarında çiçek bulunur. Çiçeklenme hem salkımda hem dalda kademeli olarak gerçekleştiği için çiçeklenme periyodu sıcaklığa bağlı olarak değişmekle birlikte yaklaşık 20 gün sürmektedir. Çiçekler hem erkek hem dişi organlara sahip (erselik) olduğundan bahçe tesisinde tek çeşit kullanılabilmektedir. Çiçekler Mayıs ayında açtığı için de ilkbahar geç donlarından zarar görme riski yoktur. Bitkide gelişen çiçeklerin hemen hemen tamamı meyve oluşturmaktadır. Genç dalların, yaşlı dallara göre, daha çok sayıda ve daha büyük yapıda meyve oluşturduğu gözlemlenmiştir. Meyvelerin güneşlenmesine bağlı olarak tatlılığı artmaktadır. Gölgede kalan meyveler daha tanensi tada sahip olmaktadır. Bu nedenle aronya bitkilerinin tamamen güneş alan yerde yetiştirilmesi daha uygundur.
Aronya elle veya yabanmersini hasat makinasına benzer bir makine ile hasat edilmektedir. Bitki başına verim tam verim çağına ulaştığı 5. yıldan sonra 5-17 kg arasında olmaktadır. Doğu Avrupa’da ocak başına verim ortalama 10,5 kilogramdır. Meyveleri olgunlaştıktan sonra 4-6 hafta arasında bitki üzerinde bozulmadan kalabilmektedir. Hasat edilen meyve ise +4 °C’de (soğuk hava deposunda) 2 ay muhafaza edilebilmektedir. Aronya hastalık ve zararlılara dayanıklı bir bitki olmasıyla birlikte olası böcek zararlıları arasında elma sineği, pis kokulu kahverengi böcek, kiraz sineği, çekirge, haziran böceği (manas, mayıs böceği, Japon böceği), 6 kanadı noktalı sirke sineği, lekeli böcek (Lygus lineolaris), yaprak bitleri, akarlar, cüce ağustos böceği ve beyaz sinek sayılabilir. Bunlarla birlikte Amerika Birleşik Devletlerinde aronya bitkisi üzerinde elma – ardıç memeli pas hastalığı, ardıç-alıç memeli pas hastalığı ve sedir-ayva memeli pas hastalığı gözlemlenmiştir.
Bu meyve, kuru olarak tüketilmekle birlikte, çay, reçel, marmelat, şerbet, şurup, sos, meyve suyu gibi birçok şekilde kullanılmaktadır. Meyve suyu yerine meyvenin direk olarak tüketilmesi kabuklarındaki yüksek miktarda bulunan besin maddeleri nedeniyle daha çok tavsiye edilmektedir. Diğer taraftan bu bitkinin meyvesi 41-42 °C’de kurutulmaktadır. Meyve kurutularak tüketildiğinde faydası daha etkin gözükebilmektedir. Sonbaharda bitki sarı turuncu-kırmızı renk alması nedeniyle süs bitkisi olarak da kullanılmaktadır.
Aronyanın faydalarını sıralayacak olursak;
*Kalp ve damarları koruyor, damar sertliğini engelliyor,
*Kan basıncını kontrol etmede, sağlıklı kan şekeri düzeyini korumada etkilidir,
*Bağışıklık sistemini güçlendiriyor,
*Soğuk algınlığında antiviral etkiye sahip,
*Beyin ve sinir sistemini besler,
*Ağır metallerin ve radyoaktif maddelerin bazılarının vücuttan atılmasını sağlıyor. Bu nedenle kemoterapi ve radyoterapi sürecinde etkilidir,
*Antioksidan içeriği sayesinde kanserle mücadelede en önemli meyvelerden biridir,
*Çok güçlü bir iltihap gidericidir,
*Mide, bağırsak, karaciğer ve safra kesesi hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.
Aronya meyvesi ile ilgili, özellikle son onbeş yılda, birçok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalarda meyvenin kimyasal içerikleri ve farklı hastalıklı dokularda bu meyvenin hastalık üzerine etkileri incelenmiştir.
Sevgi Poyraz ENGİN’in yaptığı bir çalışmada Aronya bitkisinin ülkemizde kolayca yetiştirilebileceği ve birçok meyve türüne göre avantajlı bir bitki olduğu sonucuna varılmıştır. Bahçe kurulumunda kullanılması öngörülen aronya çeşitleri Nero (Çek Cumhuriyeti) ve Viking (Finlandiya) olarak belirtilmektedir. Bu iki çeşit karşılaştırıldığında Viking çeşidi daha kuvvetli gelişmesi ve daha verimli olması bakımından ön plandadır. Ayrıca Viking aronya çeşidinin taze tüketilmeye ve kurutularak tüketilmeye daha uygun olduğu, nero aronya çeşidinin ise işlenmeye elverişli olduğu tespit edilmiştir. Diğer taraftan aronyanın mekanik hasada, depolamaya, nakliyeye dayanıklılığı nedeniyle gün geçtikçe popüleritesi artmaktadır.

Kaynakça:
https://hthayat.haberturk.com

Yazar: Çiğdem Aydın

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.