Vücutta En Çok ve En Az Bağımlılık Yapan Gıdalar Nelerdir?

İnsanların % 20’si, gıda bağımlılığı veya bağımlılık benzeri yeme davranışından muzdariptirler. Bu sayı obezite olan kişilerde daha da yüksektir. Gıda bağımlılığı, ilaç bağımlılarına ilaç bağımlısı olduğu gibi gıdaya bağımlı olmayı içermektedir. Yiyecek bağımlılığı olan kişiler, belirli gıdaların tüketimini isteseler de kontrol edemezler. Ancak, insanlar sadece herhangi bir yiyeceğe bağımlı değildir. Bazı gıdalar büyük olasılıkla diğerlerinden daha çok bağımlılığı getiren belirtilere sebeptir.

Boğaziçi Üniversitesindeki araştırmacılar 620 katılımcıda bağımlılık yapan gıda tüketimini incelediler. (Yale Gıda Bağımlılığı Ölçeğini referans olarak kullanmışlardır) Bu, gıda bağımlılığını değerlendirmek için en yaygın kullanılan araçtır. Tüm katılımcılar, işlenmiş ve işlenmemiş olan 35 yiyeceğin bir listesini aldı. 35 yiyeceğin her birini deneyimlemeye ne derece yatkın olduklarını, 1’den (bağımlılık yapıcı olmayanlardan) 7’ye (son derece bağımlılık) kadar derecelendirdiler. Bu çalışmada, katılımcıların % 7 ila 10’una tam yağlı gıda bağımlılığı tanısı kondu.

Dahası, katılımcıların % 92’sinin bazı yiyeceklere karşı bağımlılık benzeri yeme davranışları ortaya çıktı. Tekrar tekrar yemek yemeyi bırakma arzusu vardı, ancak yapamadılar. Bağımlılık olarak derecelendirilen gıdaların çoğu işlenmiş gıdalardı. Bu gıdalar genellikle şeker, yağ içeriyordu.

En Çok Bağımlılık Yapan Gıdalar; Pizza, Çikolata, Cips, Kurabiye, Dondurma, Patates kızartması, Hamburger, Meyveli Soda, Kek, Kızarmış tavuk, Patlamış mısır, Kahvaltılık tahıllar, Şekerleme ürünleri ve tatlandırıcılar.

En Az Bağımlılık Yapan Gıdalar; En az bağımlılık yapan gıdalar çoğunlukla, işlenmemiş gıdalar bütünüdür. Salatalık, Havuç, Fasulye, Elma, Kahverengi pirinç,
Brokoli, Muz, Somon, Mısır (tereyağı veya tuzsuz), Su, Kraker (katkısız), Tuzlu kraker, Tavuk göğsü, Yumurta, Fındık.

En az bağımlılık oluşturan besinlerin neredeyse tamamı, işlenmemiş gıdalardır.

Peki kişileri işlenmiş gıdalara bağımlı yapan şey nedir?

Bağımlılık benzeri yeme davranışı, yalnızca irade eksikliğinden çok daha fazlasını içermektedir. Bazı insanların tüketiminde kontrolü kaybetmesinin neden olduğu biyokimyasal nedenler vardır. Tekrar tekrar işlenmiş gıdalara, özellikle eklenen şeker (glukoz, fruktoz) ve yağ oranları kişileri bağımlı yapmaktadır.

İşlenmiş gıdalar genellikle şekerli ve tatlandırıcılı olacak şekilde üretilmiştir. Bu yüzden damakta güzel tad bırakırlar. Ayrıca yüksek miktarda kalori içerirler ve yüksek oranda kan şekeri dengesizliklerine neden olurlar. Bunlar, yemek isteklerine neden olabilecek bilinen faktörlerdir. Bununla birlikte, bağımlılık benzeri yeme davranışına en büyük katkıyı yapan beyindir. Beynin, yediğimiz zaman dopamin ve diğer iyi hissettirici kimyasalları yakıp gizleyen bir ödül merkezi vardır. Bu ödül merkezi, çoğumuzun neden “yemekten” hoşlandığını açıklamaya yetmektedir.

İhtiyacımız olan tüm enerji ve besinleri almak için yeterince yiyecek yediğimizden emin oluruz. İşlenmiş gıdalar işlenmemiş gıdalara kıyasla çok büyük miktarlarda iyi hissettirici kimyasallar açığa çıkarırlar. Bu beyinde çok daha güçlü bir “ödül” kavramı kazandırır. Beyin daha sonra bu aşırı ödüllendirici besinler için isteklere yol açarak daha fazla ödül peşinde koşar. Bu, bağımlılık benzeri yeme davranışı veya gıda bağımlılığı olarak adlandırılan kısır döngüye yol açmaktadır. İşlenmiş gıdalar kan şekeri dengesizliklerine ve isteklerine neden olabilir. Yiyecek bağımlılığı ve bağımlılık benzeri yeme davranışı, bazı yiyeceklerin tetiklenme olasılığının yüksek olduğu ciddi problemlerdir.

Günümüzde işlenmiş endüstriyel gıdalardaki tüketim oranıyla beslenmeden kaynaklı hasta artışlarındaki paralellik aynı oranda büyümektedir. Özellikle gençlerimize bilinçli tüketim ve beslenme adına seminerler düzenlenmeli ve farkındalık oluşturulmalıdır. Bu seminerler, ilkokul yaşlarından itibaren verilmeli ve sağlıklı bireylerin yetişmesine katkı sağlanmalıdır. Sağlığın en büyük hazine olduğu unutulmamalıdır. Nasıl ki zenginliğin çoğalmasına seviniliyorsa, en büyük hazinemiz olan Sağlığımıza da sürekli dikkat ederek O’nu çoğaltmalıyız. Unutmamalı ki Sağlık varsa Hayat vardır.

Yazar: Osman Uçar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :