Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Balık Alerjisinin Belirtileri, Tanı ve Tedavisi

0 45

Balık alerjileri bağışıklık sisteminin pisi balığı, ton balığı veya somon balığı gibi yüzgeçli balıklara karşı anormal tepki verdiği bir alerji çeşididir. Mezgit, morina ve yılan balığı gibi diğer balıklar da alerjiye neden olabilir. Gıda alerjisinin daha az yaygın bir şekli olan balık alerjisi kadınları erkeklerden, yetişkinleri ise çocuklardan daha çok etkiler. Balık alerjileri genellikle erken çocukluk döneminde gelişir ve ömür boyu sürebilir. Alerjinin hafiften şiddetliye kadar değişebilen belirtileri cilt döküntülerini, solunum semptomlarını, gastrointestinal sıkıntıları ve acil müdahaleyi gerektiren anafilaksiyi içerebilir. Balığın beslenmede öncelikli olduğu Japonya gibi Asya ülkelerinde ve İskandinavya gibi ülkelerde balık alerjileri de yaygındır. Alerji yalnızca balık yemekle değil balığa dokunmakla ya da balık içeren ürünlerle hazırlanan gıdaların tüketilmesiyle de tetiklenebilir.

Balık Alerjisinin Nedenleri

Alerjiler, alerjen olarak bilinen bir tetikleyiciye anormal bir bağışıklık tepkisinden kaynaklanır. Tepki gerçekleştiğinde bağışıklık sistemi mast hücreleri ve diğer kan hücreleri histaminin kan dolaşımına salınmasına neden olan immünoglobulin E (IgE) olarak bilinen bir maddeyi serbest bırakır. Histaminin normal rolü, daha büyük bağışıklık hücrelerinin bir yaralanma veya enfeksiyon bölgesine erişebilmesi için kan damarlarını genişletmektir. Bir yaralanma veya enfeksiyon yokluğunda histaminler alerjik reaksiyonlar olarak tanınan deri, solunum ve gastrointestinal semptomları tetikleyebilir. Bir balık alerjisinden sorumlu olan birincil alerjen parvalbumin olarak bilinen bir proteindir. Parvalbuminler farklı balık türleri arasında çok az farklılık gösterir yani bir balığa karşı olan alerji genellikle diğer balıklara karşı bir alerjiye (polisensitizasyon olarak bilinen bir durum) de neden olur. Parvalbuminler ısıya son derece dayanıklıdır, saatlerce pişirildikten sonra bile kolayca parçalanmaz. Bu sebeple çiğ sashimi’ye olduğu gibi pişmiş bir somon parçasına da duyarlı olunabilir. Bir kişinin farklı balık türlerine alerjisi olabilse de balık alerjisinin varlığı kişiyi kabuklu deniz hayvanları alerjisine yatkın yapmaz. Kabuklu deniz ürünleri alerjisi kabuklular ve yumuşakçalarda bulunan tropomyosin olarak bilinen tamamen farklı bir alerjenden kaynaklanır.

Alerjiyle İlişkili Olan Balıklar

Bilinen 20.000’den fazla balık türü arasından özellikle birkaç tanesine karşı alerji riski yüksektir. Konuyla ilgili araştırmalara göre risk oluşturan balıkların bazıları şunlardır:
-Sazan
-Uskumru
-Hamsi
-Kedi balığı
-Trança balığı
-Ringa
-Orkinos
-Sardalya
-Levrek
-Kılıçbalığı
-Tilapia
Alabalık
-Turna balığı

Balık İçerebilen Diğer Gıdalar

Balıklardan başka balık kullanılarak yapılan Worcestershire sosu, Sezar salatası sosu, caponata (Sicilya usulü bir çeşit patlıcanlı meze), taramasalata, nam pla (Tayland mutfağına özgü balık sosu), fumet (çeşitli sebzelerle yapılan bir çeşit balık suyu), pissaladière (hamsi ile yapılan, pizzaya benzeyen bir çeşit tart), hayvar gibi bazı yiyecek veya çeşnilere de dikkat edilmelidir. Balıkların kemiklerinden ve kıkırdaklarından elde edilen balık jelatini bazı salamlar, sosisli sandviçler ve diğer işlenmiş etlerde kullanılır. Balık unu da bazı organik gübrelerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Omega-3 takviyeleri de sorun yaratabilir, bu nedenle takviye kullanmak isteyenler keten tohumu ya da diğer bitkisel türevli yağlardan üretilen vegan çeşitleri aramalıdır. Bazı balıkların hava ya da yüzme keselerinden elde edilen bir tür jelatin olan isinglass bir çeşit kollajendir. Bu kollajen ticari olarak bazı biraları veya şarapları berraklaştırmak için kullanılır. Balık alerjisi ve anafilaksi riski olanlar bu tür bira ya da şarapları tüketmemelidir. Alkollü içeceklerin etiketlerindeki malzemelerin listelemeleri gerekmediğinden tüketilmeden önce güvenli olup olmadıklarını öğrenmek için üreticilere başvurulması gerekir.

