Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Fındığın Biyoaktif Bileşikleri

0 55

Kuruyemişler, bitkisel besin ve prebiyotik liflerin kombinasyonu besinlerdir ve antioksidan, anti-inflamatuar etkilere sahiptir. İçeriğindeki resveratrol, fitosteroller, fenolik asitler, flavonoidler ve karotenoidler gibi kuruyemişlerin biyoaktif bileşikleri, yaşa bağlı birçok patolojiyi önlemede sinerjik etkiler gösterir. Yapılan araştırmalarla resveratrolün maya, Drosophila ve fare gibi model organizmalarda ömrünü uzattığı rapor edilmiştir. Raporlar, ölüm riskini azaltmak için kırmızı etin en iyi ikamesi olarak fındık önermektedir. Zengin bir tekli doymamış yağ kaynağı (oleik ve palmitoleik asitler) içeren macadamia fıstığı, kolesterol düşürücü etkiler vererek koroner arter hastalığını önler.
Kaju fıstığı kabuklarında bulunan fenolik bir lipid olan anakardik asit, immünoterapiye yanıt olarak metastatik melanom hastalarında spesifik olarak zenginleştirilmiştir. Biyolojik olarak erişilemeyen fındık malzemeleri, insan bağırsağı mikrobiyotası için bir substrat görevi görür. Düzenli olarak cevizle zenginleştirilmiş diyet, sağlıklı bireylerde lipid içeriğini iyileştirir ve probiyotik ve bütirat üreten bakteri bileşimini geliştirir. Bu ayrıca yararlı bakterileri teşvik ederek kardiyovasküler risk faktörlerini azaltır.
Fındığın Biyoaktif BileşikleriBağırsak mikrobiyota çeşitlilik çalışmaları, fındık tüketiminin ardından kısa zincirli yağ asitleri (SCFA) üretebilen cinslerle bir zenginleşme olduğunu bildirmektedir. Fıstıkların prebiyotik etkisi kısmen rafine edici bütirat üreten bakteri bileşiminden olabilir. Bu nedenle, fındıkla zenginleştirilmiş optimize edilmiş bir diyet, sağlıklı bir mikrobiyota popülasyonunu teşvik etmek ve böylece genel fizyolojiyi geliştirmek için bir müdahale olabilir.

Fındıkların Prebiyotik Etkileri Üzerine Laboratuvar Çalışmaları

Amerikalılar için Diyet Rehberi, fındık bitki besinlerinin alımının, etkili sağlık yararları ile olumlu sonuçlar verdiğini ortaya koymuştur. Yağ asidi, bitkisel proteinler, fenolikler ve vitamin fitosterollerinin varlığı nedeniyle bu kuruyemişleri almanın sağlığa faydaları bulunmuştur. Fındık bitki besinlerinin en önemli özelliği, prebiyotik özelliklere katkıda bulunan yüksek diyet lifi ve polimerize polifenol içeriği nedeniyle bulunmuştur. Bu bileşenler, bireylerin sağlığına fayda sağlamada yardımcı olan biyoaktif moleküllerin varlığında bağırsak mikrobiyotası tarafından daha da metabolize edilir.
Araştırmacı Blaiotta ve ark. İle Mandalari ve ark. Labratuvar ortamında yaprıkları çalışmalarda kestane ve bademin prebiyotik etkilerini belirlemeye çalışmışlardır. Bu çalışmalarda elde eldilen verilere göre, insan klinik deneylerinin çeşitli müdahaleleri ile ilgili benzer prebiyotik etkiler de göstermiştir. Badem ve antep fıstığının fekal bakteri ve mantar mikrobiyotası üzerindeki etkilerini ortaya koyan çalışmalar, her iki grupta da bütirat üretiminin gözlemlendiğini kanıtlamıştır. Ayrıca ne badem ne de antepfıstığı alımının beslenmeyi artırmada etkili olmadığı sonucuna varılmıştır.. Ancak Liu ve ark. Göre bifidobakterispp. velaktobasilspp. verimli bir artış gösterme yeteneğine sahip olmuştur. Badem ve kabuğunun yanı sıra popülasyonundaki küçük farklılıklar arasında Escherichia koli ve Clostridium perfringens bulunmaktadır. Ayrıca bazı bakteriyel enzimlerin -galaktosidaz aktivitesinin arttığı ve fekal -glukuronidaz, nitroredüktaz ve azoredüktaz aktivitelerinin azaltılmış etki gösterdiği gibi önemli varyasyonlar gösterdiği tespit edilmiştir.
Fındık bitki besinlerinin, kompleks polifenoller, tanenler ve bireylerin bağırsaklarında prebiyotik etkiler gösteren diğer diyet lifleri açısından zengin olduğu bulunmuştur. Çalışmalar, etkili bir sindirim süreci yürütmek için diyet polifenollerinin ince bağırsakta kısmen emildiğini göstermiştir. Karmaşık polifenollerin bağırsakta emilmediği ve daha sonra mikrobiyota tarafından kolonda biyolojik olarak aktive oldukları görülmüştür. Bu nedenle, kompleks polifenollerden türetilen bu mikrobiyota metabolitleri, kolon bariyerinden kolayca emilen daha küçük moleküllerdir. Ellagitanninler (hidrolize edilebilir tanenler) ve proantosiyaninler (yoğunlaştırılmış tanenler), fındık bitki besinlerinin fenolik bileşikleri olarak ana bileşenler olarak bilinmektedir. Bunlar esas olarak, insan metabolizmasını ve sağlığını korurken, bağırsak üzerinde potansiyel prebiyotik etkiler gösteren bireyin kanında bulunmuştur.
Kabuklu yemişlerde patojenik olmayan bağırsak bakteri türlerinin büyümesini uyaran ve patojenik olanların büyümesinin inhibisyonu olan prebiyotik bileşiklerin varlığı nedeniyle bağırsak mekanizmasında prebiyotik etkiler gözlenmiştir. In vitro çalışmalar, bütün ve yağı alınmış bademler, çiğ ve kavrulmuş bademler ile kestane lifi ve özlerinin insan bağırsağında prebiyotik etkiler gösterdiğini ortaya koymuştur. S
on zamanlardaki çalışmalardan biri, 21 gün boyunca günde 42 g kıyılmış badem veya badem yağı alımının tedavisi devam ettiğinde, badem işlemenin gastrointestinal mikrobiyotanın bileşimini etkilediğini ve bunun da faydalı bakteri cinslerinin arttırılmasına yol açtığını ortaya koymuştur. 56 gün boyunca günlük 43 gr ceviz alımını içeren ve sağlıklı bireylerde probiyotik bütirik asit üreten bakterileri güçlendirerek bağırsak mikrobiyomunu etkileyen bir çalışmada da benzer sonuçlar görülmüştür.

Fındıktaki Biyoaktif Bileşikler ve Fındığın Besin Bileşimi

Fındığın Biyoaktif BileşikleriFındık bitki besinlerinin, sağlıklı profillerle birlikte yüksek enerji yoğunluğuna ve yüksek besin içeriğine sahip olduğu bulunmuştur. Badem, kaju, antep fıstığı, baru bademi ve yer fıstığı en düşük miktarlara sahipken, Brezilya fıstığı, fındık, ceviz ve ceviz en yüksek lipid konsantrasyonlarına sahip bulunmuştur. Badem, kaju, ceviz, yemeklik tohum ve fındık yağ asitlerinin ana bileşenleri tekli doymamış yağ asitlerinden (MUFA) oluşur. Brezilya fıstığı, antep fıstığı ve ceviz, çoklu doymamış yağ asitlerinden (PUFA) oluşur. Brezilya fıstığı ve kaju, önemli miktarda doymuş yağ asitleri (SFA) içerir. Ayrıca badem, fındık ve cevizlerin en yüksek MUFA:SFA oranlarına sahip olduğu gözlemlenmiştir. Bu nedenle, bu bitki besleyici fındıkların tüketimi, kardiyometabolik bozukluklar, dislipidemi, obezite için daha düşük risk ve sağlık yararları sağlamaktadır.Fındığın Biyoaktif Bileşikleri
Lipofilik bileşikler ayrıca badem, fındık, baru bademi ve yer fıstığında daha yüksek tokoferol konsantrasyonu içeren fındık bitki besinlerinde de bulunmuştur. E vitamini etkinliği, antioksidan, antiinflamatuar ve antiobezite özelliklerinin besleyici özelliklerinden oluşur. Fıstıklarda, özellikle antep fıstığında fitosterol bileşenleri de bulunmuştur. Bu bileşenler, kolesterolün bağırsak emilimini engellemeye yardımcı olur ve hiperlipidemi riskini azaltır. Karotenoidler, fındıkta daha düşük miktarlarda bulunan başka bir lipofilik bileşiktir. Lutein, antioksidan aktivite gösteren başka bir biyoaktif bileşiktir.
Fenolik bileşikler büyük ölçüde fındık bitki besinlerinde bulunur. Polifenolik bileşik resveratrolün farklı organizmalarda ömrünü uzattığı gösterilmiştir. Wang et al. (2013) yılına resveratrolün yaşam süresi üzerindeki etkisini hem cinsiyet hem de diyet besin kompozisyonu üzerindeki etkisini araştırmışlardır. Drosophila melanogaster. Resveratrol ile yaşam süresinin uzatılmasının, antioksidan peroksiredoksinler, insülin benzeri sinyallemede yer alan insülin benzeri peptitler ve oksidatif stres yanıtında yer alan Jun-kinaz sinyallemesinde yer alan birkaç aşağı akış gen dahil olmak üzere yaşlanma ile ilgili yollardaki genlerin aşağı regülasyonu ile ilişkili olduğu belirlemişlerdir.
Cevizin, antep fıstığı, badem ve fındıklar arasında en yüksek değerlere sahip olduğu bulunmuştur. Bazı yağlı tohumların yüksek konsantrasyonlarda flavonoidler ve tanen (ceviz), flavonoidler (ceviz) ve tanenler (baru badem) olduğu öne sürülmüştür. Diğer birçok kuruyemişin içlerinde daha fazla tanen konsantrasyonuna sahip olduğu bulunmuştur. Flavonoidler ve tanenler, azaltılmış pro-oksidan ve proinflamatuar koşullar gösterir ve bu nedenle obezite ve inflamatuar hastalık riskini azaltır.
Sonuç itibari ile fındık beslenmemizin önemli bir parçasıdır. Fıstıkların zenginleştirici biyoaktif bileşikleri, insan sağlığı üzerinde derin bir etkiye sahiptir. Bu fındık bitki besinlerinin optimum alımı sağlığımız üzerinde prebiyotik etkiye sahiptir. Farklı çalışmalar, bu besinlerin sağlıklı bağırsak mikrobiyota popülasyonu üzerindeki teşvik edici etkisini ortaya koymaktadır. Bu fındık bazlı bitkisel besinler, konakçı probiyotik bakterileri güçlendirmek için prebiyotik görevi görür ve ayrıca konakçıda bir homeostaz durumunu koruyan patojenik bakterileri sınırlar.
Model organizmalar üzerinde prebiyotik ve probiyotiklerin ilerleyen çalışmaları ile fındık bazlı prebiyotiklerle faydalı bir diyet planı keşfetmek için yeni fikirler elde edilmiştir. Kişiselleştirilmiş tıbbın bu yeni çağında, bu prebiyotik ve probiyotik takviyeler, farklı patolojik durumlar için terapötik bir hedef sağlayabilir.

Kaynakça:
https://www.eurekaselect.com/141712/chapter/bioactive-compounds-of-hazelnuts-as-health-promoter
https://www.researchgate.net/publication/280876411_Bioactive_compounds_in_different_hazelnut_varieties_and_their_skins

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Bunları da beğenebilirsin
Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.