İnternetin hayatımıza girmesiyle hepimizin hayatı radikal bir biçimde değişti. Eskiden yaptığımız günlük rutinlerimiz yerini bilgisayar ya telefon başında uzun saatler oturmalara bıraktı. Artık hayatımızdan bir an bile internetin çıkacağını düşünmek kabus gibi gelebiliyor hepimize. Peki bu günümüzün büyük çoğunluğunu alan ve bizim adeta elimiz ayağımız olan bu internetin çeşitli hastalıklara yol açabileceğini hiç düşünmüş müydünüz. İnsanlık olarak sadece 10-15 yıldır interneti çok etkin bir şekilde hayatımıza sokuyoruz. Bundan önce yapabildiğimiz çoğu işi artık bilgisayarlara ve internete devrettik. Günlük rutinlerinin bu denli bozulması insanlarda gerek fiziksel gerekse psikolojik sorunlara yol açtığı söylenebilir. Bir çoğumuzun etkilerini gördüğü internet sebepli hastalıklara ilaveten adını belki de ilk defa duyacağınız hastalıklar da mevcuttur. İşte internetin ve dolayısıyla bilgisayarın ve telefonun yol açabileceği 10 hastalık.

10. Göz Yorgunluğu

Gözlerimiz çok yoğun kullanıldığında gerginleşirler. Özellikle kalitesiz bilgisayar ekranları gözlerin daha hızlı yorulmasına sebep olabileceği gibi kaliteli de olsa ekranlara uzun süre dinlenmeden bakmak gözlerimizin yorulmasına yol açabilir. İnternetin dolaylı yoldan etkilediği bu rahatsızlığa bağlı olarak göz kuruluğu gibi birkaç rahatsızlık daha çıkabilir. Göz yorgunluğu dikkat edildiğinde semptomlarının kolaylıkla ortadan kalkabileceği bir rahatsızlıkken dikkat edilmeyen durumlarda geri dönüşümsüz sıkıntılara yol açabilir. Bu yüzden bilgisayarla ya da telefon ekranlarıyla uzun süre haşır neşir olan kişilerin aralarda 10-15şer dakika gözlerini dinlendirmeleri gerekmektedir. Daha da kullanışlı ve hızlı bir çözüm ise sık sık 5-10 saniye boş bir duvara bakarak gözleri dinlendirmek olacaktır. Bu gibi hızlı ve dinlendirici yöntemleri uygulayarak internetin yol açtığı göz yorgunluğunun üstesinden gelebiliriz.

9. Sağlık Kaygısı

Hepimiz bir yerimiz ağrıdığında veya hastalandığımızda kendi teşhisimizi koymak istediğimiz için internetten araştırma yaparız. Peki ya internetteki bilgilerin kaçı doğru kaçı yanlış nasıl bilebiliriz. Bir çok insan internetteki genel yazıları okuyup kendine çeşitli hastalıklar bulmakta. Başınız ağrıdığında kanserden öleceksiniz gibi sonuçları çıkartan internet sitelerine güvenmemek en iyisi. Fakat internetten yaptığı araştırmalara çok güvenen hatta hastanede önemli bir şeyi olmadığı söylenmesine rağmen inanmayan insanlar çeşitli kaygılara girebiliyor. Günlük yaşadığımız kaygılardan farklı olarak bu gibi kaygılar çok daha aşırılara kaçabiliyor. Unutmayın sağlık siteleri bir doktor tarafından yazılmış dahi olsa sizi tam olarak muayene etmeden kesin sonuç verebilecek yerler değildir. Tabii ki sağlıkla ilgili basit bilgileri ya da probleminizle ilgili doktoru araştırabilirsiniz. Ama nihai yargıları her zaman sizi muayene eden ve testler yaptıran doktorlara bırakmamız gerekmektedir.

