Eşeysel Üreme İşlemi

Evrimsel açıdan bakılacak olursa üreme, yaşamın esas amacıdır. Yaşamın bütün yönleri (besin eldesi, solunum, dolaşım, boşaltım, ozmotik düzenleme, büyüme, hormonlar, sinir sistemi ve davranış) üremeyi sürdürebilmek amacıyla organizmanın yerine getirdiği işlemler olarak özetlenebilir. Eğer yumurtanın bir başka yumurta üretme yolu tavuk ise insanlar için de aynı durum söz konusu olup fiziksel anlamda insanoğlu, yumurta ve sperm üreten ve soyunun devamı için döllenme işlemiyle yumurta ve spermi biraraya getiren gelişmiş bir araçtır. Biz burada memelilerde esas olarak üremenin fizyolojisini inceleyeceğiz.

Eşeysel Üreme İşlemi

Yüksek canlılarda eşeysel üreme, yumurta hücresi (ovum) ve sperm hücresinden oluşan iki gametin birleşmesidir. Nadir olarak aynı birey her iki gameti de oluşturup kendini dölleme denilen işlem sonucunda bunları birleştirir. Bu tür üreme genellikle iç parazitlerden olan yassısolucanlarda gözlenir; çünkü bu hayvanların karşı eşeyi bulup döllenme yapabilme şansı genellikle çok zayıftır. Bununla birlikte, hayvanların çoğu, hatta topraksolucanlarında olduğu gibi, her bireyin hermafrodit -yani her birey hem erkek hem de dişi eşeysel organlarını taşır- olduğu hayvanlar bile karşılıklı döllenme yaparlar.
Omurgalılarda eşeysel üreme herzaman çapraz döllenmeyi içerir. Hatta hermafroditik omurgalı türleri bile, örneğin bazı balık türleri hem yumurta hem de sperm üretirler; fakat asla kendi kendilerini döllemezler.
Yumurta ve sperm hücrelerinin biraraya getirildiği iki temel yol vardır: Bunlardan dış döllenmede, her iki tip gamet kendilerini çevreleyen ortama bırakılır ve spermler yüzerek ya da su akımlarıyla taşınarak yumurtaya ulaşırlar. İç döllenmede ise, yumurtalar, erkek tarafından dişiye yerleştirilen spermler tarafından döllenene kadar dişinin üreme kanalında kalırlar.
Dış döllenme esas olarak su ortamında yaşayan hayvanlarla sınırlıdır. Bunun iki nedeni vardır: Birincisi, flagellah (kamçılı) sperm, içinde yüzeceği sıvı bir ortamda bulunmak zorundadır; ikincisi, etrafında koruyucu bir kılıf ya da kabuk olmayan yumurta, karada kuruyacaktır. Böyle bir kılıf ise spermin yumurtayı döllemesini engeller.
Hemen bütün sucul omurgasızlar, balıkların çoğu (köpekbalıkları değil) ve birçok amfibi dış döllenme yaparlar. Sizin de bekleyeceğiniz gibi, yumurtaları ve spermleri bir göle ya da akarsuya bırakmak, garantisi olmayan bir döllenme yöntemidir. Spermlerin çoğu, bir yumurta bulamazlar ve birçok yumurta hiçbir zaman döllenmez. Hatta normalde olduğu gibi her iki gamet de aynı zamanda, aynı yere bırakılsalar bile döllenmezler. Sonuçta, dış döllenme yapan hayvanlar genellikle bir defada çok büyük sayıda yumurta ve sperm bırakırlar ve gametlerin her iki eşey tarafından aynı zamanda ve aynı yere bırakılmalarını sağlayacak davranışlar gösterirler (burada, hormonal kontrol çok önemlidir).
Kara hayvanlarının çoğu, hem omurgasızlar hem omurgalılar, iç döllenme yaparlar. Spermler hayvanın vücudunda, vücut dışında bulamayacakları bir çeşit sıvı ortam içinde bulunmaktadır. Dolayısıyla sperm sucul özelliğini korur ve dişinin üreme kanalı duvarında her zaman bulunan ince sıvı tabakası içinde yüzer.
Döllendikten sonra, yumurta ya koruyucu bir kabuk içine alınıp dişi tarafından vücut dışına bırakılır ya da gelişmenin embriyonik aşamaları tamamlanıncaya kadar dişinin vücudunda tutulur. Kuşkusuz, iç döllenme, her iki eşeyin de çok yakın bir fizyolojik ve davranış senkrinizasyonu (uyumluluğu) göstermesini gerektirir ve bu uyumluluk yoğun hormonal kontrol altındadır.
Belli başlı omurgalı sınıflarında görülen tipik üreme yöntemlerini kısaca özetleyelim. Balıklar, sucul olduklarından hemen her zaman dış döllenme yaparlar ve kabuğu olmayan yumurtalar bırakırlar; her çiftleşmede çok büyük sayılarda yumurta ve sperm bırakılır ve gamet israfı da çok büyüktür. Amfibiler (kurbağalar, semenderler ve benzerleri) balıklardan evrimleşmişlerdir ve bunlar da genellikle dış döllenme yaparlar. Yumurtalarını bırakmak için suya ya da karada çok nemli bir yere dönmek zorundadırlar. Bazı semenderlerde bir dizi davranış evrimleşmiştir. Bunlarda erkek, içinde sperm bulunan zarımsı bir paket “spermetofor” bırakır ve dişi bunu kloakı yoluyla alır. Böylece bu amfıbiler bir çeşit ilkel iç döllenme yapmış olurlar. Bunların bazıları karada da çiftleşebilirlerse de yumurtalar yine de çok nemli yerlere bırakılmalıdır. Zamanımızdaki temsilcileri yılanlar, kertenkeleler ve kaplumbağalar olan sürüngenler, atasal amfibilerden evrimleşmişlerdir. Üremek için su ortamına bağımlılıktan tamamen kurtulmuş ilk omurgalılardır. Bekleneceği gibi iç döllenme yaparlar ve sert zarlar ve kabuklarla çevrili yumurtalar bırakırlar. İç döllenmede ziyan olan yumurta hücresi sayısı, dış döllenmedekinden çok az olduğundan her üreme mevsimi süresince sadece birkaç yumurta hücresi bırakılır. Kuşlar, atasal sürüngenlerin bir grubundan evrimleşmişlerdir ve iç döllenme yapıp kabuklu yumurtalar bırakırlar.
Sürüngenler ve kuşlar gibi kara omurgalılarının yumurtaları, kabuğa ek olarak dört farklı zar taşırlar. Bunlar amniyon, allentoyis, vitellüs kesesi (yumurta sarısı kesesi) ve koriyondur. Amniyon, içinde embriyonun bulunduğu, sıvı dolu bir bölmeyi sarmalar. Böylece, yumurta karaya bırakılsa bile embriyo sıvı bir ortamda gelişir.
Allantoyis gelişen embriyonun azotlu atıklarının toplandığı yerdir ve kabuğa yakın yer alan kan damarları gaz değiş tokuşunda rol oynarlar. Vitellus kesesi adından da anlaşılacağı gibi, yumurta sarısını çevreler. Bu da gelişen embriyo tarafından besin olarak kullanılır.
Korion, embriyo ve diğer zarları çevreleyen en dıştaki zardır. Sürüngenler ve kuşlar gibi, memeliler de iç döllenme yaparlar; fakat (çok seyrek birkaç istisna dışında) döllenmiş yumurtanın çevresinde kabuk yoktur ve yumurta vücut dışına bırakılmaz (kuluçkaya yatılmaz). Bunun yerine, zarlarıyla birlikte, dişi eşey kanalında özelleşmiş bir bölmeye tutunur ve burada embriyonik gelişme tamamlanır. Yavru, daha sonra, canlı doğar.

Kaynakça:
https://www.sciencedirect.com

Yazar: Taner Tunç

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :