Astım Hastalığını Ortaya Çıkartan Gerçek Nedenler ve Çözümler

Astım hastalığı,Dünyada ve ülkemizde hızla yaygınlaşmaya devam etmektedir. Bu rahatsızlık verici hastalık yani astım, çocuklarda ve yetişkinlerde hızlı bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Her geçen gün hızlı bir şekilde yaygınlaşan ve bu sayı arttıkça daha fazla kişiyi etkileyen hastalıkla tek başına baş etme olasılığınız katiyen bulunmamaktadır.

 

Bu rahatsızlık sonrası tıbbi bir tedaviye mutlaka ihtiyacınız bulunmaktadır.Öyle ki ülkemizde yaklaşık her 105 yetişkinden 7’inde, yani ortalama her 105 çocuktan 17 ‘inde görülen bu rahatsızlık aileleri de maddi ve manevi yönden ciddi sıkıntıların içinde olmalarını sağlamaktadır.Astım zor süreçli ve sürekli tıkanmaya elverişli bir solunum rahatsızlığı olarak bilinir. Buna neden olan birçok etken bulunmaktadır. Nitekim astım tek başına ya da hiç bir sebep yokken gelişen bir durum olarak sayılmamaktadır. Hızlı bir şekilde önlemler alınmadığı sürece atağa dönüşecek bu sebepten ötürü çok ciddi sıkıntılara yelken açacaktır.

 

Uzmanlar Astım hastalığı yaşananları uyarıyor ! bu tür solunum problemleri erken yaşta ölümlere kadar gidebiliyor,risk orta derecede iken ileri seviyeye ulaşarak hayati riskin hızlı bir şekilde gelişmesine neden olabiliyor. Astıma neden olan birçok sebep sıralanabilir. Bunlara şöyle bir göz attığımızda başta yetersiz beslenme,eklem zayıflığı ve akciğerlerde sıkıntıların yer aldığını görüyoruz.Özellikle ilkbahar aylarında sıklıkla karşılaştığımız polenlerin astım için yeterli olduğu söylenebilir. Sadece polen mi tabii ki hayır..polenden klimaya kadar etkisi büyük. Bununla beraber günlük olarak kullandığımız bazı parfümler buna sebep olabilir.

 

Ev temizliğinde kullandığımız deterjanlar ve bu deterjanların içerdiği madde ve kokular,astım için zemin olabilir. Deterjanın kokusundan aldığımız kimyasal maddeler kana kadar karışır. Bakteriler ve virüsler vücut içinde dağılmaya başlarken bundan en çok akciğerler zara görmeye,hatta tıkanmaya başlar. Bu nedenle yapmamız gereken en önemli unsur, beslenmeye dikkat etmek ve polene,parfüme hatta klima çarpmasına dikkat etmektir. Bu hastalığı tetikler ve ilerlemesine neden olur.

 

inşaatlar artık hemen hemen her şehirde her ilde hatta her sokak başında mevcut. Sürekli gelişen tasarımlar,yeni projeler ve inşaat sektörleri,yeni binaların temeli için planlar yapmakta,kimileri ise eski binalarını kentsel dönüşüm faaliyetlerinde yararlanarak yıkımları hızlandırmaktadırlar. Yıkım esnasında gelişen toz toprak ve diğer zararlı yığınlar ciğerlerin nefessiz kalmasına neden olur.

 

Alınamayan temiz hava kişiyi astıma kadar götürür. Ve bu belirtiler zamana yavaş yavaş kendini belli eder. İlk belirti yetersiz alına oksijendir. Solunum yetmezliğinin en büyük nedenleri arasında astım yer alır. Bütün bu nedenlerden ötürü ,havaya karışan toz hızlıca bulutlara kadar yükselir. Oksijen yetersizliği artmaya başlar. Bu zararlı partiküllerden yüzünden astım hastalığı sinsice vücudumuza yerleşir ve hastalık başladığı an itibari ile yaşam adeta kabusa döner.

 

Viral enfeksiyonlar da astımın habercisidir. Özellikle en çok bahar aylarında gelişir. Havaların dengesizliği kişinin bütün sistemini çökertmeye yeter. Havalar ısınıp ve ansızın soğur. Vücut kimyası bu nedenle hızlı bir değişime uğrar ve infilak yaratır. Bir bombanın savrulup her yeri ansızın dağıtması gibi.Artış gösteren bu viral enfeksiyonlar nedeni ile astım hastaları bu durumdan kötü bir şekilde etkilenmeye başlar. Risk devam eder.

 

Atakların çoğalmasıyla,üst solunum yolu enfeksiyonu ortaya çıkar. Tıpkı, gribal bulgularla olduğu gibi zatürreye bile dönüşebilir. Bu şikayetleri olan kişilerin ilk olarak yapması gereken doktora gitmeleri ve tedavisi hemen sağlanılmalıdır. Genelde astım hastaları ihmal edildiğinde bu riskler ortaya çıkabilmektedir. Bunlar asla hafife almamalıdır.

 

En çok çıkan sorunlar arasında burun akıntısı, burunda kanama,kas ağrısı, eklem zayıflığı,aşırı güçsüzlük,yaygın halsizlik,yorgunluğa bağlı nedenler gibi şikayetleri olabilir. Bu durumların gerçekleştiği sıralarda hiç bekletilmeden hemen göğüs hastalıkları uzmanına başvurmalıdır. Sağlıklı günler dileği ile.

Kaynakça:
uzmandoktor.com

Yazar: Suna Korkmaz

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Pinterest

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :