Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Çocuklarda Dinleme Becerilerinin Geliştirilmesi

0 3

Bebek dünyaya sağlıklı bir şekilde gelmiş ise tüm sistemleri çalışır bir durumdadır. Duyma süreci de başlamış olur. Bir annenin doğum sonrasında en çok merak ettiği bebeğinin sağlıklı olup olmadığıdır. Bebek doğduğu andan itibaren çeşitli testlerle sağlıklı olup olmadığı anlaşılır. Bunlardan biri de işitme testidir. Bebek doğduğu andan 2 aylık oluncaya kadar mutlaka işitme testine girmelidir. Bu konuda çocuk doktorları ve sağlık kuruluşları aileyi yönlendirmektedir. Bu test genellikle çocuk hastanelerinde yeni doğan ünitelerinde yapılmaktadır. Bebeğin uyuyor halde olması testin yapılma aşamasını kolaylaştırır ve daha sağlıklı bir sonuç alınmasını sağlar. Bebeğin kulağına şiddeti birbirinden farklı sesler verilir ve bebeğin bu esnadaki beyin dalgaları ölçülür. 15 dakika süren bu işlem bebeğe bir rahatsızlık, acı ya da sıkıntı vermez. Bu test güvenilir bir testtir ve her testte alabileceği gibi küçükte olsa yanılma payı vardır. Bu oran da %3 gibi bir rakamdır. Bebek ilk zamanlarda duyduklarını anlayamaz. Zamanla bu durum değişir ve gelişir.

Duyulanlar anlamaya başladığında dinleme gerçekleşmeye başlamıştır. Bu durum da çocuktan çocuğa değişkenlik gösterir. Kimisi 1 yaşından itibaren duyduklarını anlamlandırabilirken kimisi 3 yaşında anlamlandırabilir. Büyüme esnasındaki değişim ve gelişim tamamen bireyseldir. Duyduklarını anlamlandırmak kısa bir süreçte gerçekleşmese de çocuk ilkokula gittiği zaman artık duyduklarını anlayabilecek vaziyete gelmiştir. Her şey duyulabilir fakat her duyulan algılanmaz. Duyulanı algılamak dinleme işidir. Dinlemek dikkat ister. Yani aile ortamında başlayan, önceleri bilinçli olmayan bu süreç doğal bir süreç olarak başlar ve gelişir.

Çocuk, okula geldiğinde ilk zamanlar bocalar ve zamanla dinleme merkezli bir kuruma geldiğinin farkına varır. Çünkü okulda öncelikle dinlemek zorundadır ki anlayabilsin ve anladıklarını anlamlandırabilsin. Yoksa eğitim ve öğretim süreci çok zor gerçekleşir. Bu yüzden okula gelen çocuğa dinleme alışkanlığının kazandırılması şarttır. Okullarda öğretmenlerin de en çok zorlandığı konu öğrenciye dersi dinletmektir. Bu da kolay olmaz. 20- 25 kişilik ideal sayıda bir sınıf bile düşünsek bu sınıfta 20- 25 tane farklı yapıda çocuk vardır. Hepsinin kişilik yapısı, aile durumu, anlama kapasitesi, dil becerisi, anlatma kapasitesi birbirinden farklıdır. Böyle bir ortamda ortak bir öğretme yöntemi de oldukça güçtür. Bu yüzden çocuk evde ailesinden ne zaman konuşup ne zaman susması gerektiğini öğrenmelidir. Aile eğitimin temelini atar.

Evde büyüklerinden gördüğü davranışları model alır. Evde sürekli birbirinin sözünü kesen, birbirini dinlemeyen ailelerin çocukları da girdikleri her çevrede aynı şekilde davranacaklarını sanırlar. Özellikle okul gibi eğitim ve öğretim ortamlarında daha iyi ve başarılı bir insan olabilmek için tüm bilgi ve beceriler dinlenmelidir ki eğitimin amacı gerçekleşsin. Bu da çocuk sürekli sussun ve dinlesin anlamında yorumlanmamalı lakin gerektiğinde dinlemek gerektiğinin de bilinmesi gerekir.

Yazar:Serpil Altunyay

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.