Balık Alerjisinin Belirtileri

Balık alerjisi belirtileri diğer gıda alerjilerine benzer ve genellikle yemek yedikten sonraki bir saat içinde ortaya çıkar. Görülebilecek belirtiler şunlardır:
-Kurdeşen (ürtiker) veya deri döküntüsü
-Genel kaşıntı
-Burun tıkanıklığı ve hapşırma (alerjik rinit)
-Baş ağrısı
-Solunum güçlüğü (astım)
-Hazımsızlık ve mide ağrısı
-Geğirme, şişkinlik veya gaz
-İshal
-Mide bulantısı ya da kusma
Belirtiler pişirilmiş balığın solunması, balık hazırlamak için kullanılan yüzeyler veya mutfak eşyaları ile temas edilmesi ile de ortaya çıkabilir. Bazı durumlarda sadece balık veya balık kalıntısına dokunarak kontakt dermatit adı verilen bir cilt reaksiyonu gelişebilir. Bazı kişilerde balık alerjisi şiddetli olabilir ve hızla anafilaksi gelişebilir. Anaflaksi hayatı tehdit eden solunum, kardiyak ve gastrointestinal sorunlara neden olabilir. Anaflaksi, epinefrin enjeksiyonu ve diğer acil müdahaleler ile hemen tedavi edilmezse şok, koma, kalp veya solunum yetmezliği ve hatta ölüme neden olabilir. Balık alerjisi olan herkes, doktorları tarafından reçete edilen ilaçları her zaman yanında taşımalıdır.

Balık Alerjisinin Teşhisi

Bir balık alerjisi genellikle balık yedikten ya da balığa herhangi bir şekilde maruz kaldıktan hemen sonra belirtilerin ortaya çıkmasıyla tanınabilir. Bir dermatolog ya da alerji uzmanı tepkilere balığın neden olduğunu doğrulamak için aşağıdaki testleri önerebilir:
Deri- prick testleri: Cildin altına az miktarda şüpheli bir alerjen verilmesini içerir. Test edilen birkaç alerjen örneğinden birine alerji varsa, 15- 60 dakika içinde iltihaplı bir kabartı oluşur.
Kan antikor testleri: Vücudun bir balık alerjenine yanıt olarak ürettiği anti-parvalbumin antikoru denilen bir bağışıklık proteininin varlığını kontrol etmek için kullanılır.
Testler kesin bir şey göstermiyorsa alerjinin saptanabilmesi için bir oral gıda meydan okuma testinin uygulanması önerilebilir. Bu test reaksiyon olup olmadığını görmek için az miktarda balık yemeyi gerektiren bir prosedürdür. Yanıt şiddetli olabileceği için sadece gerektiğinde acil müdahale yapılabilecek bir tıp uzmanının varlığında ve yönetiminde gerçekleştirilmelidir. Bir oral test asla evde yapılmamalıdır.
Balık alerjisi olarak maskelenebilecek bir alerji, Anisakis simplex adlı bir balık paraziti alerjisidir. Bu parazit büyük bir alerjen olarak kabul edilir ve balık alerjileri gibi anafilaktik şok da dahil olmak üzere ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Balık yedikten sonra ciddi bir alerjik reaksiyon gelişiyor fakat test negatif çıkıyorsa alerji uzmanı bu parazite karşı bir alerji olup olmadığını da test etmek isteyebilir. Anisakis larvaları pişirilerek ya da dondurularak öldürülebilir ama öldükten sonra da alerjilerin tetiklenmesine sebep olabilir. Bu nedenle Anisakis’e alerjisi olanlar kabuklu deniz ürünleri ve balık tüketmekten tamamen uzak durmalıdır.

Ayırıcı Tanılar

Balıkların bazı şikayetlerin kaynağı olduğundan ve başka bir rahatsızlığın olmadığından emin olmak için doktor diğer olası nedenleri araştırmak isteyebilir. Örneğin, bir balığın bozulmaya başladığında ürettiği yüksek histamin seviyelerinin sebep olduğu bir tür gıda zehirlenmesi olan scrombroiosis olası nedenlerden biridir. Diğer reaksiyonlar, insanlarda zehirlenmeye neden olabilen doğal olarak oluşan balık toksinlerinden kaynaklanabilir. Orfoz, uskumru ve levrek gibi balıklarda bulunan ciguatera, dünya çapında en sık bildirilen balık toksini hastalığıdır ve gastrointestinal, nörolojik, kardiyovasküler belirtilerin görülmesine neden olur.

Balık Alerjisinin Tedavisi

Balık, 2004 yılında ABD’de çıkarılan Gıda Alerjeni Etiketleme ve Tüketiciyi Koruma Yasası (FALCPA) uyarınca tüm gıda bileşen etiketlerinde listelenmesi gereken sekiz alerjenden biridir. Bu yasa, üreticilerin balıkların varlığını, içerik listesinde veya gıda etiketlerinde açık bir dille etiketlemesini gerektirir. Balığa karşı alerjisi olanlar bir gıdanın içerik etiketini nasıl okuyacağını bilmeli, güvenlik için balıkların farklı türlerinin isimlerini de öğrenmelidir.
Balık alerjisinin en etkili tedavisi, balıkların diyetten çıkarılmasıdır. Balık alerjileri ömür boyu süreceği için muhtemelen beslenmeden tamamen çıkarılmaları gerekecektir. Balıkların farklı türleri arasında büyük oranda alerjik çapraz reaksiyon olabilir yani bir balık türüne alerjisi olan kişilerin diğer balık türlerine karşı da alerjisi olabilir. Bunun nedeni birçok balıkta bulunan parvalbumin adı verilen bir proteindir. Bir balığa karşı alerjisi olan kişilerin bütün balıklardan (köpekbalığı ve yılan balığı dahil) uzak durması önerilir. Buna rağmen uskumru ve ton gibi bazı balıklar diğerlerine göre daha az alerjiktir. Bu alerjen herhangi bir sos, çeşni veya balık yan ürünleri içeren hazır gıdalarda da bulunabilir. Diyete biraz balık dahil etmek isteyenler doktorundan hangi balıkların güvenli olabileceğini değerlendirmek için ek alerjen testi yapılmasını isteyebilir.
Alerji belirtileri hafifse genellikle reçetesiz bir oral antihistaminik ile tedavi edilebilir. Ciddi bir reaksiyon riski altında olanların acil durumlarda uyluklarına enjekte edeceği EpiPen gibi tek kullanımlık, önceden doldurulmuş bir epinefrin enjektörü devamlı yanlarında taşıması tavsiye edilebilir. Diğer alerji çeşitlerinin aksine, gıda alerjileri alerji aşıları (immünoterapi) ile tedavi edilemez.

Balık Alerjisiyle Nasıl Başa Çıkılır?

Bir balık alerjisi deniz ürünleri veya kuruyemiş alerjisinden daha az yaygın olsa da ciddi olabilir. Bu nedenle, balık alerjisi teşhisi konulan kişiler kendini korumak için bazı adımlar atmalıdır. Yararlı olabilecek ipuçlarından bazıları şunlardır:
-Her zaman ürün etiketleri okunmalıdır. Bir etiketteki malzemelerin balık ya da balıkla ilgili bir ürün olup olmadığı bilinmiyorsa, akıllı telefonda aranmalıdır.
-Evdeki diğer kişiler tüketecekse balık alışverişini alerjisi olan kişi değil bir başkası yapmalıdır. En temiz deniz ürünleri bölümlerinde bile yüzeylerin, kapların ve ambalajların balık kalıntılarına maruz kalması muhtemeldir.
-Balık lokantalarından uzak durulmalıdır. Kızartma yağları potansiyel bir çapraz kontaminasyon kaynağıdır. Yağda daha önce balık kızartılmış ise, balığa alerjisi olanlar bu yağın içinde kızartılan dana ve kuzu eti gibi yiyecekleri de yememelidir.
-Asya restoranlarında dikkatli olunmalıdır. Çin böreği gibi birçok geleneksel yemek et ve deniz ürünlerini birleştirir. Birçok çorba ayrıca balık bazlı ürünlerle yapılır veya ince kıyılıp patates cipsi gibi kurutulmuş fermente edilmiş ton balığı içerir. Müşteri menüdeki bir malzemenin ne olduğundan emin değilse mutlaka sormalıdır. Riski azaltmak için restoran seçimi özelleştirilebilir. Deniz ürünleri restoranları, suşi barları ve Tayland restoranları gibi etnik restoranlar, balıkların ve balık olmayan ürünlerin yakın olmasından dolayı çapraz kontaminasyon için yüksek riskli ortamlardır. Buharlı pişirme sonrasında aerosolize olan yani havaya karışmış balık proteinleri nedeniyle kaydedilen inhalasyon (solunumla gerçekleşen) reaksiyonları örnekleri vardır, bu nedenle balık alerjisi olan insanlar, ızgara balık restoranlarından kaçınmalıdır.
Bazı alerjiler can sıkıcı olsa da diğerleri ölümcül olabilir. Astım ve anafilaksi riskinin yönetimi hem doktorla iletişime ve hem de reçeteli ilaçları ( astım durumunda bir kurtarma inhaleri ve anafilaksi durumunda enjekte edilebilir epinefrin) el altında tutmaya bağlıdır. Kişi geçmişte anafilaksi geçirdiyse veya risk altındaysa durumunu, önerilen tedavileri ve kaçınılması gereken ilaçları özetleyen bir acil tıbbi uyarı bileziği takmayı düşünmelidir. Bu yolla bir alerji durumunda kişi bilinçsiz ise veya cevap veremiyorsa, acil sağlık ekibi zaman kaybetmeden uygun önlemleri alabilir.

Kaynakça:
https://www.verywellhealth.com/fish-allergy-83195
https://www.naaf.no/tr/fokusomrader/allergi-og-overfolsomhet/mat-og-matoverfolsomhet/faydal-bilgiler-balk-ve-kabuklu-deniz-urunleri-fisk-og-skalldyr/
https://www.verywellhealth.com/the-fish-allergy-diet-guide-1324007

Yazar: Müşerref Özdaş

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.