Felsefe teorik bir disiplin olmasıyla beraber göreli bilgilerin olması da son derece dikkat çekmektedir. Bir çok filozof kavramları kendilerine göre açıklamakla beraber genel bir tanıma ulaşamamıştır. Buna karşın her bir görüş kendi içinde tutarlı ve sistemli olduğu sürece felsefede yerini almıştır.

İdea kavramı da felsefede sıkça karşılaştığımız fakat farklı yorumlanan bir kavramdır.

Platon’un İdea Görüşü

İdealizmin en önemli temsilcisi olan Platon’ a göre idea zihinde var olan bir evreni tasvir etmektedir. Platon’ a göre iki evren vardır ve gerçek evren idealar evrenidir. Bizler ise bu dünyada birer yansıma ve gölge olarak bulunmaktayız. Akıl ile algılanan idealar evreni gerçek evren duyularla algılanan nesneler evreni ise yanılgıyı gösterir. Bu iki evrende dünya yanılsama olarak kabul edilir. Platon bunu mağara örneğiyle daha somutlaştırır. Mağara örneğine göre elleri zincirlenmiş ve yüzleri duvara dönük olan köleler dışarıdan gelen ateşin ışığı ile mağara duvarındaki yansımaları gerçek dünya ve gerçek nesneler zanneder. Oysa günün birinde mağara dışına çıkıp gerçek masa, kedi ve köpeği gördüğünde duvarda kilerin birer yansıma olduğunu anlayacaktır. Bu dünya da tıpkı mağara duvarındaki gölgeler gibidir ve her şeyin aslı idealar evrenindedir.

Aristoteles’in İdea Görüşü

Platon’un öğrencisi olan Aristoteles ise gerçek ideanın bu dünyada bulunan maddelerin formları olduğunu savunmuştur. Aristoteles’in idea temellendirmesine göre ise madde form ilişkisinde dört ana unsu söz konusudur.
1. Maddi sebep: Maddenin asıl özünün ne olduğudur. Bir masanın maddesinin ağaç, bir heykelin maddesinin mermer olması gibi.
2. Formel Sebep: Biçimsel olanı ele alırken maddenin neye dönüştüğüdür. Kuş heykeli, yemek masası… gibi.
3. Ereksel sebep: Hangi amaca hizmet ettiğiyle ilgilenmiştir.
4. Estetik sebebi: Elde edilen maddenin güzellik algısına olan dayanağıdır.

Görüyoruz ki hem Platon hem de Aristoteles idea kavramının üzerine durmuşlar ve bilgi felsefesinin ve varlık felsefesinin temellerini idea üzerine kurmuşlardır. Platon idea kavramını tamamen soyutlaştırarak yalnızca akılla temellendirirken, Aristoteles gerçek evren olarak kabul ettiği bu dünyada ideaların maddelere içkin olduğunu belirterek somutlaştırmıştır. Felsefe tarihinde derin izler bırakan iki filozof da idea kavramı üzerinden varlığı açıklığa kavuşturarak felsefi sorulara da zemin hazırlamışlardır.

Yazar: Soner İnce

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here