8. Baş Ağrısı

İnternet kullanımı ile ilişkili üç tür baş ağrısı türü vardır:

Gerilmeye Bağlı Baş ağrısı – ‘Gerilmeye Bağlı Baş Ağrısı’ terimi aslında eksik bir terimdir. Bu baş ağrısı stres benzeri nedenler yüzünden değil, boynunuza veya gözlerinize yorulmaya ya da duruş bozukluklarına bağlı nedenlerden dolayı oluşan zorlanmalara bağlı olarak oluşur. Genellikle anlık hatalı duruşlardan ya da uzun süreli göz yorgunluğuna bağlı olan bu ağrılar 30 dakikadan bir haftaya kadar sürebilir.

Kronik Günlük Baş Ağrısı – Bir ay içinde günün yarısından fazlası için baş ağrınız varsa bunlardan muzdaripsiniz ve bu ağrının nedeninin yoğun bilgisayar ve telefon kullanımı olma ihtimali çok yüksek..

Stres Kaynaklı Baş Ağrısı – Anlık stresler çok baş ağrısını etkilemiyormuş gibi gözükse de bilgisayarla iş yapan kişilerin zaman mekan kavramı karışmasına bağlı olarak vücutları genelde stres halindedir. Hele bir de çevrenizde olan ufak tefek sorunlardan kaçmak için internet ile uğraşıp uzaklaşmayı seçiyorsanız ve internette çok zaman harcıyorsanız, beyniniz bir yerden sonra size dur deyip ağrıyabilir. Aslında mantığı çok belli olan bir durum dinlendirmeden sürekli stres altında kalan bir bedenin baş ağrısı ile size bir sinyal vermesi çok doğaldır. Buna bir de kullandığınız cihazın ağır işlem yapma hızını da katarsanız anlık yaşadığınız streslerin şiddeti çok daha büyük olacaktır.

7. Bel Ağrısı

Bilgisayar ya da telefon başında dururken ergonomimizi düşünmememiz şiddetli bel ağrılarına neden olabilir. Özellikle kilo, sigara içme ve egzersiz yapmama durumlarında bel ağrılarının şiddeti artar. Çok uzun saatler sandalye başında durup hareket etmeme de bel ağrılarının en büyük nedenlerindendir. Bilgisayar başında geçirdiğimiz saatler duruşumuza dikkat etmemiz gerekmektedir. Aksi taktirde belimize çok yüklenmemize neden olabiliriz. Bu yüklenmeler de belimizde kalıcı ya da geçici sıkıntılara yol açabilir. Boyun ve bel doğrultumuzu bilgisayar başında dikleştirmezsek anlık ya da kronik ağrılar hep kapımızı çalacaktır.

6. Damar Rahatsızlıkları

Özellikle çok uçak seyahati yapıyorsanız ayak ve bacak damarlarınızdaki sıkıntıyı farkedebilirsiniz. Uzun süre ayaklarınızın dik bir şekilde sarkıtılması sonucunda bacaklar kasılır ve kan akışı yavaşlar böyle durumlar bacaklarınızda ödem toplamasına ve çeşitli damar sorunlarına yol açabilir. Buradaki anahtar kelimeler hareketsizlik ve susuzluk. Bilgisayar karşısında zamanın ne kadar hızlı geçtiğini farketmediğimizden uzun saatler otururuz. Bu uzun oturuşlar da eklemlerimizi daha az hareket ettirmemize yol açar. Uzun süre hareket etmeyen bacaklarımıza hiç aldırmadan internette ya dolanırız ya da işlerimiz hallederiz. Ama ayaklarımızı hareket ettirmemiz için kısa kısa aralar verip ayağa kalkmak biraz hareket etmek gerekmektedir. Aksi taktirde bacaklarımıza çok fazla baskı uygulanmaktadır. Diğer bir sıkıntı da bilgisayar başında zamanın geçişini farkedememekten kaynaklı susuz kalma. Susuz kalma damarlarımızı çok yorar. İnsanlar bilgisayarın başında zamanı ve mekanı unuttuklarından internette dolanırken vücutlarının su içme ihtiyacını duyamayabilirler. Bu gibi durumlar yine damarlarımızı zorladığından bacak ödemleri gibi sonuçlar doğurabilir. Kısaca çalıştığınız ortamda elinizin altına bir şişe su koymak ve ara ara eklemlerinizi harekete geçirmek için ufak yürüyüşler yapmamız sağlığımız için gereklidir.

5. Munchausen Sendromu

İnternet, insanların sorunlarını paylaşabilecekleri, tavsiyelerde bulunabilecekleri ve birbirlerine sempati duyabilecekleri sonsuz sohbet odaları, çevrimiçi destek grupları ve sosyal paylaşım siteleri sunmaktadır. İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte dikkat çekmeye çalışmak için insanların neler yapabileceklerini bilseniz şok olursunuz. Modern hayatın yeni para birimi olan gönderilerin beğenilmesi için insanlar ne farklı durumlara girebilir ki diye düşünebilirsiniz. Munchausen sendromu rahatsızlığı insanların online ortamda dikkat çekebilmek için kendilerini acındırması halidir. Bir çok insan internette kendini tecavüz mağduru, ciddi hastalık kurbanı ya da saldırıya uğramış olarak gösterebilir. İnternetin varlığı ile hayatımıza giren bu sendroma sahip kişiler kendilerini hiç olmadıkları gibi gösterip gönderilerini gören herkesin onları konuşmasından haz alıyorlarmış. Psikiyatrik bir durum olan Munchausen sendromunun tedavisi mümkündür. Psikiyatri uzmanlarına göre bu insanlar kendilerinin hasta olarak bilinmesinden son derece haz duyuyorlar.

4. Facebook Depresyonu

Facebook ve diğer sosyal paylaşım siteleri özellikle kız çocuklarını kaygı ve depresyona yatkın hale getirebiliyor. Bu siteler kısa mesaj göndermenin ve e-posta yollamanın yanı sıra gençlerin online ortamda bir araya gelmelerine izin veriyor. Özellikle Facebook gibi internet siteleri de yaşanılan anıların unutulmamasına neden olabiliyor. Öncellikle ergenlik çağındaki kızların da yaşadıkları kötü bir anının sürekli gözlerinin önüne gelmesi onların psikolojisini kötü yönde etkileyebiliyor. Bu etkileme kişinin psikolojisine ve anıların etkilerine bağlı değişse de kişileri depresyona sürükleyebiliyor. İnternetin hayatımıza girmesiyle beraber hızla yaygınlaşan bu siteler psikolojisi çok sağlam olmayan kişileri çok hızlı maniple edebiliyor.

3. Öfke Problemleri

İnternet kaynaklı öfke problemlerinin gerçekten zararlı olmadığını, internetin gerçekten şiddeti arttırabileceğini ve öfkeyi tetikleyebileceğini düşünmüyor olabilirsiniz. Fakat bu konuda oldukça dikkatli olmakta fayda var. Yapılan bir araştırmaya göre aynı aileden farklı yaştan kişilere şiddet ve öfke ile ilgili sorular soruluyor. Araştırma sonucunda kişinin internetle ilgilenme saatinin artışına göre şiddetin arttığı gözlemleniyor. Ankete katılan 200 kişinin %68’inin diğerlerine kıyasla çok daha fazla stres ve öfke durumunda olduğu belirtiliyor. Özellikle internetin hayatımıza soktuğu stres yüzünden bu kişilerin günlük hayatta daha stres yanlısı olduğu belirtiliyor. İnternette genel bir gezinti yaparken bir Youtube videosunun ya da bir web sitesinin altındaki yorumları hiç okudunuz mu. Özellikle popüler paylaşımların altında ne kadar fazla şiddet eğilimli yorum olduğunu fark edeceksiniz. Bu şiddetin en kötü yanı şiddetin bulaşıcı olmasıdır. Birinin yazdığı öfkeli yorum başkasını kızdırabilir. Bu bir öfke zinciri halinde büyüyüyerek bir noktada patlamaya neden olabilir. Böyle durumlar için uzmanların en büyük tavsiyesi online ortamda kendilerine yapılan yorumları pek ciddiye almaması yönünde oluyor. Ne kadar sert eleştirilseniz de öfkelendirecek yorumları ciddiye almaktan kaçınmalısınız. 2005’te Yahoo sohbet uygulaması üzerinden yapılan bir konuşmada bir adam başka bir adamla tartışmaya girdikten sonra diğerine ulaşmak için biri kilometrelerce yol katedip adamı kazma sapıyla dövmüştür. Bu örnek de internetin yol açtığı öfkenin ne boyutlara çıkabileceğinin en büyük göstergesidir.

2. Parmak ve Bilek Eklemlerinde Ağrılar

Bilgisayar ya da telefon kullanırken sürekli parmaklarımızı ve kol bileğimizi kullanırız. Ergonomik açıdan sıkıntılı bir pozisyonda bulunmak bu eklemleri zorlayabilir. Özellikle dokunmatik ekranlara bir şey yazarken ya da mouse kullanırken bileğimiz ve parmaklarımız çok kötü pozisyonlarda kalmak zorunda kalabilir. Böyle durumlar eklemlere çok yüksek bir yüklenmeye yol açabilir. Bu yüklenmeler başlangıçta düşük seyreden ama giderek artan şiddetlerde ağrılara yol açabilir. Bu gibi bilek problemleriyle sinirlerini zedeleyip amelliyatlık olanların örnekleri çok fazladır. Buna ilaveten bu bilek operasyonları her zaman bileği eski fonksiyonel haline getirmeyebiliyor. Bu yüzden gerek bilgisayar gerek telefon gerekse tablet kullanırken parmaklarımızın ve bileğimizin açılarına dikkat etmemiz sağlığımız açısından son derece önemlidir.

1. İnternet Bağımlılığı

Tahmin edebileceğiniz gibi internetin yol açtığı en büyük problem internet bağımlılığıdır. Aslında bakarsanız hepimiz sorduğumuzda ben bağımlısı değilim deriz ama internetsiz 1 saat bile geçiremeyen çok fazla insan vardır. Biz hiç farkına varmasak bile internet bağımlılığı ölümcül durumlara yol açabilmektedir. İşte bu yüzdendir ki listemizin en baş sırasında yer almaktadır. İnsanlar doğası gereği bir şeyleri bağımlılık haline getirmeye çok yatkınlardır. Son derece renkli bir dünya olarak karşımıza sunulan internet aleminin bir sürü bağımlısı olması çok da şaşılacak bir durum değildir. İnternette Facebook, Instagram gibi sosyal ağların bağımlısı olunabileceği gibi oyun bağımlılarının sayısı da hiç de az değildir. Amerika’da büyük hastanelerde internetle bağımlılığı tedavi için özel merkezler açılmıştır. Bu aslında son derece ciddiyetle ele alınması gereken bir durumdur. Peki siz internet bağımlısı olup olmadığınızı hiç düşündünüz mü? İnternet bağımlısı olup olmadığınızı anlayabilmeniz için aşağıdaki sorulara içtenlikle cevap vermeniz gerekmektedir.

İnternet kullanımınızı sınırlayabiliyor musunuz?
Boş zamanların çoğunu internette mi geçiriyorsunuz?
Çevrimiçi olduğunuzda zaman çevreyle olan bağınızı kaybediyor musunuz?
İnternette geçen vaktinizi arttırmak için çok mu çabalıyorsunuz?
İnternetin başındayken kişisel ihtiyaçlarınızı aksatıyor musunuz?
Birinin internetinizi kesmesine tepkiniz ne oluyor? (Öfke, özlem, huzursuzluk, huysuzluk, sinirlilik, depresyon)
Problemlerinizde kaçmak için bilgisayarınızı kullanıyor musunuz?
Bilgisayar kullanımınız hakkında başkalarına yalan söylüyor musunuz?
Gerçek dünyada sosyal olarak izole misin?
İnternetten kopup gerçek hayata geçtiğinizde adaptasyonda sorunlar yaşıyor musunuz?

  • Not : Bu soruların birçoğuna evet cevabı verdiyseniz, lütfen İnternet Bağımlılığı için profesyonel yardım arayın.

    Kaynakça:
    www.toptenz.net

Yazar:Efe Cuma Yavuzsoy

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here