Tabiat, her yeni gün karmaşık dünyasının keşfedilmesini bekler. Tabiatta yer alan her varlık muazzam bir sistem içinde ve muhteşem bir işleyişle kendini yenileyerek ya da körelerek uyum yeteneğimizi arttırır. Bu uyum hayatın daha kolay ve pürüzsüz işleyişi için son derece hayatidir. “Jacobson organı” bir duyu sistemi olarak tabiatın canlılara sunduğu en sosfistike organlardan biridir. Isı ve koku verisini muazzam bir hızla işleyerek mesafe tayini sağlayan bu duyu organı, ilk olarak 1813 senesinde Hollandalı zooloji anatomisti Frederik Ruysch tarafından keşfedilmiştir. Bu organın literatüre tam ve ayrıntılı olarak girişi ise Danimarkalı bilim adamı Ludwig Jacobson tarafından olmuştur. Jacobson 1809 senesinden itibaren konu üzerinde yaptığı çalışmalarla organın işlev ve konumunu karşılaştırmalı bir şekilde akademik dünyanın dikkatine sunmuştur.

Jacobson Organı Ne İşe Yarar ve Hangi Hayvanlarda Bulunur ?

Canlıların avlarını ve çiftleşme zamanlarında eşlerini bulmaları her tür için farklı yollarla olsa da birtakım ortak duyu sistemleri olduğu bilinmektedir. Uzun evrim sürecinde bazı canlılar avlarını ya da eşlerini bulmak , avcılardan kurtulmak için sahip oldukları uyarı ve tespit sistemlerini korumuş bazıları ise bunların birçoğunu çeşitli nedenlerle kaybetmiştir. Jacobson organı, cinsel birleşme için içgüdülerin tetiklendiği zamanlarda modern bir navigasyon sisteminin yerini alır. Memelilerde burnun hemen altında yer alan ve vomeronsal sinirler olarak ifade edilen doku olan bu organ bir radar anteni gibi çalışır. Feramon ismi verilen koku molekülleri canlılar için adeta anlık bilgi profili taşıyan araç plakası gibidirler. Her canlı sık sık etrafına feramonlar yaymak suretiyle o an bulunduğu duruma ve konuma dair bilgi taşır. İnsanlarda büyük oranda zayıflamış olmakla birlikte koku duyusu hala en kuvvetli bilgi kaynaklarımızdandır. İşte Jacobson organı koku ve sıcakkanlı canlıların yaydıkları ısı verilerini birleştirerek ortaya fevkalade kuvvetli bilgi kartı çıkaran gelişmiş bir duyu sistemidir. Memeli hayvanların çoğunda bulunan bu organ günümüzde aktif ve fonksiyonel olarak özellikle yılanlarda bulunmaktadır. Yılanlar çatallı dillerini sık sık dışarı çıkarıp sallayarak havada bulunan koku moleküllerini toplar. Topladıkları bu verileri damaklarında bulunan Jacobson organına temas ettirerek/sürterek koku moleküllerinden konum ve ısı bilgisini tespit ederler. Jacobson organı aldığı koku feramonlarını hızlıca beyindeki analiz ederek av veya eşlerinin lokasyon ve ısı bilgilerini elde ederler. Yılanların sık sık dillerini dışarı çıkararak sallamaları anlık olarak tarama yaparak uyarı veren radar kontrolü gibidir. Yılanlardaki bu Jacobson organı, yılanın başının her iki yanında bulunan mercimek büyüklüğündeki odacıklar vasıtasıyla beyne veri gönderir. Jacobson organı aktif olarak yılanlarda bulunmakla birlikte fil, fare, kertenkele, keçi, domuz, köpek gibi hayvanlarda da değişen oranlarda aktiflik gösterir. Nitekim bu hayvanların sık sık dillerini dışarı çıkarmaları bu organın kullanım sıklığını gösterir.

Jacobson Organı İnsanlarda Var mı ?

Binlerce senelik değişim sürecinden geçen insanlık, diğer canlılardan farklı olarak birçok organsal özelliğini kaybetmiş veya yeni birtakım yetiler kazanmıştır.İnsanın avcı toplaycı yaşam tarzından yerleşik yaşam tarzına geçmesi onun fizyolojik evriminde radikal dönüşümleri başlatan en büyük adı olmuştur.Avcı toplaycı bir hayat süren atalarımız, tek veya küçük gruplar halinde yaşadığı için çiftleşmek için veya vahşi avcılara yem olmamak, hayatta kalabilmek için av bulmak adına zorunlu olarak kuvvetli bir duyu ve uyarı sistemine sahip olmalıydı. İşte ilk atalarımızda bu yaşam şekline bağlı zamanlarda aktif olan Jacobson organı bugün körelmiş bulunmaktadır.
Yerleşik yaşam ve yoğun sosyal ortam, insanlar için çiftleşmek; yemek bulmak amacıyla sahip olunması gereken duyu sistemlerini gitgide daha gereksiz kılmıştır.Jacobson oraganı damağımızda bir posta pulu büyüklüğüyle halen mevcuttur ancak atıl bir organ olarak yılanlardaki gibi faal değildir. Kimi bilim insanları İnsanlarda yer alan ve köreldiği iddia edilen bu organın”altıncı his” olarak ifade edilen hissin kaynağı olduğunu iddia etmektedir.Bir zamanlar insanlar için en temel hayatta kalma ve üremek için eş bulma gibi hayati niteliği olan bu organ insanın ileri bilişsel yetenekleri sayesinde günümüzde teknolojik cihazlarla hayatımıza dahil olmuş bulunmaktadır. Navigasyon ve GPS teknolojileri,üretim ilişkilerini hızlandırarak insanın yemek için ihtiyaç duyduğu ürünlerin varlığını arttırmış, düşmanlarını bulmasına imkan tanımış ve sosyal medya/arkadaşlık uygulamaları da bu teknolojilerden yararlanarak eş bulmayı bir tıkla yapılan basit bir eyleme dönüştürmüştür.

Kaynakça:
https://evrimagaci.org/jacobson-organi-5953
https://www.britannica.com/science/Jacobsons-organ
https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S187972961100010X

Yazar: Erdal Uğur

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here