Çipura Derisi Yanıkların Tedavisinde Nasıl Kullanılıyor?

Tilapia, halk arasındaki adıyla tatlı su çipurası, sıcak bölgelerde çok büyük miktarlarda yetiştirilen, yıllık üretimi iki milyon ton civarında olan, tadı beğenilen, çok çeşitli renklerde ve yassı bir balıktır. Afrika kökenlidir. 1940’lı yıllardan sonra Japonya, Hindistan, Endonezya, Avustralya, Avrupa, A.B.D. ve Güney Amerika ülkelerinde üretilmeye başlanmıştır. Sıcak suları (20°C-35°C arası) sevmekte, soğuk sularda (10°C-12°C arası) ölmeye başlamaktadır. Tatlı sularda olduğu gibi, tuzlu sularda yetiştirilen türleri de vardır. Bir bölümü otçul, diğerleri omnivordur. Eski Mısır’da yeniden doğuşun sembollerinden biri olarak kabul edilmekteydi.

Brezilya’nın kuzeydoğusunda bulunan tarihi Fortazela kentinde, yanık hastalarının sanki kıyıya vurmuş balıklar gibi görünmelerinin nedeni, hastaların balık derisiyle, özellikle de steril tilapi şeritleriyle kaplı olmalarıdır. Uzmanlar, yıllardır balıkların derisini ikinci ve üçüncü derece yanıklar için tedavi edici bir sargı olarak kullanmakta. Fikir, önemli bir ihtiyaçtan kaynaklanmıştı. Hayvan derileri, bazı gelişmiş ülkelerde yanıkların tedavisinde uzun süredir kullanılmaktaydı. Ancak Brezilya, ABD’de yaygın olarak kullanılan yapay alternatiflere sahip değildi.

Tilapi derisi ile yapılan klinik denemeleri yöneten plastik cerrahi ve yanık uzmanı Dr. Edmar Maciel’e göre, Brezilya’daki üç deri bankası, talebin sadece yüzde 1’ini karşılayabiliyordu. Sonuç olarak, Brezilya’daki hastaların tedavilerinde gazlı bez ve gümüş sülfadiazin kremi kullanılıyordu. San Diego’daki Kaliforniya Üniversitesi’nin yanık merkezinde, dünyadaki tüm merkezlerde de, standart müdahalelerde yer alan yanık kremlerinin içindeki gümüşün enfeksiyonları önlediği, ancak ölü dokuyu atmaya ya da yaranın iyileşmesine yardımcı olmadığı biliniyordu. Üstelik, uygulanan pansumanın her gün acı verici bir biçimde değiştirilmesi gerekiyordu. Fortaleza’daki José Frota Enstitüsü’ndeki yanık ünitesinde de hastalar sargıları açılırken ve yaraları yıkanırken acıyla kıvranıyordu.

Sonunda, uzmanlar Brezilya’da geniş çapta yetiştirilen ve şimdiye kadar derileri çöpe atılan tilapiyi devreye soktular. Gazlı bezlerin aksine, sterilize tilapi derisi yaranın üzerinde sürekli kalabiliyordu. Araştırma sürecinin ilk adımı balığın derisini analiz etmekti. Araştırmacılar, yaraların iyileşmesi için çok önemli olan, tip 1 ve tip 3 kollajen proteinlerinin tilapi derisinde çok yüksek miktarlarda bulunduğunu, bu miktarların insan derisinde ve diğer alternatif derilerde bulunandan daha fazla olduğunu gördüler. Ayrıca, tilapi derisindeki nem miktarı ve direnç, insan derisine oranla çok daha yüksekti.

Yüzeyel ikinci derece yanıklara sahip hastalarda, doktorlar tilapi derisini hasta iyileşene kadar uyguladıkları yerde bırakıyor. Derin ikinci derece yanık hastalarında ise, tilapi bandajları birkaç haftalık tedavilerde birkaç kez değiştirilebilmekte. Tilapi tedavisi iyileşme süresini kısaltmakta ve ağrı kesici ilaç kullanımının azaltılmasını sağlamakta. Tilapi derisi, yanık yarasının üzerine konulduktan bir süre sonra acıyı düşürmekte.

İlk tilapia derisinden bandajlar Ceará Federal Üniversitesi’ndeki bir grup araştırmacı tarafından hazırlandı. Laboratuvar teknisyenleri önce çeşitli sterilizasyon ajanlarını kullandılar. Daha sonra, derileri dondurmadan ve ambalajlamadan önce, virüslerin radyasyonla temizlenmesi için São Paulo’ya gönderdiler. Bu işlemlerden geçirilen tilapia derileri iki yıla kadar kullanım süresine sahipler.

Brezilya’da, klinik araştırmalara ek olarak, araştırmacılar şu anda insan, tilapia ve kurbağa derilerinin terkibini karşılaştıran histolojik çalışmaları sürdürüyor. Ayrıca, tilapia derisi ve geleneksel yanık tedavilerinin masraflarının karşılaştırılması da devam ediyor. Klinik araştırmalarda başarıya ulaşılırsa, bir kuruluşun endüstriyel ölçekte derileri işleyip halk sağlığı sistemine aktarması bekleniyor.

Kaynakça:
-Nadia Sussman,”Can tilapia skin be used to bandage burns?”, Stat in the lab, (2017).
-Frank A. Chapman,”Culture of Hybrid Tilapia: A Reference Profile”, University of Florida, Institute of Food and Agricultural Sciences, Circular 1051.
-S. De Silva, R. P.Subasinghe, D. M. Bartley, A. Lowther, “Tilapias as Alien Aquatics in Asia and the Pacific: A Review”, FAO Fisheries Technical Paper – No.453, (2004).

Yazar: Oben Güney Saraçoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :