Kalori Kısıtlaması Ömrü Uzatır mı?

1930’lu yıllarda bilim insanları, düşük kalorili gıdalarla beslenen kemirgenlerin, rastgele beslenen kemirgenlere kıyasla yaklaşık %50 oranında daha uzun yaşadıklarını keşfetti. Benzer sonuçlar; maymun, balık, köpek, koyun, solucan, sinek ve mayalarla yapılan çalışmalarda da gözlemlendi. Kalori kısıtlaması, kemirgenlerde ve maymunlarda, kalp hastalıkları, kanser ve yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan diğer hastalıkların görülme oranını azaltır. Ayrıca kalori kısıtlaması uygulanan kemirgenlerde, Parkinson, Huntington ve inme hastalıkları oluşturulduğunda (kemirgenler deney hayvanları olarak kullanıldıklarında), beyinlerinin diğer hayvanlara kıyasla daha iyi korunduğu görüldü. İnsanların yaşam süresi, deney hayvanlarına kıyasla oldukça uzun olduğu için, insanlarda kalori kısıtlamasının ömrü ne kadar uzattığı ile ilgili çalışmalar yapmak zordur. Ancak düşük kalorili gıdalarla beslenmenin, kolestrolün ya da tansiyonun düşmesi gibi insan sağlığı üzerine pozitif etkileri vardır.

Bazı araştırmalar kalori kısıtlamasının insanlar için faydalı olduğunu gösterse de, uzun süreli etkileri gözlemlemek için daha fazla çalışmaya gereksinim vardır. İnsanlarda, kalori kısıtlaması ve uzun yaşam süresi ilişkisiyle ilgili bir veri henüz elde edilememiştir.

Bazı insanlar, uzun yaşamı sağlayacağı ve sağlıklarını koruyacakları inancıyla, uzun yıllar boyunca kalori alımlarını kısıtlamışlardır. Bu kişiler üzerinde yapılan çalışmalarda, kardiyovasküler hastalıklar ve diyabet için risk faktörü seviyelerinin düştüğü görüldü. Ayrıca cinsel istekte azalma ve kolaylıkla üşüme gibi diğer fizyolojik özelliklere de rastlandı. Genellikle bu kişiler çeşitli besin takviyeleri de aldıkları için, ortaya çıkan tablonun kalori kısıtlanmasından mı yoksa başka faktörlerden mi kaynaklı olduğu belirsizdir.

İnsanlardaki kalori kısıtlamasını daha detaylı incelemek için, CALERIE adlı bir klinik deneme başlatıldı. CALERIE’de 218 genç ve orta yaşlı kişi rastgele iki gruba bölündü. Kontrol grubunda olan kişiler normal diyeti takip ederken, deneysel gruptaki kişiler iki yıl boyunca kalori kısıtlamasına maruz bırakıldı.

Deneysel gruptaki kişilerin, önceki beslenme planlarına kıyasla %25 daha az kalori tüketmeleri tasarlandı. Kontrol grubuyla kıyaslandığında deneysel grupta, diyabet kalp hastalıkları ve felç gibi yaşla ilişkili hastalıklar için risk faktör seviyeleri azalmıştır. Ayrıca, iltihapla ilişki faktörlerde ve tiroid hormonlarında da azalma vardır. Bu ölçümlerdeki seviyeler ise, daha uzun yaşam süresi ve yaşla ilişkili hastalıkların riskinin azalması ile ilişkilidir. Üstelik kalori kısıtlanması uygulanan kişilerin yaşam kalitesinde, ruh halinde, cinsel işlevinde ve uykusunda herhangi bir olumsuz etkiye rastlanmadı.

Kalori kısıtlaması, kemik yoğunluğu, vücut kütlesi ve aerobik kapasitede (egzersiz sırasında vücudun oksijen kullanma yeteneği) azalmaya neden oldu. Ancak yapılan ek çalışmalarda, fiziksel aktiviteyle kalori kısıtlamasının beraber uygulanmasının; kemik, kas ve aerobik kapasite kaybına karşı koruyucu olduğu görüldü.

