Kriminolojik Psikoloji olarak da bilinen Suç Psikolojisi, suçluların istekleri, düşünceleri, niyetleri ve tepkileri ile suç davranışındaki tüm olguları ve olayları araştıran bilim dalıdır. Antropoloji’den de destek alan Suç Psikolojisi, bireyin suç işlemesinin nedeninin yanı sıra, suç işleme anında, suçu işledikten sonra ya da yargılanması sırasındaki tepkilerini derinlemesine inceler. Psikolojik ve sosyal faktörlerin beynimizin işleyişi üzerindeki karmaşık etkilerinin bütün davranışlarımızın kaynağı olması, psikologların üstesinden gelmesi gereken temel sorundur.

İlk kriminologlardan, ünlü İtalyan psikolog Cesare Lombroso (1835 – 1909), suçluları yaşlarına, cinsiyetlerine, fiziksel özelliklerine göre sınıflandırırken, eğitim durumlarını ve yaşadıkları kültürel ve coğrafi bölgeyi de bu sınıflandırmaya dahil etti. Araştırmalarını 383 İtalyan tutuklu üzerinde sürdüren Lombroso, benzer karakterleri karşılaştırırken, suç davranışlarının kaynaklarını çözümlemede çevresel etkilerin de önemini vurguladı. Kriminoloji, 1940’larda Walter C. Langer ve Lionel Haward’ın, 1950’lerde James A. Brussel’in çalışmalarıyla ve 1960’larda FBI’ın kurduğu Davranış Analizi akademisiyle büyük gelişme gösterdi.

“Kırık Camlar” (Broken Windows) kuramı, 1980’li yılların başında ortaya çıkan ve hem New York Belediyesi hem de Emniyet Müdürlüğü tarafından kullanılan bir “kentsel kriminoloji” teorisidir. Suçla mücadelede, kentlerin düzenli ve “bakımlı” olmasının, sivil katılımın teşvik edilmesine yardımcı olduğunu teorileştiren bir yaklaşımdır. Yani, bir kentte yaşayanların, o kentin düzenliliği ölçüsünde toplumsal yaşama uyumlu ve düzgün davranacaklarını ileri sürer. Temiz ve düzenli bir çevre, o bölgenin izlendiğini ve yasa dışı davranışlara izin verilmeyeceğini bildirir. Tersine, bakımsız bir çevre, terkedilmiş binalar, duvar yazıları, çöp yığınları bölgenin izlenmediği ve orada yaşayanların sorumsuz davrandıkları sinyalini vermektedir. Önemli olan kırık camlar değil, ilettikleri mesajdır.

Kırık camlar kuramı, Stanford Üniversitesi’nden psikolog Philip George Zimbardo’nun bir çalışmasına dayanmaktadır. Zimbardo, 1969 yılında ilginç bir sosyal deney gerçekleştirdi. İtalyan göçmen olmanın güçlükleriyle büyümüş olan ve sokaklardaki yaşamı iyi bilen Zimbardo, eski bir otomobili Bronx’ta ve diğer bir otomobili de Palo Alto’da park etti. Bronx’taki otomobil, akla gelebilecek bütün değerli parçalarının anında çalınmasıyla adeta demonte edildi. Palo Alto’daki diğer araca ise bir hafta boyunca dokunan olmadı. Zimbardo gidip otomobilin camlarını kendisi kırdıktan birkaç saat sonra, bu araç da diğeri gibi soyulup tamamen tahrip edildi.

Zimbardo, her iki durumda da, “vandal” ların çoğunluğunun iyi giyimli, temiz ve görünüşte saygın kişiler olduğunu gözlemledi. Örneğin, birinci otomobile ilk saldıran ve aküsünü çalanlar, anne baba ve küçük bir erkek çocuktan oluşan üç kişilik kendi halinde görünen bir aileydi.Terkedilmiş boş binaların ve hırsızlığın yaygın olduğu Bronx gibi bir mahallede, toplum umursamaz olduğu için, vandalizm çok daha hızlı gerçekleşmekteydi. Çaresizliğin yarattığı alışılmışlıklardan kaynaklanan apati, karşılıklı saygı ve ortak sorumluluk duygusu, davranışlarına özen gösterme zorunluluğu gibi toplumsal engelleri zayıflatan eylemleri besleyerek bir kısır döngü oluşturmaktaydı.

Bu hipotez, belediye hizmetlerini sağlayacak yeterli kaynakları bulunmayan, kaderine terkedilmiş Bronx gibi yoksul bir bölgede yaşayanların, Palo Alto gibi çok bakımlı bir bölgede yaşayanlara göre daha umursamaz, sorunlarına çözüm aramaktan vazgeçmiş, apatetik insanlardan meydana geldiği yönündeydi. Teori, 1982’de yayınladıkları “Kırık Camlar” başlıklı makalede, bir toplumdaki suç faaliyetlerinin, önce münferit küçük ihlaller olarak başladığını ve giderek ağır suçlara doğru evrildiğini, suçla baş etmenin en iyi yolunun, suça eğilimi destekleyici her türlü koşulun ortadan kaldırılması olduğunu belirten siyaset bilimci James Q. Wilson ve kriminolog George L. Kelling tarafından da desteklenerek geliştirildi.

Kelling, makalede konuyu iki örnekle açıklıyordu. Birinci örnekte, birkaç camı kırık bir binadan söz ediliyordu. Camlar bir süre tamir edilmeyince, görenler arasında birkaç pencerenin daha camlarını kırma eğilimi artmaktaydı. Hatta sonunda binaya girip işgal edenler veya yangın çıkaranlar da olabiliyordu. İkinci örnekte ise, bir köşesine küçük bir çöp torbası atılmış kaldırım vardı. Torbayı görenler, küçük torbanın yanına kendi küçük çöplerini bırakarak, kısa sürede kaldırımı hızla kaplayan büyük bir çöp yığını oluşturuyorlardı. Giderek çevredeki lokantaların atıkları da bu yığına katılıyordu.

1980’li yıllarda, suç faaliyetlerinde büyük bir artış yaşanan New York kentinde, belediye meclisi, kentin uluslararası ününü zedeleyen ve çığ gibi hızla büyüyen bu tehlikenin çözümü için kırık camlar kuramından yola çıkan ve işe önce metro sistemindeki tüm grafitileri temizleyerek başlayan bir düzenleme planını uygulamaya koydu. Plan,1990’lı ve 2000’li yıllarda da alenen içki içmek, kaldırıma işemek, park etmiş araçların boyasını çizmek gibi küçük suçlara gösterilen hoşgörünün azaltılmasıyla sürdürüldü.

Uygulamaların sonuçlarıyla ilgili pek çok çalışmada, suç faaliyetlerinde önemli düşüşler görüldüğü, kırık camlar teorisinin defalarca kanıtlandığı vurgulandı. Teorinin uygulamaları, New York’tan sonra, Boston, Albuquerque ve Lowell gibi başka kentlerde de örnek alındı. New York’taki suç faaliyetlerinde görülen düşüş kentin yatırımcılar için yeniden cazip hale gelmesini ve daha önce Bronx gibi bölgelerde yaşamaktan korkanların buralara ilgi duymasını sağladı. Ancak, diğer kentlerdeki uygulamalar, işlenen suçlarda aynı önemli oranlardaki düşüşü sağlayamadı. Teori üzerindeki tartışma ve araştırmalar sürmektedir.

Kaynakça:
– R.J. Sampson, S.W. Raudenbush, “Seeing Disorder: Neighborhood Stigma and the Social Construction of “Broken Windows”, Social Psychology Quarterly, 67 (4).
– Francis Pakes, Suzanne Pakes, “Criminal Psychology”, Routledge, (2012)
– Richard N. Kocsis, “Applied criminal psychology: a guide to forensic behavioral sciences”, Charles C Thomas Pub., (2009).

Yazar: Oben Güney Saraçoğlu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here