Populasyon Büyüklüğü ve Yoğunluğunun Belirlenmesi

Popülasyon parametrelerinin ölçülmesi her zaman basit olmayıp, farklı yöntemler çok değişken sonuçlar verebilir. Çalışılan alanda, toplam sayımları yapmak, sayılacak organizmalar büyük ya da belirgin olduğunda ve aşırı bol olmadıklarında iyi sonuç verir. Sınırlı sayıdaki küçük örnekleme alanlarını (kuadratları) saymak ve daha sonra bunlardan tüm çalışma alanı için sayıyı ve yoğunluğu hesaplamak, diğer bir seçenektir. Populasyon yoğunluğunu belirlerken büyük hatalardan sakınmak için, örnek alanların mümkün olduğunca tüm çalışma alanını temsil etmesi gerekir.
Populasyon büyüklüğünün tahmininde kullanılan diğer bir yöntem, işaretleme ve tekrar yakalama tekniğidir. Burada, sınırlı sayıda birey rastgele yakalanır (örneğin 20 diyelim); bir etiket, boya ya da uygun aletlerle işaretlenerek aynı populasyon içine tekrar salınır. Bir zaman sonra, populasyondan rastgele ikinci grup hayvan yakalanır ve işaretli bireylerin yüzdesi belirlenir; eğer bu gruptaki hayvanların %10’u işaretli ise, araştırıcı, orjinal 20 işaretli bireyin çalışma alanındaki populasyonun %10’unu temsil ettiği sonucuna ve buna bağlı olarak toplam populasyonun yaklaşık 200 olduğu sonucuna varabilir.

Alan Yaratma

Herhangi bir alandaki, bir populasyonun bireyleri, düzenli bir dağılımdan, rastgele dağılıma ya da bireylerin gruplar ya da kümeler halinde bulunduğu bir dağılıma uzanan bir spektrum boyunca çeşitli dağılım biçimleri gösterirler. Düzenli dağılım, yaygın değildir. Çevresel koşulların alanın her yerinde çok düzenli olduğu ve ayrıca, bireyler arasında yoğun rekabet ya da antagonizmin olduğu yerlerde görülür. Örneğin, kreozot çalıları genelde bir çölde hemen hemen düzenli bir dağılım gösterir; çünkü, her bir çalı kökü, çalı tabanındaki dairesel bir zonda, fidelerin çimlenmesini önleyen toksik maddeler salar. Birçok hayvan türü de, yaşam alanlarına sınırlar koyup onları savunarak, hemen hemen düzenli bir dağılım yaratabilir.
Tesadüfe bağlı (rastgele) dağılım da nisbeten nadir görülür. Çevre koşullarını n tek düze olduğu, bireyler arasında yoğun rekabet ya da antogonizmin olmadığı ve bunun ötesinde bireylerde biraraya toplanma eğiliminin olmadığı durumlarda raslanır. Bu üç koşulun aynı anda biraraya gelme şansı zayıf olduğundan, ekologlar, genelde, kullanabilecekleri örnekleme yöntemlerini ve istatistiksel testleri zorlaştıran rastgele olmayan dağılımla çalışırlar. Bununla birlikte, rastgele dağılımlar, düzenli ya da küme biçimde dağılım sapmalarının ölçülebildiği, yararlı bir referans noktası sağlarlar.
Küme oluşturma ya da biraraya toplanma, doğada hem bitkiler hem de hayvanlar için, aşağıdaki nedenlerden ötürü en sık rastlanan yayılış şeklidir.
1. Çevre koşulları, nisbeten küçük bir alanda bile tek düze değildir. Toprakta, topoğrafyada, diğer türlerin dağılımında, sıcaklık ve ışık gibi mikroklimatik faktörlerdeki değişiklikler, alan içinde önemli habitat farklılıkları oluşturabilirler. Organizmaların bu koşulların en uygun olduğu noktalarda bulunma eğiliminde olacakları açıktır.
2. Üreme şekilleri sıklıkla kümeleşmeyi uygun hale getirin Bu, özellikle vejetatif olarak eşeysiz üreyen bitkilerde ve gençleri ebeveynlerin yanında kalan hayvanlar için geçerlidir.
3. Hayvanlar genelde, serbest gruplarda ya da çeşitli hayvan sürüleri gibi daha organize kolonilerde aktif toplanmaya yönelik davranış şekilleri sergilerler.
Kümeli bir dağılım, besleyiciler, besin, alan ya da ışık için rekabeti arttırabilir; ancak bu zararlı etki yararlı bazı sonuçlarla bastırılır. Örneğin, Great Plain’de bir çalılıkta birarada yetişen ağaçlar, besleyiciler ve ışık için, geniş yayılım göstermiş oldukları durumdan daha yoğun bir şekilde rekabet edebilirler; ama, birbirlerini koruduklarından kuvvetli rüzgarlara daha iyi direnirler. İzole olmuş tek bir ağaca kıyasla, kütlesine göre daha küçük bir yüzey alanına sahip olan küme, kendine uygun mikro iklimini yaratabilir. Örneğin, bir ağaç kümesinde, gölgeleme ve rüzgardan korunma, aşırı sıcaklıklara karşı izolasyona yardım eder, topraktan buharlaşmayı azaltır, düşen yaprakların tutulması artar ve dipde bir yaprak tabakası oluşumuna yardım ederek toprağı zenginleştirir. Ayrıca, ağaçlar, çevredeki fidanlar için gerekli koruyuculuğu sağlar ve böylece küme, düzenli bir şekilde genişler. Hayvan gruplaşmaları da genelde, özellikle soğuk havada önemli bir etken olan, aralarındaki sıcaklık değişim oranını azaltır. Örnek olarak, bal arıları, binlerce bireyden oluşan, kendini ısıtan gruplar olarak kışlayıp, erken ilkbaharda diğer polen toplayıcılar aktif olmadan önce, etkili bir besin arayışına başlayabilirler. Hayvan grupları, besin bulmada ve predatör saldırılarına karşı koymada, izole hayvanlardan daha avantajlı olabilir.

Kaynakça:
https://www.sciencedirect.com

Yazar: Taner Tunç

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here