Bazı CALERIE katılımcılarında belirli dönemlerde anemi (vücutta oksijeni taşıyan kırmızı kan hücrelerinin sayısının azalması) tespit edildi. Sonuç olarak elde edilen bulgular, normal kiloda ve orta derecede obez olan insanlarda kalori kısıtlamasının güvenli olduğunu gösterir ve kişilerin klinik açıdan düzenli olarak takip edilmesi tavsiye edilir.

Düşük kalorili bir diyeti günlük yaşamda uygulamak pek de kolay değildir. Bu tür diyetler; vücuda gerekli mineralleri ya da vitaminleri içermesine rağmen, normal beslenmenin üçte ikisi kadar kalori içerir. Benzer etki; kişi bir gün boyunca hiçbir şey yemedikten sonra, ertesi gün normal beslenme planındaki kalorinin iki katı kadar kalori aldığında da elde edilebiliyor. Bu tür bir beslenme şekli çoğu kişi için zordur fakat bazı uzun yaşam araştırmacıları bu diyeti sürdürür.

Kalori kısıtlamasının, vücutta enerji depolanmasında önemli bir rolü olan insülin sinyal yollarını etkilediği düşünülüyor. Düşük kalorili yiyecekler verilen farelerdeki insülin seviyeleri, obez farelerdeki seviyelere kıyasla çok düşüktür ve insülin duyarlılıkları yüksektir. Normal bir beslenme planında, insülin duyarlılığı yaşla birlikte azalır. Bu azalma, yüksek kalorili beslenmede çok daha hızlı şekilde gerçekleşir. Düşmekte olan insülin düzeyleri, tip 2 diyabet hastalığının erken belirtilerinden biridir.

Kalori alımındaki azalmayla birlikte ortaya çıkan değişiklikler, sirtuin adı verilen bir grup sinyal molekülüne ait almacın aktifleşmesiyle başlar. Memelilerde SIRT1 olarak isimlendirilen bu almacın, vücudun her bölgesinde işlevi vardır. Yapılan bir çalışmada, kırmızı şarapta tespit edilen resveratrol adlı bir molekülün, kemirgenlerdeki SIRT1 miktarını arttırdığı keşfedildi. Yüksek kalorili gıdalarla beslenen farelere resveratrol verildiğinde sağlık durumlarının iyileştiği görüldü. Ayrıca bu fareler diğerlerine göre daha uzun yaşadı. Resveratrol, farelerin şişmanlamasına engel olmasa da, yüzde on beş oranında yaşam sürelerini arttırdı. Benzer uygulama insanlarda da denenecek olursa, kırmızı şarap içerek benzer etkileri sağlamak pek mümkün değil. Çünkü fare deneylerinde kullanılan resveratrol dozları, günlük 500 şişe şaraba denktir. Başka bir çalışmada da, resveratrol alan farelerin koşu bandında daha iyi performans gösterdikleri gözlemlendi. Fakat bu deneyde kullanılan dozlar da, günde üç bin şişe şaraba eşdeğerdir. Dolayısıyla bir insanın kırmızı şarap tüketerek, faydalı etki gösterecek miktarda resveratrol alması mümkün değil. Ancak bu çalışmalar, ileride insan sağlığı için resveratrol takviyelerinin kullanılıp kullanılamayacağı konusunda faydalı bilgiler veriyor. Bu tür takviyelerin etkili ve güvenli olup olmadığı ile ilgili ek araştırma sonuçlarına ihtiyaç vardır.

Kaynakça:

1) Sandra Aamodt, Sam Wang. Beyninize Hoş Geldiniz.
2) https://www.nia.nih.gov/health/calorie-restriction-and-fasting-diets-what-do-we-know

Yazar: Ayça Olcay

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :