Sindirim Sisteminde Bulunan Mikroorganizmaların Serotonin Üretimine ve Depresyona Etkisi(Gut Brain)

Serotonin hormonu beyinde salgılanan ve salgılandığında insanda mutluluk, canlılık ve zindelik hissi uyandırır. Eksikliğinde ise depresif yorgun bir ruh hali ve bilişsel kapasitede azalma görülmektedir. Serotonin beyinde salgılandığı gibi aynı zamanda mide-bağırsak sistemimizde de salgılanmaktadır. Bu durumda sindirim sistemimizin ruhsal durumumuzu ve bilişsel yeteneklerimiz üzerinde önemli bir etkisi olduğunu da kanıtlamaktadır.
Yapılan bir bilimsel çalışmada, sindirim sistemimizde bulunan bakterilerin serotonin sentezinde ve serotonin miktarının düzenlenmesinde önemli bir rolü olduğunu ortaya koymaktadır (Yano et. Al., 2015). Bu çalışmada farelerden alınan spor oluşturan bakteriler ve insanların bağırsak mikroflorasından alınan enterokromafin hücrelerin serotonin sentezini arttırdığını belirlemişlerdir.
Vücudumuzda bulunan serotonin bileşeninin %90’ dan fazlası sindirim sisteminde üretilmektedir. Serotonin üretim dengesinin bozulması durumunda vücutta hassas bağırsak sendromu, kalp hastalıkları, osteoporoz, depresyon gibi pek çok hastalık ortaya çıkmaktadır. Serotonin üretimini kontrol eden moleküler mekanizma hala tam anlamıyla anlaşılmış olmamakla birlikte, mide-bağırsak sistemimizde bulunan mikroorganizmaların serotonin üretiminde çok önemli etkilerinin bulunduğu yapılan pek çok bilimsel çalışma ile kanıtlanmıştır. Ayrıca sindirim sistemimizde bulunan ve probiyotikler olarak adlandırılan bu yararlı bakterilerin kalp ve damar sağlığı, sindirim sisteminin düzenlenmesi vb gibi pek çok yararının yanı sıra depresyon, anksiyete, dikkat dağınıklığı gibi pek çok problemde pozitif etkilerinin olduğu çalışmalarla kanıtlanmıştır. Probiyotiklerin bu özelliklerinin keşfedilmesi ve üzerinde çalışılması son 12 yıla dayanmaktadır. Henüz çok yeni olan bu alanda her gecen gün farklı çalışmalar yapılarak probiyotiklerin bu etki mekanizmaları çözümlenmeye çalışılmaktadır. Ancak insanlarda yapılan uzun dönemli probiyotik desteği ile beslenme sonucunda kan, idrar ve diski örnekleri alınmış ve serotonin, dopamin bilişsel yeteneğin arttırılmasında rol oynayan noro aktif bileşenler test edilmiş ve probiyotik kullanımı sonrasında bu maddelerin miktarının önemli ölçüde arttığı gözlenmiştir. Ayrıca aynı şekilde probiyotik destekli beslenme sonrası katılımcılara psikolojik testler uygulanmış ve bu testlerin sonunda katılımcıların konsantrasyon sürelerinin uzadığı, stres anksiyete gibi hislerinin önemli ölçüde azaldığı gözlenmiştir. Bu çalışmalar dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu olan, depresyon teşhisi konulan pek hasta için ilaçla tedavi yöntemi yerine probiyotik destekli bir beslenme programı uygulayarak iyileşme şanslarının olduğunu göstermektedir. Ancak bu alan henüz çok yeni olduğu için daha çok çalışma yaparak alınan verileri literatürdeki verilerle karşılaştırmak gerekiyor.

Kaynakça:
Yano, J.M., Yu, K., Donaldson, G.P., Shastri, G.G., Ann, P., Ma, L., Nagler, C.R., Ismagilov, R.F., Mazmanian, S.K., and Hsiao, E.Y. (2015). Indigenous bacteria from the gut microbiota regulate host serotonin biosynthesis. Cell 161, 264–276.<br />
<br />
Dinan T.G., Stanton C., John F. Cryan J.F. (2012) Psychobiotics: A Novel Class of Psychotropic. Biological Psychiatry, 74 720-726. doi:10.1016/j.biopsych.2013.05.001

Yazar: Buket Sağbasan

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :